dışın ile cümle
dışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir bebeğin dişini temizlemenin bir çok yolu var.There are many different ways to clean a baby's teeth.
Şimdi esnekliğin bu erken döneminde, beyin, aslında bir öğrenme bağlamının dışında değişir.Now in this early period of plasticity the brain actually changes outside of a learning context.
Mesele şu ki; beyni bunun dışında eğitebilirsiniz.The point is is that you can train the brain out of this.
Asla, ama asla kutunun dışında düşünme.) (Gülüşler)Never, ever think outside the box.) (Laughter)
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.So, the guy is telling the cat, don't you dare think outside the box.
Her zaman kutunun dışında olmak istedim.I always wanted to be outside the box.
Yurt dışında çalıştı diye mi bu kadar kibirli?He gets a taste of the American waters and he thinks nothing can touch him?!
Şekli farklıdır ama bunun dışında aynı temel sıralama söz konusudur.It's a different shape, but other than that it's the same basic limitation.
Kentin dışındaki bir süpermarket'ten dönüyorduk.Outside of Gatesville we were coming back from the grocery store.
Kirliliğin kötü görüş mesafesi dışında kötülüğü olduğunu bilmiyorduk.We didn't know that pollution did more than cause bad visibility.
Yani işaretleri dışında bişey değiştirmeyecek.It won't change the less than sign.
Ama aynı zamanda 40 dışındaki her şeyi gölgeleyerek de yapabiliriz.But then we can shade in everything below 40.
Ve, tabii ki, sen şunu unutmamalısın ki, eksi 1 parantez dışında duruyor.And, of course, you can't forget about this negative 1 out here.
Kapının dışında dünya bekliyor.Outside your door the world is waiting.
Şimdi, örümceklerin liflerini vücutlarının dışında kullanıyor olması gerçekten kullanışlı.Now, it's really convenient that spiders use their silk completely outside their body.
Kırmızının dışında ayrıca yeşil, deri, ve bej seriler de var.There are red, green, leather and tan versions
Damien Kinshasa'nın dışında bir otel işletiyor.Damien runs a hotel outside of Kinshasa.
Eski oyun kutusunun dışında düşünmeyi daha da zorlaştırıyor.Making it even harder to think outside that old game box.
Ve kendi kendime dedim ki: "LZ, uzun zamandır, bunun dışında tutuldun.And I said to myself, "LZ, for so long, you have been denied this.
Bu yerel hayvanat bahçesinden bir aslan, Norrkoping'in heme dışından, Elsa, Kolmarden'den.So this is a lion from the local zoo outside of Norrkoping in Kolmarden, Elsa.
Hidrojen dışında sadece bir elektron bulundurur.Hydrogen only has one electron outside.
Keşke bu bina dışında yürüyen 250,000 kişi gerçek anlamda bu sonuçları bilebilseydi.I wish the 250,000 people who really did march outside this very building knew these results.
Bu seferkinin sıfıra eşit olması dışında, denklem aynı olacaktır.It will still equal that, except that's equal to zero.
Açının yanındaki hipotenüs dışındaki kenar.Well, if we look at it, it's the side that's next to it and not the hypotenuse.
Buradaki yuvarlak depremin büyüklüğünü gösteriyor Japonyanın kıyısının biraz dışındaydı.Right over here, this circle shows the magnitude of the earthquake, it was off the coast of Japan
Vancouver ve New York'taki ofisimizin dışında dünyanın her tarafında inşa ediyorum.I build all around the world out of our office in Vancouver and New York.
Yani işkence her zaman kendi ülkeniz dışında yaşadığınız bir şey değil.So torture is not something that always happens on other soil.
Şimdi, o arandı ve bulunmadı; bir fikir, bir his olmasının dışında.Now it's been looked for, and it's not found, except as an idea, a feeling, something called 'I'.
Bir düşünce olmak dışında, onun var olmadığını keşfeden nedir? [Soru:]What is discovering that this one does not exist apart from as a thought?
Eyaletin dışından gelen gençlerin, üniversiteye gitmek için daha çok paraları vardı.The kids from out of state tended to have more money to attend the university.
Onlar eyaletin dışından gelmişlerdi ve daha çok paraları vardı.They were from out of state and they had more money.
Yunusların normal repertuarının dışındalar, fakat yunuslar tarafından kolayca taklit edilebilirler.They're outside the dolphin's normal repertoire, but they're easily mimicked by the dolphins.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.When I was about 10 years old, I sold comic books out of our cottage on Georgian Bay.
[Ya da belki ... basit bir parlak fikir] [dışında hiçbir şeyleri yoktu][Or perhaps they didn't own anything except for ...] [... a single brilliant idea]
Günümüzde karşılaştığımız büyük sorunlar, bizim kontrolümüz dışında olaylar değil.The big problems facing the world today are not at all things beyond our control.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.But other than that, the two hemispheres are completely separate.
Sedye dışında bir ambulansta bulunan her şeye sahip.It has everything an ambulance has except for a bed.
Kapının dışından düşersiniz, pervane arkasındaki hava akımına kapılırsınız.You fall outside the door, you're caught in the slipstream.
Ölmek dışında daha fazla hasta olamayacağını biliyorduk.We knew that she could not have gotten any sicker without actually dying.
Alışılmışın dışında işlemlerden geçen bir kahve.This is a coffee made from a very unusual process.
Boulder'in dışındaki El Dorado Kanyonu'nda gerçekleştirilen bu tırmanışa Çıplak Kenar denir.This is a climb called the Naked Edge, in El Dorado Canyon, outside of Boulder.
Uçağın optimum irtifasının uzun süre dışında kalmamaya çalış.Try not to leave your plane's optimal altitude for long.
Bunu anlamanın en iyi yolu yurt dışında tatil yapmaktır.The closest we get to it, is a holiday abroad.
Asıl olan orada tüm web günlüğü dışında analiz ettiklerini izliyor olması.He's analyzed basically all the weblogs out there that he's tracking.
Hubbard belli ki ulaşmaya başladı, ama bunun dışında,Hubbard apparently started to reach, but besides that,
Şimdi biraz asıl konunun dışına çıkacağımI'm going to do a little bit of an aside here.
Bunlar oldukça farklılar, ve modern diplomasinin idrağı dışındalar.These are quite different, and they are outside the grasp of modern diplomacy.
Yani asıl taht odası kapının dışında değil, kapıdan sonraki dairenin içinde.So the actual throne room is not outside the gate, but actually within the vault.
Ve aslında burada biraz konu dışına çıkmak istiyorum, çünkü bu büyüleyici.And I actually want to do a little bit of a side here, because it's fascinating.
İçin de dışın da çok güzel.Beautiful inside AND out.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.We're blind to all frequencies outside that, unless we use instruments to help us.
Burada ters dağılma teorisini kullandığımı görebilirsiniz. . x'i parantezin dışına çıkardım.You could imagine that I did the reverse distributive property out here. I factored out an x.
Tamamen alışılmışın dışında bir eğitim ve mesleki geçmişim var:I have quite an unusual education and professional background.
Dolayısıyla coğrafi kuzey ve güney kutup ekseninin bir parça dışındadır.So it's a little bit off the axis of the geographic north pole and the south pole.
Neyse, Dünya'yı bu denklemin dışında tutacağım çünkü biraz kafa karıştırıyor.Anyway, I'll take Earth out of the equation because it gets a little bit confusing.
Burasının dışında 1 var gibi düşünebilirsiniz.You could imagine a 1 right out here.
Deneyin ve malvarlığını nasıl ülke dışına çıkardığını öğrenebilirsiniz.You can try and find out how he's moving out assets from that country.
Bu satırda son sütun dışında her eleman 0 olacak. -In this row, everything's going to be a 0, except for that last column.
Onun dışında glukoz, fruktoz ve sukroz gibi tatlı bir şeker olduğunu söyleyemeyiz. - -But anyway, that's an aside.
Fakat ellerimiz hala ekranın dışında kalıyor.But our two hands still remain outside the screen.