Ana içeriğe geç
Sözlük

dışar ile cümle

dışar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Neden dışarı çıktın?Why did you go out?
Annem dışarıdadır.My mother is outdoors.
Bir çocuk dışarıdaydı ve bir top ile oynadı.A kid was outdoors and played with a ball.
Bir çocuk dışarıdaydı ve bir topla oynadı.A kid was outdoors and played with a ball.
Bu gece dışarıda yiyor muyuz?Are we eating out tonight?
Bu gece yemeğe dışarı çıkacak mıyız?Are we going to eat out tonight?
Bu gece dışarıda mı yemek yiyeceğiz?Are we going to eat out tonight?
Bu gece dışarı çıkalım ve biraz eğlenelim.Let's go out and have some fun tonight.
Dışarıda sirenler duyabiliriz.We could hear sirens outside.
Dışarıda sesler duydum.I heard voices outside.
Dışarıda bir araba duydum.I heard a car outside.
Dışarıda yağmur çiseliyor.It's drizzling outside.
Hangisini yapmayı tercih edersin, evde yemeyi mi yoksa dışarıda yemeyi mi?Which would you rather do, eat at home or eat out?
Neyi dışarıda bırakıyorsun?What are you leaving out?
Neden dışarı gidiyorsun?Why are you going out?
Dışarıda bir şey bıraktım mı?Have I left anything out?
Dışarıda istediğim kadar sık yemek yemem.I don't eat out as often as I'd like.
Biz içeri girmeden önce herkes dışarı çıkıncaya kadar bekleyelim.Let's wait until everyone comes out before we go in.
Tom arkadaşlarıyla dışarı çıkmayı seviyor.Tom likes to go out with his friends.
Tom ön kapıdan dışarı çıktı.Tom went out the front door.
Çöpü dışarı çıkarmanı söylemedim mi?Didn't I tell you to take out the garbage?
Dışarıda ne olduğunu kontrol etmek için pencereye koştu.She rushed to the window to check what was going on outside.
Dün gece onlarla birlikte dışarıdaydım.I was out last night with them.
Dün gece onunla birlikte dışarıdaydım.I was out last night with him.
Onları dışarı götür.Take them outside.
Onu dışarı götür.Take him outside.
Onları odadan dışarı gönderdim.I sent them out of the room.
Onu odadan dışarı gönderdim.I sent him out of the room.
Onu bunun dışarısında bırakın.Leave her out of this.
Onları dışarıda bekledik.We waited outside for them.
Seni görmek ümidiyle dışarıda bekledim.I waited outside on the chance of seeing you.
Bir sürü kadın hem evde çalışırlar hem de dışarı çalışmaya giderler.Lots of women both run a home and go out to work.
Dışarı çıkmaya utandım, böyle giyindim.I'm ashamed to go out dressed like this.
Bu havada dışarı çıkacak kadar aptalsın.You are an idiot to go out in this weather.
Bu soğuk havada dışarı çıkmasan iyi olur.You'd better not go out in this cold weather.
Böyle soğuk bir günde dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out on such a cold day.
Böyle soğuk bir günde ceket olmadan dışarı çıkmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to go out without a coat on such a cold day.
Bu berbat havada dışarı çıkmasan iyi olur.You had better not go out in this bad weather.
Annem bana böyle kötü bir havada dışarı çıkmasam iyi olacağını söyledi.Mother told me that I had better not go out in such bad weather.
Ne olursa olsun yağmur durduğunda dışarı gideceğim.At any rate I will go out when it stops raining.
Akira birkaç dakika için dışarı çıktı.Akira went out for a few minutes.
Üzgünüm babam dışarıda.I'm sorry, my father is out.
Üzgünüm fakat o şimdi dışarıda.Sorry, but he is out now.
Bu akşam dışarıda yiyelim.Let's eat out this evening.
Bu akşam dışarı çıkmayı tercih etmiyorum.I'd rather not go out this evening.
Canım bu gece dışarıda yemek istiyor.I feel like eating out tonight.
Bu gece dışarı çıkmaktansa evde bir kitap okumayı tercih ederim.I would rather read a book at home than go out tonight.
Bu gece dışarıda yemeye ne dersin?What do you say to eating out tonight?
Bebek doğduğundan beri neredeyse hiç dışarı çıkmadım.They have scarcely gone out since the baby was born.
Çocukların gece tek başına dışarı çıkmaları tehlikelidir.It is dangerous for children to go out alone at night.
Televizyon seyretmek yerine, çocuklar dışarıda oynadılar.Instead of watching television, the children played outside.
Biz haftada bir kez akşam yemeğini dışarıda yeriz.We dine out once a week.
Biz dışarı gittik ve asla geri dönmedik.We went out and never returned.
Çıkmamamı söylediğin için hiç dışarı çıkmadım.I didn't go out at all because you told me not to.
Ne olursa olsun bu gece dışarı çıkacağım,I'm going out tonight, regardless.
Ben onu dışarı yönlendirdim.I conducted him out.
Onu bir yürüyüş için dışarı çıkardım.I took him out for a walk.
Patron dışarıdayken ofisin sorumlusu kim?Who is in charge of the office while the boss is away?
Hava sıcak olmadan dışarı çıkalım.Let's go out before it gets hot.
Pencereden dışarı bakma.Do not look out the window.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod