daha ile cümle

daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sınıfta hiçbir çocuk Bill'den daha uzun değildir.No boy in the class is taller than Bill.
Kuniko hayatında daha önce hiç bu kadar çok içmedi.Kuniko has never drunk so much before in her life.
O, bugün dünden çok daha iyidir.She's much better today than yesterday.
Kim benden dört yıl daha yaşlıdır.Kim is older than I am by four years.
Zavallı adam karısını bir daha asla görmeyecekti.The poor man was never to see his wife again.
Keşke kendime daha iyi baksaydım.I wish I had taken better care of myself.
Kanada, Japonya'dan daha büyüktür.Canada is larger than Japan.
Kanada'nın alanı Amerika birleşik Devletleri'nkinden daha büyüktür.The area of Canada is greater than that of the United States.
Kanada'nın iklimi Japonya'nınkinden daha soğuktur.The climate of Canada is cooler than that of Japan.
Bir zamanlar Japonya'da altın gümüşten daha az değerliydi.Once gold was less valuable than silver in Japan.
Keşke seninle konuşmak için daha fazla zamanım olsa.I wish I had more time to talk with you.
Annem daha fazla sebze yemem gerektiğinde ısrar ediyor.Mother insists that I should eat more vegetables.
Hastanedeki annen nedeniyle daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.With your mother in the hospital, you'll have to work harder.
Yanıtın çok takdir ediliyor ve bizim daha etkili biçimde hazırlanmamıza olanak sağlayacak.Your response is greatly appreciated and will enable us to prepare more efficiently.
Kim daha iyi araba sürer, baban mı yoksa annen mi?Who drives better, your father or your mother?
Biraz daha çay alır mısın?Will you have some more tea?
Biraz daha çay almaz mısınız?Won't you have some more tea?
Bana biraz daha çay verin.Give me some more tea.
Biraz daha çay ister misin?Would you like some more tea?
Bir bardak çay daha ister misin?Would you like another cup of tea?
Bir fincan daha çay ister misin?Would you care for another cup of tea?
Eğer demliğe biraz daha çay yaprakları koyarsan, çayın tadı daha iyi olacaktır.If you put more tea leaves into the pot, the tea will taste better.
Ben onu daha iyi yapabileceğini biliyorum.I know you can make it better.
Israr edersen, bir tane daha içeceğim.If you insist, I'll have another drink.
Keşke yanımda biraz daha param olsa.I wish I had more money with me.
Portakallar limonlardan daha tatlıdır.Oranges are sweeter than lemons.
Onu daha önce bitirdin mi?Have you finished it already?
Avustralya Güney Amerika'dan daha küçüktür.Australia is smaller than South America.
Hiç kimse Emily'den daha güzel elmalı turta pişirmez.No one bakes a finer apple pie than Emily.
Everest dağı dünyadaki herhangi bir diğer dağdan daha yüksektir.Mt. Everest is higher than any other mountain in the world.
Edgar Degas birçok ressamlardan daha şanslı idi.Edgar Degas was luckier than many painters.
Mısır'da Japonya'dakinden daha az yağış var.They have less rain in Egypt than in Japan.
Oğlum benden daha uzun.My son is taller than me.
Bir tavşanın kulakları bir tilkininkinden daha uzundur.The ears of a rabbit are longer than those of a fox.
İnkalar, Avrupalılardan daha sık banyo oldular.The Inca took baths more often than Europeans.
Elektrikli ev aletleri ev işini daha kolay yaptı.Electrical appliances have made housework easier.
Daha fazla istemiyorum, teşekkür ederim. Ben tokum.No more, thank you. I'm full.
Ben her zamankinden daha geç vardım.I arrived later than usual.
Mary daima yiyebileceğinden daha fazla yemek getirdi.Mary invariably brought more food than she could eat.
Bir çift sandalye daha getir.Bring a couple more chairs.
İngiltere'nin iklimi İskoçya'nınkinden daha yumuşaktır.The climate of England is milder than that of Scotland.
İyi notlar almak için benden daha çok çalıştı.He tried harder to get good marks than I did.
Hiçbir şey ondan daha kötü olamaz.Nothing can be worse than that.
O, daha önce çalıştığım mağazadır.That is the shop where I used to work.
Bir araştırmaya göre, büyük kadınlar ikizleri olmaya daha yatkındır.According to a study, big women are more prone to have twins.
Alpine kayağını Nordic kayağından daha çok seviyorum.I like Alpine skiing better than Nordic skiing.
Lütfen programı bana daha önce bildirin.Please let me know the schedule beforehand.
Amerikalıların işlerinde daha az etkileri olsaydı savaştan iyi kaçınılabilirdi.If the Americans had had less influence on affairs, war might well have been avoided.
Amerika'ya gideceksen, İngilizce konuşmaları öğrenerek daha iyi edersin.If you are to go to America, you had better learn English conversation.
Amerikan mutfakları Japon mutfaklarından çok daha büyüktür.American kitchens are much bigger than Japanese ones.
Amerika'daki siyah insanlar daha önce "Bize özgürlük verin." diyordu.Black people in America once said, "Give us freedom".
Amerika'da kalsaydın daha iyi olurdu.It would have been better if you had stayed in America.
Şu kutu bundan daha büyüktür.That box is bigger than this one.
Eğer o adam bir hata daha yaparsa onu kovacağım.If that man makes one more mistake, I'll fire him.
Keşke o zaman kıza daha kibar davransaydım.I wish I had treated the girl more kindly at that time.
Şu dağ bundan beş kat daha yüksektir.That mountain is five times as high as this one.
O zaman daha gençtik.We were younger then.
O yüzü daha önce bir yerde gördüm.I have seen that face somewhere before.
O ev bundan çok daha iyi.That house is much better than this.
O kalem bundan daha pahalıdır.That pen is more expensive than this one.

İlgili Sayfalar