dağının ile cümle
dağının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?氷山の一角を見てるだけかもしれません 肥満が蔓延しているこの時代に ばかげて聞こえるかもしれませんが
Geri'den kastı, çöp dağının ötesi, yasal şehirler, yasal kiraları, yasal hakları olan yasal binalardı.돌아간다고 말하는 의미는 바로 저 쓰레기산 너머에 있는 임대차계약과 법적권리가 수반되는 허가된 건물들로 이루어진 합법적인 도시로 돌아간다는 뜻이었습니다.
Geri'den kastı, çöp dağının ötesi, yasal şehirler, yasal kiraları, yasal hakları olan yasal binalardı."Queria dizer, atrás daquela montanha de lixo, "de volta à cidade legal, aos edifícios legais,
Geri'den kastı, çöp dağının ötesi, yasal şehirler, yasal kiraları, yasal hakları olan yasal binalardı.הוא התכוון בחזרה, מעבר להרי הזבל, בחזרה בעיר החוקית, של בניינים חוקיים, עם חוזים חוקיים וזכויות חוקיות.
Geri'den kastı, çöp dağının ötesi, yasal şehirler, yasal kiraları, yasal hakları olan yasal binalardı.住宅 賃貸 権利といった 法が支配する 都市に戻るつもりだったそうですが 「一度ここに住めば死ぬまで
Kanada'nın en yüksek dağı Yukon dağının yüksekliği, Ben Nevis'in 298/67 katı kadar. -Kanada legmagasabb pontja a Mount Yukon.
Kanada'nın en yüksek dağı Yukon dağının yüksekliği, Ben Nevis'in 298/67 katı kadar. -유콘 산 입니다
Kanada'nın en yüksek dağı Yukon dağının yüksekliği, Ben Nevis'in 298/67 katı kadar. -Взимаме най-високата планина в Канада, най-воският връх е Юкон
Kanada'nın en yüksek dağı Yukon dağının yüksekliği, Ben Nevis'in 298/67 katı kadar. -لدينا اعلى جبل في كندا وهو جبل Yukon
RAB Sina Dağının üzerine indi, Musayı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı.Ðức Giê-hô-va giáng-lâm trên chót núi Si-na -i, đòi Môi-se lên, Môi-se bèn lên.
RAB Sina Dağının üzerine indi, Musayı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı.Ðức_Giê - hô-va giáng-lâm trên chót núi Si-na - i , đòi Môi-se lên , Môi-se bèn lên .
RAB Sina Dağının üzerine indi, Musayı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı.I zstąpił Pan na górę Synaj, na wierzch góry, i wezwał Pan Mojżesza na wierzch góry, i wstąpił tam Mojżesz.
RAB Sina Dağının üzerine indi, Musayı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı.여호와께서 시내산 곧 그 산꼭대기에 강림하시고 그리로 모세를 부르시니 모세가 올라 가매
RAB Sina Dağının üzerine indi, Musayı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı.Toen daalde de HERE neer op de berg. Hij riep Mozes naar de top van de berg en Mozes klom omhoog.
RAB Sina Dağının üzerine indi, Musayı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı.И сошел Господь на гору Синай, на вершину горы, и призвал Господь Моисея на вершину горы, и взошел Моисей.
RAB Sina Dağının üzerine indi, Musayı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı.וירד יהוה על הר סיני אל ראש ההר ויקרא יהוה למשה אל ראש ההר ויעל משה׃
RAB Sina Dağının üzerine indi, Musayı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı.ونزل الرب على جبل سيناء الى راس الجبل. ودعا الله موسى الى راس الجبل. فصعد موسى.
RAB Sina Dağının üzerine indi, Musayı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı.耶 和 華 降 臨 在 西 乃 山 頂 上 、 耶 和 華 召 摩 西 上 山 頂 、 摩 西 就 上 去
RAB Sina Dağının üzerine indi, Musayı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı.耶和華 降臨 在 西乃山 頂上 、 耶和華 召 摩西 上 山頂 、 摩西 就 上去
Refidimden yola çıkıp Sina Çölüne girdiler. Orada, Sina Dağının karşısında konakladılar.그들이 르비딤을 떠나 시내 광야에 이르러 그 광야에 장막을 치되 산 앞에 장막을 치니라
Refidimden yola çıkıp Sina Çölüne girdiler. Orada, Sina Dağının karşısında konakladılar.Partieron de Refidim y llegaron al desierto de Sinaí, e Israel acampó allí en el desierto frente al monte
Refidimden yola çıkıp Sina Çölüne girdiler. Orada, Sina Dağının karşısında konakladılar.Từ Rê-phi-đim ra đi, đến nơi đồng vắng Si-na -i, đóng trại tại đó, đối diện cùng núi.
Refidimden yola çıkıp Sina Çölüne girdiler. Orada, Sina Dağının karşısında konakladılar.Từ_Rê - phi-đim ra_đi , đến_nơi đồng vắng Si-na - i , đóng trại tại đó , đối_diện cùng núi .
Refidimden yola çıkıp Sina Çölüne girdiler. Orada, Sina Dağının karşısında konakladılar.ויסעו מרפידים ויבאו מדבר סיני ויחנו במדבר ויחן שם ישראל נגד ההר׃
Refidimden yola çıkıp Sina Çölüne girdiler. Orada, Sina Dağının karşısında konakladılar.ارتحلوا من رفيديم وجاءوا الى برية سيناء فنزلوا في البرية. هناك نزل اسرائيل مقابل الجبل
Refidimden yola çıkıp Sina Çölüne girdiler. Orada, Sina Dağının karşısında konakladılar.他 們 離 了 利 非 訂 來 到 西 乃 的 曠 野 、 就 在 那 裡 的 山 下 安 營
Refidimden yola çıkıp Sina Çölüne girdiler. Orada, Sina Dağının karşısında konakladılar.他 們離 了 利 非訂來 到 西乃 的 曠野 、 就 在 那 裡 的 山下 安營
Sugarloaf dağının üzerine düşen ışığı sürekli yansıtan bir obelisktir aslında.슈거로프 산 위로 떨어지는 빛을 끊임없이 반사하는 오벨리스크입니다.
Sugarloaf dağının üzerine düşen ışığı sürekli yansıtan bir obelisktir aslında.la luz que cae sobre el sagrado Apu de Machu Picchu, que es la montaña azucarada llamada Huayna Picchu.
Sugarloaf dağının üzerine düşen ışığı sürekli yansıtan bir obelisktir aslında.Muntele Căpățânii de Zahăr, numit Huayna Picchu.
Sugarloaf dağının üzerine düşen ışığı sürekli yansıtan bir obelisktir aslında.שנופל על האפּו המקודש של מאצ'ו פיצ'ו, הוא הר כיכר הסוכר, ה"ואיינה פיצ'ו".
Sugarloaf dağının üzerine düşen ışığı sürekli yansıtan bir obelisktir aslında.ويسقطه على الجبل المقدس لـ:"Machu Picchu" وهو جبل يدعى "Huauna Picchu"
Sugarloaf dağının üzerine düşen ışığı sürekli yansıtan bir obelisktir aslında.アプとは円錐形の山 ワイナピチュのことです インティワタナの南側には祭壇があります
Titanik'in battığı yılda. Buz dağının ucuna çarptı ve paldır küldür, aşağıya indi.타이타닉은 최고의 배죠. 하지만 빙산의 끝에 부딪혔고
Titanik'in battığı yılda. Buz dağının ucuna çarptı ve paldır küldür, aşağıya indi."הספינה הגדולה ביותר שנבנתה אי פעם. פגעה בקרחון
Titanik'in battığı yılda. Buz dağının ucuna çarptı ve paldır küldür, aşağıya indi.اعظم سفينة قط بنيت واصطدمت بطرف جبل جليد
Titanik'in battığı yılda. Buz dağının ucuna çarptı ve paldır küldür, aşağıya indi.ザブーン!船は海に沈んで 私はこの世に出て来た 何て時代だ
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!A Sion hegyéért, hogy elpusztult; rókák futkosnak azon!
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!C`est que la montagne de Sion est ravagée, C`est que les renards s`y promènent.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!Dla góry Syoóskiej, że jest spustoszona, liszki chodzą po niej.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!este din pricină că muntele Sionului este pustiit, din pricină că se plimbă şacalii prin el.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!för Sions bergs skull, som nu ligger öde, så att rävarna ströva omkring därpå.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!for Sions bergs skyld, som er øde; rever løper om på det.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!For Zions Bjerg, som er øde, Ræve tumler sig der.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!시온산이 황무하여 여우가 거기서 노나이다
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!Pelo monte de Sião, que está assolado, andam os chacais.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!perché il monte di Sion è desolato; le volpi vi scorrazzano
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!Por el monte Sion, que ha quedado desolado, se pasean las zorras
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!pre vrch Sion, ktorý je spustošený; líšky chodia po ňom.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!Pro horu Sion, že zpuštěna jest; lišky chodí po ní.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!Siionin vuoren tähden, joka on autiona, jolla ketut juoksentelevat.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!um des Berges Zion willen, daß er so wüst liegt, daß die Füchse darüber laufen.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!Vì núi Si-ôn đã trở nên hoang vu, Chồn cáo đi lại trên đó.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!Vì núi Si-ôn đã trở_nên hoang_vu , Chồn cáo đi_lại trên đó .
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!zavoljo gore Sionske, ki je opustošena; lisice prosto hodijo po njej.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!Δια την ερημωσιν του ορους Σιων, αι αλωπεκες περιπατουσιν εν αυτω.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!От того, что опустела гора Сион, лисицы ходят по ней.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!Поради запустяването на Сионския хълм Лисиците ходят по него.
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!על הר ציון ששמם שועלים הלכו בו׃
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!من اجل جبل صهون الخرب. الثعالب ماشية فيه.