dışım ile cümle
dışım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Acestea sunt neplăceri din afară.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Có tất cả các vấn đề bên ngoài về tôi
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Das alles sind Probleme außerhalb meines Ichs.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Deze problemen spelen zich af buiten mij om.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Estos son todos problemas fuera de mí.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Et ça je ne peux rien y faire.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Ezek mind rajtam kívül álló problémák.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Ini semua adalah masalah di luar diri saya.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.이건 모두 외부적 문제이다.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Questi sono tutti problemi lontani da me
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Te problemy nie dotyczą mnie bezpośrednio.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Tohle jsou všechno problémy mimo mě.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Αυτά είναι προβλήματα μακριά από μένα.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Все эти неприятности вокруг меня.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler."Та всі ці проблеми - ззовні.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.Това са далечни за мен проблеми.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.כל אלו הן צרות מחוצה לי.
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.هذه كلها مشاكل خارج حياتي
Bunlar hep benim dışımda kalan meseleler.だけどもっと痛切な問題がある
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Dalam sebagian besar hidup saya, saya ingin sesuatu untuk membuat saya gembira.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Durante una gran parte de mi vida quería algo que me hiciera feliz.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Ho voluto per tanto tempo nella mia vita qualcosa che mi facesse felice.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Hrozně dlouho jsem ve svém životě chtěla něco, co by mne učinilo šťastnou.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.인생을 살면서 행복하기를 바랬습니다
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Lange Zeit meines Lebens wollte ich etwas, das mich glücklich macht.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Oly' sokáig életemben valami mást akartam, hogy boldoggá tegyen.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Pendant une grande partie de ma vie, j'attendais mon bonheur d'un agent extérieur.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Pentru o perioadă atât de lungă din viața mea, mi-am dorit ceva care să mă facă fericită.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Przez tak dużą część mojego życia pragnęłam posiadać coś, co uczyni mnie szczęśliwą.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Rất nhiều lần trong đời, tôi đã khao khát thứ gì đó khiến tôi hạnh phúc
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Zo lang in mijn leven, wilde ik iets om me gelukkig te maken.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Σχεδόν όλη μου τη ζωή, ήθελα κάτι άλλο για να είμαι ευτυχισμένη.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Дълго време в моя живот исках нещо, което да ме направи щастлива.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.Так много раз я хотела, чтобы кто-то сделал меня счастливой.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.לכל רב חיי, רציתי משהו שיעשה אותי שמחה.
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.لكثير من الوقت فى حياتى أردت شيئاً يشعرنى بالسعادة
Hayatımın çoğunda dışımdaki bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim.何かに幸せにしてもらおうとしていました 理想の家や文句なしの車があったら
Michael Jackson'larımız parmaklarımızın ucunda, bizim dışımızdakilerin böyle bir imkanı olmayabilir.우리의 마이클 잭슨들이 바로 우리 손가락 앞에 있는 것입니다. 어쩌면 이들이 스타가 되는 기회를 얻기는 어려울 수도 있습니다.
Michael Jackson'larımız parmaklarımızın ucunda, bizim dışımızdakilerin böyle bir imkanı olmayabilir.המייקל ג'קסון שלנו, נמצאים במרחק נגיעה, ולא יהיו להם את ההזדמנות הזו, אילולא אנו.
Michael Jackson'larımız parmaklarımızın ucunda, bizim dışımızdakilerin böyle bir imkanı olmayabilir.مايكل جاكسون التابع لنا موجود عند أطراف أصابعنا وربما لا تكون لديه الفرصة ، ما عدا معنا.
Michael Jackson'larımız parmaklarımızın ucunda, bizim dışımızdakilerin böyle bir imkanı olmayabilir.他の人はそんな機会に恵まれていないかもしれません だからLXDを作りました
Pardon ama bunların hepsini dışımdan mı söyledim?Désolé. Je parlais à haute voix?
Pardon ama bunların hepsini dışımdan mı söyledim?Entschuldigung habe ich da hard auf gesagt?
Pardon ama bunların hepsini dışımdan mı söyledim?Scusa, ho detto tutto ad alta voce?
Pardon ama bunların hepsini dışımdan mı söyledim?Συγνώμη, τα είπα όλα αυτά φωναχτά;
Pardon ama bunların hepsini dışımdan mı söyledim?Извини. Я это говорил вслух?
Pardon ama bunların hepsini dışımdan mı söyledim?出してたわ
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.그리고 3시간 후에는, 저를 제외하고 집과 그 집안에 있었던 모든 것들을 재로 만들어 버렸죠.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.3 часа по-късно, огънят беше свел дома ми и всичко в него, освен мен, до пепел.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.3 שעות מאוחר יותר, אותה דליקה כילתה את ביתי ואת כל מה שבתוכו חוץ ממני.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.Binnen drie uur had deze brand mijn thuis met alles erin, behalve mij, gereduceerd tot as.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.Három óra alatt az egész otthonom, és minden, ami benne volt, engem kivéve, porrá égett.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.În trei ore focul mi-a redus la cenușă absolut tot căminul, în afară de mine.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.Kolme tuntia myöhemmin tuli oli tuhonnut kotini ja jokaisen asian siinä tuhkaksi, paitsi minut.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.Og tre timer senere havde branden reduceret mit hjem og hver eneste ting i det, bortset fra mig, til aske.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.Tiga jam kemudian, api tersebut telah menghabisi rumah saya beserta semua isinya, kecuali saya, menjadi debu.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.Tre ore dopo, quel fuoco aveva ridotto in cenere la mia casa e tutto quello che conteneva, tranne me.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.Três horas depois, o fogo tinha reduzido a cinzas a minha casa e tudo nela, exceto eu.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.Trzy godziny później ogień strawił cały dom, ocalałem tylko ja.
Üç saat sonra bu yangın evimi, benim dışımda her şeyi küle çevirmişti.Và ba giờ sau, đám cháy đã làm cho nhà của tôi và mọi thứ cuối cùng trong đó trừ tôi trở thành tro bụi.