Bölgenin %20'sinden fazlası kaya, dağ eteğindeki taş ve çakıldan oluşmaktadır.Over 20% of the territory is rock, scree and gravel.
Oluşum süreci bakımından, bunlar da dağ eteği (piedmont) ovalarına benzerler.Dort wo sie am dicksten ist, ragt sie als Hochgebirgsmassiv auf (Isostasie).
Kelime anlamı dağ yamacı, dağ eteğidir.CIME signifie la cime, le sommet d'une montagne.
Oluşum süreci bakımından, bunlar da dağ eteği (piedmont) ovalarına benzerler.Горыня — подобный горе́, громадный, несокрушимый; также — живущий в горах.
Kilise bir dağ eteğine kurulmuştur.Церковь сооружена на высоком холме.
Kilise bir dağ eteğine kurulmuştur.De kerk staat op een heuvel.
Dağ eteğinde yüzlerce mağara vardır.V pohoří se nachází asi 400 jeskyní.
Oluşum süreci bakımından, bunlar da dağ eteği (piedmont) ovalarına benzerler.Sekokoh gunung: Saat mereka mendapat serangan, maka mereka akan bertahan sekokoh gunung.
Oluşum süreci bakımından, bunlar da dağ eteği (piedmont) ovalarına benzerler.故に四方掻掲(そうけい)の濠ありて恰も(あたかも)築山の如し。
Dağ eteğinde yüzlerce mağara vardır.此山脈共約有400個洞穴。
Kilise bir dağ eteğine kurulmuştur.Църквата е построена върху скала.
Kilise bir dağ eteğine kurulmuştur.Sellepärast ehitatudki kirik mäe alla.