dışın ile cümle

dışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Annem ve babam şehir dışında yaşıyor.My parents live outside the city.
Tom yurt dışına gitmek istiyor.Tom wants to go abroad.
Tom, Boston'un hemen dışında yaşıyor.Tom lives just outside of Boston.
Tom sadece Boston'un dışında yaşıyor.Tom lives just outside Boston.
Bir koltuk ve masa dışında, oturma odasında hiç mobilya yoktu.Besides a sofa and a table, there wasn't any furniture in the living room.
Tom her yıl yurt dışına gider.Tom goes abroad every year.
O sık sık yurt dışında.He's constantly abroad.
Barak Obama dışında bütün Amerika başkanları beyazdı.Aside from Barack Obama, all US presidents were white.
Barak Obama dışında bütün Amerika Birleşik Devletleri başkanları beyazdır.Apart from Barack Obama, all US presidents were white.
Barack Obama'nın dışında, bütün ABD başkanları beyazdı.With the exception of Barack Obama, all US presidents have been white.
Çocuklar evin dışında oynuyorlar.The children are playing outside the house.
Tom yurt dışında eğitim görmeye karar verdi.Tom has decided to study abroad.
Ormanın dışında değilsin.You're not out of the woods.
Yolun dışında durdular.They stayed out of the way.
Tom dışında hiç kimseye bahsetmedim.I've never mentioned it to anyone, except Tom.
Tom ağlamak dışında hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but cry.
O benim yapabileceğimin dışında.That's out of my hands.
Tom canını dişine takarak çalışıyor.Tom works his butt off.
Tom seçeneklerin dışında.Tom is out of options.
Tom'un ebeveynleri Kanada'nın dışında doğdular.Tom's parents were born outside Canada.
İşin dışında çok fazla arkadaşım yok.I don't have many friends outside of school.
Aç kedi pencerenin dışında miyavlamaya devam etti.The hungry cat kept meowing outside the window.
Önümüzdeki hafta kasaba dışına çıkacağım.I'll be out of town next week.
Restoranın dışında bir kuyruk var.There's a line outside the restaurant.
Kulübün dışında bir kuyruk var.There's a line outside the club.
Bölgenin dışında kalın.Stay outside the field.
Dua etmek dışında yapacak hiçbir şey yok.There is nothing more to do except to pray.
Fadıl şehir dışına çıkmak için para istedi.Fadil asked for money to get out of town.
Fadıl, Leyla'yı bagajın dışına çıkardı.Fadil pulled Layla out of the trunk.
Mary dışında kimse Tom'u yenemez.Nobody can beat Tom except Mary.
Önümüzdeki pazartesi gününe kadar kasaba dışında olacağım.I'll be out of town until next Monday.
Kampüs dışında yaşıyorum.I live off campus.
Fadıl ve Leyla şehir dışına taşındılar.Fadil and Layla moved out of town.
Fazladan bir önlem olarak, Fadıl evinin dışına güvenlik kameraları yerleştirdi.As an extra precaution, Fadil installed surveillance cameras outside his house.
Leyla zamanını evinin dışında geçirmeyi tercih etti.Layla preferred to spend her time out of the house.
Tom kolejden mezun olduktan kısa süre sonra yurt dışına çıktı.Tom went abroad soon after he graduated from college.
Penceremin dışından gelen yüksek bir ses duydum.I heard a loud noise coming from outside my window.
Tom önümüzdeki pazartesi gününe kadar şehir dışında olacak.Tom will be out of town until next Monday.
Tom bir süre için kasaba dışında olacak.Tom will be out of town for a while.
Tom bütün hafta şehir dışında olacak.Tom will be out of town all week.
Dişinizi nasıl çektiniz?How did you chip your tooth?
Onlar şehir dışında yaşıyorlar.They live outside the city.
Sen şehir dışında yaşıyorsun.You live outside the city.
Tom dışında herkes orada olmayı planlıyor.Everyone except Tom is planning to be there.
Ben asla Boston dışında herhangi bir yerde yaşamadım.I've never lived anywhere except Boston.
Yurt dışına gidiyorum.I'm going abroad.
Gelecek yıl yurt dışına gideceğim.Next year I'll go abroad.
Ölüm dışında her şeye bir çare var.There is a remedy for everything except death.
Yurt dışına çıkıyorum.I am going abroad.
Gelecek yıl yurt dışına çıkacağım.I am going abroad next year.
Gelecek yıl yurt dışına seyahat edeceğim.I will travel abroad next year.
Tom dışında herkes onu yaptı.Everyone did it, except Tom.
Onlar şehir dışından mı?Are they from out of town?
Müzik dışında, başka ne yapıyorsun?Besides music, what else do you do?
Leyla dışında herkes oradaydı.Everybody was there except Layla.
Tom'un tehlikenin dışında olduğunu duyduğuma sevindim.I'm glad to hear Tom is out of danger.
Leyla'nın zihinsel durumu kontrol dışına çıktı.Layla's mental state went out of control.
Alışılmışın dışında düşünme yeteneğim için kendimle gurur duyuyorum.I pride myself on my ability to think outside the box.
Tom'un köpeği hâlâ onu tam ön kapının dışında onu bekliyor.Tom's dog is still waiting for him just outside the front door.
Tom'un köpeği hâlâ ön kapının dışında bekliyor.Tom's dog is still waiting just outside the front door.

İlgili Sayfalar