dağıttı ile cümle

dağıttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Du är den som råder över havets uppror; när dess böljor resa sig, stillar du dem.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Du er den som hersker over havets overmot; når dets bølger reiser sig, lar du dem legge sig.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Du knuste Rahab som en fældet Kriger, splitted dine Fjender med vældig Arm.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Du schlägst Rahab zu Tod; du zerstreust deine Feinde mit deinem starken Arm.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.주께서 라합을 살륙 당한 자 같이 파쇄하시고 주의 원수를 주의 능력의 팔로 흩으셨나이다
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Rahab, naga laut, Kauremukkan dan Kaubunuh, dengan tangan kuat Kaukalahkan musuh-musuh-Mu
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Sinä hallitset meren raivon; kun sen aallot kohoavat, sinä ne asetat.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Te uralkodol a tengernek kevélységén; mikor az õ habjai felemelkednek, te csendesíted le azokat.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Tu abateste a Raabe como se fora ferida de morte; com o teu braço poderoso espalhaste os teus inimigos.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Tu ai zdrobit Egiptul ca pe un hoit, ai risipit pe vrăjmaşii Tăi prin puterea braţului Tău.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Tu domini l'orgoglio del mare, tu plachi il tumulto dei suoi flutti
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Tú quebrantaste a Rahab como a un cadáver; con el brazo de tu poder esparciste a tus enemigos
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Ty panuješ nad dutím mora; keď sa dvíhajú jeho vlny, ty ich krotíš.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Ty panuješ nad dutím moře; když se zdvihají vlny jeho, ty je skrocuješ.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Ty panujesz nad nadętością morską; gdy się podnoszą nawałności jego, ty je skracasz.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.U beheerst de woede van de zee; als de golven hoog oprijzen, brengt U ze tot rust.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Zdrobil si Egipt, da je kakor strt, z ramo svoje moči si razkropil sovražnike svoje.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Συ συνετριψας την Ρααβ ως τραυματιαν δια του βραχιονος της δυναμεως σου διεσκορπισας τους εχθρους σου.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.Ти си съкрушил Египет* като някого смъртно ранен; С мощната си мишца си разпръснал враговете Си.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.אתה דכאת כחלל רהב בזרוע עזך פזרת אויביך׃
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.‎انت سحقت رهب مثل القتيل. بذراع قوتك بددت اعداءك‎.
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.你 打 碎 了 拉 哈 伯 似 乎 是 已 殺 的 人 . 你 用 有 能 的 膀 臂 打 散 了 你 的 仇 敵
Sen Rahavı leş ezer gibi ezdin, Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın. düşmanları kastediyor.你 打碎 了 拉 哈伯 似乎 是 已殺 的 人 . 你 用 有能 的 膀臂 打散 了 你 的 仇敵
Sizce o törpüleri neden dağıttım?De ce credeți ca v-am dat acele pile de unghii?
Sizce o törpüleri neden dağıttım?Dlaczego myślicie, dałem wam te pilniki do paznokci?
Sizce o törpüleri neden dağıttım?Menurut kalian, mengapa aku membawa kikir-kikir kukumu?
Sizce o törpüleri neden dağıttım?No. Es mucho. No, no; Es mucho menos que eso.
Sizce o törpüleri neden dağıttım?Perché pensate vi abbia dato queste lime?
Sizce o törpüleri neden dağıttım?Pourquoi pensez-vous que je vous ait donné ces limes à ongles?
Sizce o törpüleri neden dağıttım?Proč myslíte, že jsem vám dal pilníčky na nehty?
Sizce o törpüleri neden dağıttım?Waarom denken jullie dat ik die nagelvijlen uitgedeeld heb?
Sizce o törpüleri neden dağıttım?"Was glaubt ihr, warum ich diese Nagelfeilen ausgeteilt habe ?"
Sizce o törpüleri neden dağıttım?Γιατί νομίζετε ότι εγώ σας έδωσα να χειριστείτε αυτές τις λίμες για τα νύχια;
Sizce o törpüleri neden dağıttım?Защо мислите, че ви оставих тези пили?
Sizce o törpüleri neden dağıttım?Почему вы думаете, я дал вам пилку для ногтей?
Sizce o törpüleri neden dağıttım?爪ヤスリを持って、 中指の爪を一回だけ研いでください。
Sonra da y'yi dağıttı. -그는 분배법칙을 사용하여
Sonra da y'yi dağıttı. -Ved hjælp af den distributive lov, kan dette omskrives.
Tani aslında, meclisi dağıttınız,Asé que esencialmente, se disuelve la legislatura,
Tani aslında, meclisi dağıttınız,Então, essencialmente, você dissolveu a legislatura,
Tani aslında, meclisi dağıttınız,그러니까 나폴레옹이 근본적으로 입법부를 해체시켰고
Tani aslında, meclisi dağıttınız, Napoleon meclisi dağıtan ordunun başında olan kişi.Отже, законодавчий орган розпускають за допомогою солдат, якими командує Наполеон.
Tani aslında, meclisi dağıttınız,Quindi, in sostanza, hanno sciolto la legislatura,
Tani aslında, meclisi dağıttınız,Sie lösten die Legislative auf.
Tani aslında, meclisi dağıttınız,Tak więc zasadniczo rozpędzono ciało ustawodawcze,
Tani aslında, meclisi dağıttınız,Tedy zákonodárný sbor Francie je rozpuštěn.
Tani aslında, meclisi dağıttınız,В общи линии е разпусната законодателната власт,
Tani aslında, meclisi dağıttınız,По сути, вы ликвидировали законодательную власть,
Tani aslında, meclisi dağıttınız,إذاً، فهذا يعتبر حل للمجلس التشريعي،
Tani aslında, meclisi dağıttınız,ナポレオンは、軍が議会を解散させることの
Ve bu kartpostalları Washington D.C. caddelerinde gelişigüzel dağıttım, bir beklentim olmadan.Davo queste cartoline ai passanti, a caso, per le strade di Washington DC, non sapendo cosa sarebbe successo.
Ve bu kartpostalları Washington D.C. caddelerinde gelişigüzel dağıttım, bir beklentim olmadan.그리고 저는 워싱턴 D.C.의 거리에서 이 엽서들은 무작위로 뿌렸습니다. 어떻게 될지도 모른체 말이죠.
Ve bu kartpostalları Washington D.C. caddelerinde gelişigüzel dağıttım, bir beklentim olmadan.E entreguei os postais de forma aleatória nas ruas de Washington, D.C., sem saber o que esperar.
Ve bu kartpostalları Washington D.C. caddelerinde gelişigüzel dağıttım, bir beklentim olmadan.Ich verteilte diese Postkarten wahllos in Washington D.C. auf der Straße, ohne zu wissen, was mich erwartet.
Ve bu kartpostalları Washington D.C. caddelerinde gelişigüzel dağıttım, bir beklentim olmadan.Jag delade ut vykorten på måfå på Washingtons gator, utan att veta vad jag kunde förvänta mig.
Ve bu kartpostalları Washington D.C. caddelerinde gelişigüzel dağıttım, bir beklentim olmadan.Jeg delte disse postkort tilfældigt ud i gaderne i Washington, D.C., uden at vide hvad jeg skulle forvente.
Ve bu kartpostalları Washington D.C. caddelerinde gelişigüzel dağıttım, bir beklentim olmadan.Náhodne som tieto pohľadnice rozdal v uliciach Washingtonu, D.C., nevediac, čo od toho očakávať.
Ve bu kartpostalları Washington D.C. caddelerinde gelişigüzel dağıttım, bir beklentim olmadan.Rozdałem losowo pocztówki na ulicach Waszyngtonu, sam nie wiedząc, czego się spodziewać.
Ve bu kartpostalları Washington D.C. caddelerinde gelişigüzel dağıttım, bir beklentim olmadan.Tyto pohlednice jsem náhodně rozdával v ulicích Washingtonu D.C a netušil, co čekat.
Ve bu kartpostalları Washington D.C. caddelerinde gelişigüzel dağıttım, bir beklentim olmadan.Y entregué estas postales al azar por las calles de Washington, D.C., sin saber qué sucedería.

İlgili Sayfalar