İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Da er aber das Volk sah, ging er auf einen Berg und setzte sich; und seine Jünger traten zu ihm,
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Ðức Chúa Jêsus xem thấy đoàn dân đông, bèn lên núi kia; khi Ngài đã ngồi, thì các môn đồ đến gần.
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Ðức_Chúa_Jêsus xem thấy đoàn dân đông , bèn lên núi kia ; khi Ngài đã ngồi , thì các môn_đồ đến gần .
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Jesus, pois, vendo as multidões, subiu ao monte; e, tendo se assentado, aproximaram-se os seus discípulos,
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.예수께서 무리를 보시고 산에 올라가 앉으시니 제자들이 나아온지라
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Ko pa vidi množice, stopi na goro, in ko sede, pristopijo k njemu učenci njegovi.
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Men da han så Skarerne, steg han op på Bjerget; og da han havde sat sig, gik hans Disciple hen til ham,
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Mikor pedig látta Jézus a sokaságot, felméne a hegyre, és a mint leül vala, hozzámenének az õ tanítványai.
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Og da han så folket, gikk han op fjellet, og da han hadde satt sig, kom hans disipler til ham.
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Vedendo le folle, Gesù salì sulla montagna e, messosi a sedere, gli si avvicinarono i suoi discepoli
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Vida pak Ježíš zástupy, vstoupil na horu; a když se posadil, přistoupili k němu učedlníci jeho.
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Ιδων δε τους οχλους, ανεβη εις το ορος και αφου εκαθησε, προσηλθον προς αυτον οι μαθηται αυτου,
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.А Исус като видя множествата, възкачи се на хълма; и когато седна, учениците Му дойдоха при Него.
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Побачивши ж народ, зійшов на гору, і,як сїв, приступили до Него ученики Його;
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.Увидев народ, Он взошел на гору; и, когда сел, приступили к Нему ученики Его.
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.ויהי כראותו את המון העם ויעל ההרה וישב שם ויגשו אליו תלמידיו׃
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.ولما رأى الجموع صعد الى الجبل. فلما جلس تقدم اليه تلاميذه.
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.耶 穌 看 見 這 許 多 的 人 、 就 上 了 山 、 既 已 坐 下 、 門 徒 到 他 跟 前 來
İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.耶穌 看 見這許 多 的 人 、 就 上 了 山 、 既 已 坐下 、 門徒 到 他 跟前來
İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.Bấy giờ Ðức Chúa Jêsus biết chúng có ý đến ép Ngài để tôn làm vua, bèn lui ở một mình trên núi.
İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.Bấy_giờ Ðức_Chúa_Jêsus biết chúng có ý đến ép Ngài để tôn làm vua , bèn lui ở một_mình trên núi .
İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.그러므로 예수께서 저희가 와서 자기를 억지로 잡아 임금 삼으려는줄을 아시고 다시 혼자 산으로 떠나 가시니라
İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.Omdat Jezus merkte dat de mensen Hem wilden dwingen hun koning te worden, ging Hij alleen de bergen in.
İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.Tedy Ježíš věda, že by měli přijíti a chytiti jej, aby ho učinili králem, ušel na horu opět sám jediný.
İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.Tedy Jezus poznawszy, iż mieli przyjść i porwać go, aby go uczynili królem, uszedł zasię sam tylko na górę.
İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.Иисус же, узнав, что хотят придти, нечаянно взять его и сделать царем, опять удалился на гору один.
İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.וידע ישוע כי יבאו ויתפשהו להמליך אותו וימלט עוד הפעם אל ההר הוא לבדו׃
İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.واما يسوع فاذ علم انهم مزمعون ان يأتوا ويختطفوه ليجعلوه ملكا انصرف ايضا الى الجبل وحده
İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.耶 穌 既 知 道 眾 人 要 來 強 逼 他 作 王 、 就 獨 自 又 退 到 山 上 去 了
İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.耶穌 既 知道 眾人 要 來強 逼 他 作王 、 就 獨自 又 退到 山上 去了
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.A Jezus poszedłszy stamtąd, przyszedł nad morze Galilejskie, a wstąpiwszy na górę, siedział tam.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Allontanatosi di là, Gesù giunse presso il mare di Galilea e, salito sul monte, si fermò là
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.A odšed odtud Ježíš, šel podle moře Galilejského, a vstoupiv na horu, posadil se tam.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Cuando Jesús partió de allí, fue junto al mar de Galilea, y subiendo al monte se sentó allí
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Ðức Chúa Jêsus từ đó đi đến gần biển Ga-li-lê; rồi lên trên núi mà ngồi.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Ðức_Chúa_Jêsus từ đó đi đến gần biển Ga-li-lê ; rồi lên trên núi mà ngồi .
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.És onnét távozva, méne Jézus a Galilea tengere mellé; és felmenvén a hegyre, ott leüle.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.In Jezus odide odtod in pride h Galilejskemu morju, in stopivši na goro, sede tam.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Isus a plecat din locurile acelea, şi a venit lîngă marea Galileii. S'a suit pe munte, şi a şezut jos acolo.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Ja Jeesus lähti sieltä ja tuli Galilean järven rannalle; ja hän nousi vuorelle ja istui sinne.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Jésus quitta ces lieux, et vint près de la mer de Galilée. Étant monté sur la montagne, il s`y assit.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.예수께서 거기서 떠나사 갈릴리 호숫가에 이르러 산에 올라가 거기 앉으시니
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Later ging Jezus terug naar het meer van Galilea.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Men Jesus gick därifrån vidare och kom till Galileiska sjön. Och han gick upp på berget och satte sig där.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Og Jesus gik bort derfra og kom hen til Galilæas Sø, og han gik op på Bjerget og satte sig der.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Og Jesus gikk bort derfra og kom til den Galileiske Sjø, og han gikk op i fjellet og satte sig der.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Partindo Jesus dali, chegou ao pé do mar da Galiléia; e, subindo ao monte, sentou-se ali.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Potom odišiel odtiaľ Ježiš a prišiel ku Galilejskému moru a vyšiel na vrch a sadnul si tam.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Und Jesus ging von da weiter und kam an das Galiläische Meer und ging auf einen Berg und setzte sich allda.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Και μεταβας εκειθεν ο Ιησους, ηλθε παρα την θαλασσαν της Γαλιλαιας, και αναβας εις το ορος εκαθητο εκει.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.И като замина оттам, Исус дойде при галилейското езеро; и качи се на бърдото и седеше там.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.І, перейшовши Ісус ізвідтіля, прийшов близько до моря Галилейського, й, зійшовши на гору, сів там.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.Перейдя оттуда, пришел Иисус к морю Галилейскому и, взойдя на гору, сел там.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.ויעבר ישוע משם ויבא אל ים הגליל ויעל ההרה וישב שם׃
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.ثم انتقل يسوع من هناك وجاء الى جانب بحر الجليل. وصعد الى الجبل وجلس هناك.
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.耶 穌 離 開 那 地 方 、 來 到 靠 近 加 利 利 的 海 邊 、 就 上 山 坐 下
İsa oradan ayrıldı, Celile Gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu.耶穌離開 那 地方 、 來到 靠近 加利利 的 海邊 、 就 上山 坐下
Kaybolmuşlardı. Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.그들은 조난되었습니다. 산 위는 완전한 혼란, 그 자체였죠.
Kaybolmuşlardı. Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.הם היו אבודים . היה בילבול מוחלט על ההר.
Kaybolmuşlardı. Dağa tam bir kaos yaşanıyordu.فقد ضاعوا .. وقد أصبح الوضع مشوشاً في الجبل