dışın ile cümle

dışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.It was hunted until there were just a few left to die in zoos.
Böyle bir insanı ameliyat odasının dışında görsem, ölü oldukları kanısına varırdım.The bizarre thing is that if I saw somebody in this condition outside of the operating theater
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.The young man has nothing in his head except business.
Grete dışında hiç kimse için kesinlikle bir odaya girmek için kendine güvenenFor surely no one except Grete would ever trust themselves to enter a room in which
Penceresinden başında tanık dışında genel doğuyor.From the window he witnessed the beginning of the general dawning outside.
Matematik, fizik, kimya dışında kalan çoğu insani değer hatalıdır.Most human values are erroneous, except when it comes to mathematics, physics, chemistry.
Yani 2 asal sayıdır ve 2'nin dışındaki bütün çift sayılar bileşiktir.So 2 is prime; every other even number other than 2 is composite.
Tanım kümesi eksi 2 dışında tüm reel sayılar. -The domain is all real numbers, a can be any real number except for negative 2.
Bunun dışına çıkamayız.We can't get out of it.
Çünkü satın alabileceğiniz hiçbir şey yoktu, perçin dışında tabi. Değil mi?There was nothing to buy, unless you wanted to buy some rivets.
Dışında da olsa, kuşlar olurdu midilli veya koyun olmaz.There would be, birds outside though there would not be ponies or sheep.
Bu duvarlar yuvarlak bahçeleri dışında uzun bir yürüyüş oldu.It was the long walk outside the gardens with the walls round them.
Senin ip ile bir 'oyun dışında çalıştırın. "Run off outside an' play with thy rope."
'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir'A woman as brings up twelve children learns something besides her A B C.
Elde edemeyeceğimiz ise bu eğrinin dışında olanlardır.What we cannot do is something that's beyond this.
İnsanları helikopterler ile fakirliğin dışına çıkaramazsınız.You cannot helicopter people out of poverty.
Yani sadece bir şey alev nerede güvenli bir yere, bu dışında yapmalıyımSo you should only do this outside, somewhere safe where nothing can catch fire
Ve Meclis, Yönetim'in arzusu dışında hareket ediyor.And Congress is acting outside of what the administration wishes.
İnsan dediğimiz adeta zamanın dışındadır.The human being is almost out of time.
2012 grafiğin dışında kalıyor.2012 goes off the table.
Kontrolün biraz dışına çıktım.I got a bit out of control just now.
Sen hem içinde hem de dışında iyiydin.You're good inside and out.
Ve genelde biraz daha büyük bir tüpümüz olur, rebreather'ın dışına monte edilir, bu şekilde.Usually we'll have a slightly larger cylinder, mounted exterior on the rebreather, like this.
Sadece Japonya bunun dışında.The exception was Japan.
Bunun dışında sadece Hıristiyan ülkeler var.Otherwise it was only Christian countries.
Pek uzak yerlere seyahat edemez veya belli bir çevrenin dışına çıkamazsınız.You can't travel very far or venture too far outside a certain circle.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.So instead, it slides in grooves on the outside of the head.
En son ne zaman olduğunu düşünürseniz, bilmem mesela sallanan bir dişiniz varkenIf you think about the last time you had a wobbly tooth.
Bu Bangladeş'te tesisinin dışında bulunan bir hastane yöneticisi.This is a Bangladeshi hospital director outside his facility.
Hayvanlar aleminde misyoner pozisyonu (yüz yüze, erkek dişinin üstünde) çok nadirdir.The missionary position is very rare in the animal kingdom.
Yani eğer, aralığımı bu şekilde sınırlandırırsam, bu noktaları da aralığın dışına almam gerekir. .And so if I restrict my range to this right here and I exclude that point and that point.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.We have no choice but to embrace that reality.
Genelde kapının dışındaki kişi kapıyı çalar.The person outside usually knocks. Oh!
Eğer bu sınırın dışındaysanız, belki karadelikten kaçabilirsiniz.If you're beyond that boundary, you might be able to escape the black hole.
Ancak dışındaysa, kaçmak için bir şansı vardır.Anything on the outside has a chance of escaping.
Sonraki örneklerde e dışında bir fonksiyon kullanırız. -In the next examples, we'll do something other than an e to the 2x or an e function here.
Bu kontrolünüzün dışındadır ve harikadır ve bu bir kariyer yolu değildir.It's out of your control, and it's awesome, and it's not a career path.
Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına.Now we have to reach beyond the cozy circle of our Western friends.
Bu düşman duvarların dışındaykenki durumdu.That was when the enemy was outside the walls.
"Benim boru dışında." Mrs. Hall aniden çekildi."My pipe is out." Mrs. Hall was pulled up suddenly.
Birkaç dakika sonra, onun dışında oluşmuş küçük bir grup yanına döndüA couple of minutes after, he rejoined the little group that had formed outside the
Kilometrelerce koynunda dışında gözle görülür hiçbirNothing visible for miles except the bosom of Nature.
Dışında "bazı olağanüstü şeyler"And some extra-ordinary things out of
Biri dışında koştu.Somebody ran by outside.
Marvel barın arkasında koştu çağrı dışında tekrarlandı.Mr. Marvel rushed behind the bar as the summons outside was repeated.
Hepimiz canlıyız ve insan dışındaki hayvanlar da duyuları aynı bizim gibi hissediyor.We are all creatures. And non-human animals experience sensations just like we do.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.In 2007, I did a rather involuntary capsize drill three times in 24 hours.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.And outside the library, I wanted to make a place to cultivate your mind.
İçindeki vektörlerle herhangi bir şey yapamazsınız,onlar bir şekilde o uzayın dışında kalırlar. .You can't do anything with the vectors in it, they'll somehow get you out of that subspace.
Bu eşli sistemin sınıfın dışına taşınmaması için bir sebep yok.There's no reason why you can't have that peer-to-peer tutoring beyond that one classroom.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.Always on the look out for things that might be different for our expectations.
Baş ağrısı dışında herhangi diğer belirtiler ?Any other symptoms besides headaches?
Haklısınız, losyon dışında?You're out of lotion, right?
Bu havalimanındaki alışılmışın dışında yapılmış bir bank.This is an unusual installation of airport seating.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.I was so privileged to be able to teach in a hospice on the outskirts of Bangalore.
Nörobilim'den biliyoruz ki merhamet, alışılmışın dışında birkaç olağanüstü özelliğe sahiptir.Now we know from neuroscience that compassion has some very extraordinary qualities.
Katar da bölge gerçeklerinin dışında bir yer değil.Qatar is no exception to the region.
Çünkü bir babanın kilit altında olması onun kızının hayatının dışında kalması demek değildir.Because a father is locked in does not mean he should be locked out of his daughter's life.
Lütfen beni ders saatleri dışında rahat bırakın.If it is not class time, please just leave me alone.
Dişinin ne yaptığına bir bakın.Have a look what she's doing.

İlgili Sayfalar