dırdır ile cümle
dırdır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Karımın sürekli dırdırı gerçekten sinirlerimi bozuyor.My wife's constant nagging really gets on my nerves.
Onun dırdırı onu üzdü.His nagging distressed her.
Karısı ona sürekli dırdır ediyor.His wife nags him constantly.
Fred, karısının dırdırından çok rahatsız idi.Fred was very troubled by his wife's nagging.
Dırdır etmekten vazgeç.Stop kvetching!
Sen bir dırdırcısın.You're a grouch.
Sana dırdır etmek istemedim.I don't mean to nag you.
Tom Mary'nin dırdırına alıştı.Tom has gotten used to Mary's nagging.
Tom Mary'nin dırdırına alışmaya başladı.Tom has grown accustomed to Mary's nagging.
Dırdırından usandım.I'm tired of your nagging.
Bana eski bir dırdırcı mı dedin?Did you just call me an old grouch?
Tom benim bir dırdırcı olduğumu söylüyor.Tom says that I'm a grouch.
Sami dırdırcı karısından bıkmış.Sami is tired of his nagging wife.
Babası Xenophilius Lovegood Dırdırcı dergisinin editörüdür.The magazine's editor is Xenophilius Lovegood.
Ya da zihninizde dolaşıp duran o dırdırcı düşünce de olabilir.Or it might just be that one little nagging thought that just goes round and round your mind.
Sanırım, dırdırcı bir Doğu Avrupalı olarak buraya karamsarı oynamam için çağırıldım.I think, as a grumpy Eastern European, I was brought in to play the pessimist this morning.
Fakat biraz dırdır edince, bunu yapmasına ikna ettim.But after some nagging, I got him to do that.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.A foolish son is the calamity of his father. A wife's quarrels are a continual dripping.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.A continual dropping on a rainy day and a contentious wife are alike:
Yunanistan'da Cinsel İstismar Sadece Kadınların Dırdırı!Sexual Harassment in Greece Is Basically a Woman's Problem · Global Voices
Wanda'ya sürekli 'gerizekalı dırdırcı' der.Cela met Wanda en rogne.
Babası Xenophilius Lovegood Dırdırcı dergisinin editörüdür.El editor de la revista es Xenophilius Lovegood.
Dırdır (Joachim): Küçük bir kardeşi vardır.Также у Аллана есть младший брат.
Wanda'ya sürekli 'gerizekalı dırdırcı' der.Sempre chama Maria de "doida da cabeça".
Onun bitmez tükenmez dırdırından bıktım.Ik heb meer dan genoeg van zijn eeuwige gezeur.
Dırdır (Joachim): Küçük bir kardeşi vardır.Тя има един (по-голям) брат и една (по-малка) сестра.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Anak yang bodoh bisa menghancurkan ayahnya. Istri yang suka mengomel bagaikan air menetes tiada hentinya
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Bláznivý syn je zkazou svojmu otcovi, a neprestajným kvapkaním so strechy zvady ženy.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Con trai ngu muội là tai họa cho cha nó; Và sự tranh cãi của người vợ vốn một máng xối hằng chảy luôn.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Con_trai ngu_muội là tai_họa cho cha nó ; Và sự tranh_cãi của người vợ vốn một máng_xối hằng chảy luôn .
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Een dwaze zoon is een ramp voor zijn vader en het gekijf van een vrouw is een aanhoudende kwelling.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Ein törichter Sohn ist seines Vaters Herzeleid, und ein zänkisches Weib ein stetiges Triefen.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.El hijo necio es la ruina de su padre; y gotera continua son las contiendas de la mujer
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.En dåraktig son är sin faders fördärv, och en kvinnas trätor äro ett oavlåtligt takdropp.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.En uforstandig sønn er bare til ulykke for sin far, og en kvinnes tretter er et stadig takdrypp.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.미련한 아들은 그 아비의 재앙이요 다투는 아내는 이어 떨어지는 물방울이니라
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.O filho insensato é a calamidade do pai; e as rixas da mulher são uma goteira contínua.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Preglavice vir je očetu svojemu sin bedak in neprestano kapanje žene prepiri.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Romlása az õ atyjának a bolond fiú, és mint a szüntelen csepegés, az asszonynak zsémbelõdése.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Syn głupi jest utrapieniem ojcu swemu, a żona swarliwa jest jako ustawiczne kapanie przez dach.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Tåbelig Søn er sin Faders Ulykke, Kvindekiv er som ustandseligt Tagdryp.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Trápení otci svému jest syn bláznivý, a ustavičné kapání žena svárlivá.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Tyhmä poika on isänsä turmio, ja vaimon tora on kuin räystäästä tippuva vesi.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Un figlio stolto è una calamità per il padre e i litigi della moglie sono come stillicidio incessante
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Un fils insensé est une calamité pour son père, Et les querelles d`une femme sont une gouttière sans fin.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Ο αφρων υιος ειναι ολεθρος εις τον πατερα αυτου και αι εριδες της γυναικος ειναι ακαταπαυστον σταξιμον.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Безумен син е бедствие за баща си, И препирните на жена са непрестанно капене.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Глупый сын – сокрушение для отца своего, и сварливая жена – сточная труба.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.הות לאביו בן כסיל ודלף טרד מדיני אשה׃
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.الابن الجاهل مصيبة على ابيه ومخاصمات الزوجة كالوكف المتتابع.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.愚 昧 的 兒 子 、 是 父 親 的 禍 患 . 妻 子 的 爭 吵 、 如 雨 連 連 滴 漏
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.愚昧 的 兒子 、 是 父親 的 禍患 . 妻子 的 爭吵 、 如雨 連連 滴漏
Fakat biraz dırdır edince, bunu yapmasına ikna ettim.Aber nach etwas Quengelei, machte er es.
Fakat biraz dırdır edince, bunu yapmasına ikna ettim.Dał się jednak przekonać.
Fakat biraz dırdır edince, bunu yapmasına ikna ettim.Dar, după ce l-am bătut la cap, l-am convins.
Fakat biraz dırdır edince, bunu yapmasına ikna ettim.De egy kis unszolásra mégis megtette.
Fakat biraz dırdır edince, bunu yapmasına ikna ettim.하지만 약간 귀찮게 들볶은 이후에, 그가 저를 광산으로 데려가도록 설득했습니다.
Fakat biraz dırdır edince, bunu yapmasına ikna ettim.Maar na wat zeuren deed hij dat wel.
Fakat biraz dırdır edince, bunu yapmasına ikna ettim.Ma dopo averlo scocciato per un po', l'ho convinto.
Fakat biraz dırdır edince, bunu yapmasına ikna ettim.Mais après l'avoir embêté un peu, j'ai obtenu qu'il le fasse.