dışarıdan ile cümle
dışarıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat bu bana, Dünya'mıza sadece evimiz olarak değil bir gezegen olarak, dışarıdan bakmayı öğretti.Pero me enseñó a mirar a la Tierra como un planeta con una perspectiva externa, no sólo como nuestro hogar.
Fakat bu bana, Dünya'mıza sadece evimiz olarak değil bir gezegen olarak, dışarıdan bakmayı öğretti.Но това ме научи да гледам на Земята като планета с поглед отвън, не само като наш дом.
Fakat bu bana, Dünya'mıza sadece evimiz olarak değil bir gezegen olarak, dışarıdan bakmayı öğretti.Но я научилась рассматривать Землю, как планету, смотреть на неё внешним взглядом, а не только как на наш дом.
Fakat bu bana, Dünya'mıza sadece evimiz olarak değil bir gezegen olarak, dışarıdan bakmayı öğretti.אבל זה לימד אותי להסתכל על כדור הארץ ככוכב לכת מבחוץ, לא רק כעל הבית שלנו.
Fakat bu bana, Dünya'mıza sadece evimiz olarak değil bir gezegen olarak, dışarıdan bakmayı öğretti.ولكنها علمتني النظر إلى الأرض ككوكب بعينٍ خارجية ، ليس كالأرض التي نعيش بها.
Fakat bu bana, Dünya'mıza sadece evimiz olarak değil bir gezegen olarak, dışarıdan bakmayı öğretti.一つの惑星として見ることを学びました 生命を育む地球の惑星としての特性を
Fakat insanları binaya doğrudan dışarıdan içeriye alma imkanı da var, bu durumda düşünülen oditoryumun içine하지만 관객들을 바깥쪽에서 바로 들어가게 하는 것도 가능하죠. 바그너풍의 입구처럼
Fakat insanları binaya doğrudan dışarıdan içeriye alma imkanı da var, bu durumda düşünülen oditoryumun içineאבל ישנו גם הפוטנציאל לאפשר לאנשים להיכנס ישירות מבחוץ, במקרה זה מציעים סוג של כניסה וגנרית,
Fakat insanları binaya doğrudan dışarıdan içeriye alma imkanı da var, bu durumda düşünülen oditoryumun içineلكنك تستطيع أيضاً أن تسمح للناس بالدخول مباشرة من الخارج, في مثل هذه الحالة نقترح نوعا من المدخل الفاجنري,
Fakat insanları binaya doğrudan dışarıdan içeriye alma imkanı da var, bu durumda düşünülen oditoryumun içine迎え入れることもできます ここでは ワーグナー的な入場を意識して 直接 観客席へ招き入れています
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.Atingi-lo não resolve o problema.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.Bắn tảng đá đó từ bên ngoài sẽ không có tác dụng gì!
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.- Direkte beskydning nytter ikke.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz. Elinizde bir maytap olduğunu ve patladığını düşünün.Wyobraźcie sobie fajerwerk, który trzymacie na dłoni.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.Já ano. -Zásah zvenku nemůže vyjít.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.- Jag har rätt. - Att beskjuta den hjälper inte.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.- lo ho ragione. - Colpirlo dall'esterno non servirā.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.Menembak asteroid dari luar takkan berjaya.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.-Minä olen oikeassa. -Sen tulittaminen ulkoa ei auta.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.Nu rezolvăm nimic dacă lovim corpul din afară.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.Skale ne moremo napasti od zunaj.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.Von außen kommen wir nicht weiter.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.Αν το χτυπήσουμε δεν θα σταματήσει.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.- Обстрел отвън не помага.
Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.ضرب الصخرة من الخارج لن يفعل شيئاً
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Ahogy látják, a villanykörték kifelé néznek, mivel onnan jönnek az oroszlánok.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Ako môžete vidieť, žiarovky smerujú von, lebo odtiaľ prichádzajú levy.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Come si può vedere, le lampadine guardano verso l'esterno, perché è da li che provengono i leoni.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Como podem ver, as lâmpadas ficam viradas para fora, porque é daí que vêm os leões.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Como pueden ver, los bombillos dan hacia afuera, porque de ahí es de donde vienen los leones.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.După cum vedeţi, becurile sunt spre exterior deoarece de acolo vin leii.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Jak vidíte, žárovky jsou otočené směrem ven, protože odtamtud přichází lvi.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Jak widać, żarówki skierowane są na zewnątrz, skąd przychodzą lwy.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.보시다시피, 전구는 밖을 향하고 있는데, 사자들이 그쪽에서 오기 때문입니다.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Kuten näette, valot osoittavat ulospäin, sillä sieltä leijonat tulevat.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Như các bạn thấy đó, các bóng đèn hướng ra phía ngoài, bởi vì đó là hướng sư tử tiến vào.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Seperti yang kalian lihat, bola lampu itu menghadap keluar karena dari sanalah singa-singa datang
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Sie sehen, dass die Birnen nach außen zeigen, denn von dort kommen die Löwen.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Vous pouvez voir que l'ampoule est dirigée vers l'extérieur, car c'est de là que viennent les lions.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Zoals jullie kunnen zien, zijn de lampen naar buiten gericht, want daar komen de leeuwen vandaan.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Όπως μπορείτε να δείτε, οι λάμπες είναι στραμμένες προς τα έξω, επειδή από εκεί έρχονται τα λιοντάρια.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Как вы видите, лампочки светят наружу, потому что оттуда приходят львы.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Самите лампи са навън, защото оттам идват лъвовете.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Як ви бачите, лампи спрямовані назовні, оскільки саме звідти приходять леви.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.כמו שאתם רואים, הנורות מופנות כלפי חוץ, כי משם באים האריות.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.وكما ترون، المصباح موجه للخارج لانه المكان الذي تاتي منه الأسود.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.ライオンが来る方面です 夜中に来るライオンが見ると こんな風に見えます
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.A od drugih se jim ni upal nihče pridružiti; vendar pa jih je ljudstvo visoko čislalo.
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.Av de andra dristade sig ingen att närma sig dem, men folket höll dem i ära.
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.Av de andre vågde ingen å holde sig til dem; men folket priste dem;
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.A z innych żaden nie śmiał się do nich przyłączyć; ale lud wiele o nich trzymał.
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.A z ostatných sa im nikto neopovážil pripojiť. Ale ľud ich zveleboval.
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.Dầu vậy , chẳng một kẻ nào khác dám nhập bọn với môn_đồ , nhưng dân_chúng thì cả tiếng ngợi_khen .
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.Dầu vậy, chẳng một kẻ nào khác dám nhập bọn với môn đồ, nhưng dân chúng thì cả tiếng ngợi khen.
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.degli altri, nessuno osava associarsi a loro, ma il popolo li esaltava
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.Der andern aber wagte keiner, sich zu ihnen zu tun, sondern das Volk hielt groß von ihnen.
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.Dos outros, porém, nenhum ousava ajuntar-se a eles; mas o povo os tinha em grande estima;
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.Egyebek közül pedig senki sem mert közéjük elegyedni: hanem a nép magasztalá õket;
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.Eikä muista kukaan uskaltanut heihin liittyä, mutta kansa piti heitä suuressa kunniassa.
Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.et aucun des autres n`osait se joindre à eux; mais le peuple les louait hautement.