dağcı ile cümle

dağcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Aún había 18 escaladores más de los que no sabíamos su condición.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.C'erano ancora 18 alpinisti delle cui condizioni non avevamo notizie.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Còn có 18 nhà leo núi khác mà chúng tôi không biết được tình hình.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Da waren noch 18 weitere Bergsteiger, die sich ihrer Lage nicht bewusst waren.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Er waren nog 18 andere klimmers van wie we niet wisten hoe het met ze ging.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.És volt még 18 hegymászó, akikről nem tudtuk, hogy milyen állapotban vannak.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Il y avait toujours 18 autres grimpeurs dont nous n'avions pas de nouvelles.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Mai erau încă alţi 18 alpinişti a căror situaţie nu o cunoşteam.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Stále zostávalo 18 lezcov, o stave ktorých sme nemali správy.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Имаше още 18 други катерачи, с чието състояние не бяхме наясно.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Оставались еще 18 других альпинистов, о чьём состоянии мы ничего не знали.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.Там було ще 18 альпіністів, і ми не знали, в якому вони стані.
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.היו 18 מטפסים נוספים שלא היינו מודעים למצבם
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.وكان مازال هنالك 18 متسلقاً ولم نكن نعرف عن أحوالهم شيئاً
Ayrıca durumundan habersiz olduğumuz 18 dağcı daha bulunmaktaydı.彼らの状況については分からず 行方不明でした。山の上は大混乱でした
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Ako som sa tak staral o týchto lezcov, zažili sme niečo úplne výnimočné.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Alors que je m'occupais de ces grimpeurs, nous avons eu une expérience saisissante.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Amint kezeltem ezeket a mászókat, megdöbentő élményben volt részünk.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,În timp ce vedeam de aceşti alpinişti, am avut o experienţă uluitoare.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Khi tôi đang chăm sóc những nhà leo núi này, một việc bất thường xảy đến.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Kiedy zajmowałem się nimi, stało się coś zdumiewającego.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,조난자들을 치료하고 있을 때, 우리는 놀라운 경험을 했습니다.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Mentre mi stavo prendendo cura di loro vivemmo un'esperienza sconvolgente.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Mientras cuidaba de estos escaladores, tuvimos un experiencia asombrosa,
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Terwijl ik voor de klimmers zorgde, deden we een schokkende ontdekking.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Während ich diese Bergsteiger versorgte, hatten wir ein erstaunliches Erlebnis.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Докато се грижех за тези катерачи, имахме стряскащо преживяване.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Пока я оказывал помощь этим альпинистам, произошло нечто потрясающее.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,Я надавав допомогу цим альпіністам, ми мали жахливий досвід.
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,אני טיפלתי במטפסים האלה, אנחנו קיבלנו חוויה מדהימה
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,وكنت أهتم بهؤلاء المتسلقين ومن ثم حدث شيء مدهش
Ben bu dağcılarla ilgilenirken ürkütücü bir şey oldu,信じられないようなことが起きました 死んだと聞いていたベックウェザースが
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Asta e o imagine de la tabăra de bază la una din taberele unde unii dintre alpinişti dispăruseră.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Das ist ein Bild vom Basislager in einem der Lager, die einige Bergsteiger verloren hatten.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Đây là hình ảnh tại trại lúc đó, tại một trong những cái trại đã có vài người mất tích trong cơn bão.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Dit is een beeld van het basiskamp op een van de kampen waar we sommige klimmers kwijtraakten.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Esto es en el campamento base, en uno de los campamentos, donde algunos de los escaladores se perdieron.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Ez az alaptábor, az egyik csapat, amelynek néhány tagja meghalt.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.이 사진은 베이스캠프에서 찍었습니다. 생환하지 못한 대원이 있는 탐험대의 베이스캠프 중 하나입니다.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Questa è una scena al campo base, in uno dei campi in cui alcuni scalatori hanno perso la vita.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Tak to wyglądało w obozie bazowym, jednym z obozów, z którego zaginęli wspinacze.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Toto je scéna v základnom tábore v jednom z táborov, kde niektorí z lezcov stratili život.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Voici une scène au camp de base à un de nos camps où certains des alpinistes ont disparus.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Так виглядав базовий табір в одній з точок, де загубилися деякі альпіністи.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Това е място в базовия лагер при един от лагерите, където бяха изгубени някои от катерачите.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.Это базовый лагерь, один из лагерей, где погибли альпинисты.
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.זאת המראה במחנה הבסיס. באחד המחנות היכן שחלק מהמטפסים נעלמו
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.وهذا المظهر الذي كان المخيم الرئيسي عليه هنا في أحد المخيمات حيث فُقد بعض متسلقيهم
Bu ana kamptan bir görüntü bu kampların birinde dağcılardan bir kısmı kayboldu.登山隊の ベースキャンプでの様子 数日後には我々もここで
Bu dağcı kar körlüğüne uğramıştı.Acest alpinist a fost orbit de zăpadă.
Bu dağcı kar körlüğüne uğramıştı.Ce grimpeur souffrait de cécité des neiges.
Bu dağcı kar körlüğüne uğramıştı.Deze klimmer was sneeuwblind.
Bu dağcı kar körlüğüne uğramıştı.Dieser Bergsteiger war schneeblind.
Bu dağcı kar körlüğüne uğramıştı.Este escalador estaba cegado por la nieve.
Bu dağcı kar körlüğüne uğramıştı.Ez a mászó hóvakságban szenved.
Bu dağcı kar körlüğüne uğramıştı.이 생존자는 설맹에 걸렸습니다.
Bu dağcı kar körlüğüne uğramıştı.Lui era stato accecato dalla neve.
Bu dağcı kar körlüğüne uğramıştı.Nhà leo núi này bị chói tuyết.
Bu dağcı kar körlüğüne uğramıştı.Tento lezec trpel snežou slepotou.
Bu dağcı kar körlüğüne uğramıştı.Ten wspinacz dostał ślepoty śnieżnej.
İlgili Sayfalar