Ana içeriğe geç
Sözlük

dış yüzey ile cümle

dış yüzey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Binaların dış yüzeylerindeki çoğu cam yapı bu şekildedir.Most of glass in construction is on the exterior surface of buildings.
Europa buzlu dış yüzeyinin altında sıvı su bulunduğuna ait görüşler bulunmaktadır.Europa is thought to have a liquid water ocean underneath its icy exterior.
Kepek, derinin en dış yüzeyinden dökülen ölü hücrelerden oluşur.Exfoliation involves the removal of the oldest dead skin cells on the skin's outermost surface.
Dış yüzey bağdadi sıva ya da ahşap kaplamadır.Alter substrate or ligand binding.
Dış yüzey bakırdan yapılmış.THE OUTSlDE OF IT IS BRASS AND THEN THE -- IT'S DlFFlCULT TO
Tıpkı dünyadaki gibi, yaşamın okyanustan dış yüzeye uzanmış olması çok muhtemel.It's quite likely that it would move out of the ocean onto the surface, just as it did on the Earth.
Resmi kapadığınızda, dış yüzeyi görüyorsunuz.When this painting was closed you would actually only see the exterior.
Dış yüzeyinde de resimler var, şimdi yakından bakalım. .The exteriors are painted as well. Let's go have a look.
Resmin dış yüzeyinde de pek çok semboller bulunduğunu söylemiştim.There is a lot of symbolism on the outside of this painting.
Dış yüzeyi, veya koruyucu kapağı da diyebilirsiniz.It's covers, you could say.
Kilisenin iç ve dış yüzeyleri metal tabakalarla kaplandı.The inner and outside surfaces of the church were covered with metal plates.
İçi boş bir iletken, bütün yüklerini dış yüzeyinde taşır.A hollow conducting body carries all its charge on its outer surface.
Genelde hücrelerin dış yüzeyinde bulunurlar.In general, they are found on the exterior surface of cells.
Dış yüzey.External surface.
Dış yüzey.Base extérieure.
Üst yüzeyleri ile vücudun bir iç boşluğuna ya da dış yüzeyine bakarlar.Cierras los ojos; eres capaz de ver un lugar o algo que sucede».
Subseröz miyomlar: bu miyomlar genellikle rahmin dış yüzeyinde oluşan miyom türleridir.Che sia questo il vero cibo dell'anima? e questa la vera vita?».
Dış yüzey.Superficie esterna.
Europa buzlu dış yüzeyinin altında sıvı su bulunduğuna ait görüşler bulunmaktadır.È stato ipotizzato che su Europa possa esistere un oceano d'acqua sotto la crosta ghiacciata.
Dış yüzeyleri hafifçe tüylüdür.Il bordo esterno è liscio.
Europa buzlu dış yüzeyinin altında sıvı su bulunduğuna ait görüşler bulunmaktadır.Что касается Европы, то жидкая вода, вероятно, существует под поверхностным ледяным слоем.
Dünyanın tadları her yerde aynıdır, sadece dış yüzeyleri değişir.Здания у всех Домов одинаковы — отличаются только внешним дизайном.
Dış yüzey.Наружная поверхность.
Dış yüzeyleri düzlenip açkılanmıştır.Отображения и изгибания поверхностей.
Dış yüzey.السطح الخارجي.
Dış yüzeyleri hafifçe tüylüdür.Het oppervlak is licht schubbig.
Dış yüzey.Powierzchnia zewnętrzna.
Dış yüzey, güçlendirilmiş fiber veya termoplastikten yapılmıştır.Jest wytwarzany przez cementoblasty lub fibroblasty ozębnej.
Europa buzlu dış yüzeyinin altında sıvı su bulunduğuna ait görüşler bulunmaktadır.Se presupune că Europa ar avea un ocean de apă lichidă sub stratul exterior de gheață.
İçi boş bir iletken, bütün yüklerini dış yüzeyinde taşır.Un corp conductor gol pe dinăuntru poartă toată sarcina pe suprafața sa exterioară.
Dış yüzeyleri mine tabakasıyla örtülüdür.Numai minele anti-personale sunt acoperite.
Güneşte Fraunhofer hatları dış yüzeydeki gazlardan görülür.A Fraunhofer-féle vonalak a Nap színképében található sötét vonalak.
Dış yüzeyi düz ve konvekstir.Η έξω επιφάνεια είναι κυρτή και ομαλή.
Sadece malzeme dış yüzeyinde açılan hatalar tespit edilebilir.Kun egenkomponert materiale kan framføres.
Dış yüzeyleri düzlenip açkılanmıştır.Các bề mặt bị hở ra.
İçi boş bir iletken, bütün yüklerini dış yüzeyinde taşır.Khi trống quay, mặt của nó lướt qua điện cực trống.
Europa buzlu dış yüzeyinin altında sıvı su bulunduğuna ait görüşler bulunmaktadır.エウロパの氷の表面の下に液体の海が存在する証拠を確認した。
Dış yüzey.外表面。
Dış yüzeyini görebilmek yalnızca şapelin çevresindeki pencereler ve ışıklıklar ile mümkündür.밝은 반사 지붕은 주변 건물의 높은 창으로 빛과 열을 반사할 수 있다.
Binaların dış yüzeylerindeki çoğu cam yapı bu şekildedir.대부분의 지하철역 스크린도어가 이런 형태이다.
Güneşte Fraunhofer hatları dış yüzeydeki gazlardan görülür.При Слънцето, Фраунхоферовите линии се дължат на газ в слънчевата атмосфера.
İçi boş bir iletken, bütün yüklerini dış yüzeyinde taşır.При високи води Шилка е плавателна по цялото си протежение.
Dünyanın tadları her yerde aynıdır, sadece dış yüzeyleri değişir.Teplota nie je vo všetkých častiach jaskyne rovnaká, závisí od vonkajšej teploty.
Dış yüzeyine de hafif bir pürüz kazandırır.Na površini se drobno luščijo.
Güneşte Fraunhofer hatları dış yüzeydeki gazlardan görülür.Fraunhoferi jooned on neeldumisjooned Päikese spektris.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.Als deze dingen sterven, komen organismen onmiddellijk dat dode oppervlak omkorsten en er op leven.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.Când acești corali mor, alte organisme vin imediat, acoperă acea suprafață moartă și trăiesc pe ea.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.Cuando éstas mueren de inmediato vienen organismos se incrustan y viven en esa superficie muerta.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.Gdy te organizmy umierają, błyskawicznie pojawiają się inne, aby zagłębić się w te martwe skorupy.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.이러한 것들이 죽을 때에는 그 즉시 유기 생물체들이 밀려들어와서 그 표면을 덮어버리고 그 죽은 표면 위에서 살게 됩니다.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.Más organizmusok azonnal rátelepednek és a tetemen élősködnek.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.Sofort kommen Organismen und überkrusten die abgestorbene Oberfläche.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.Когато тези неща загинат, незабавно, организми идват и ги покриват и заживяват на тази мъртва повърхност.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.После гибели кораллов их поверхность тотчас же покрывается живыми организмами.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.כאשר הדברים האלו מתים, מיד נכנסים לשם אורגניזמים והם מצפים את המשטח המת הזה וחיים עליו.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.عندما تموت هذه الأشياء، على الفور، تأتي الكائنات العضوية وتلبس على القشرة وتعيش على سطح الجسم الميت.
Bu mercanlar öldüğünde, anında organizmalar gelir ve ölmüş dış yüzeyi sararak orda yaşamaya başlarlar.すぐに別の生命体が 死んだ生き物の上で繁殖します なので サンゴ群がエル・ニ−ニョで死滅すると
Dışbükey aynada önemli olan aynanın dış yüzeyidir. . .בה אנו עוסקים בצד השני של המראה. אנו עוסקים בחלק החיצוני של הקערה. יש לנו משהו בצורת פרבולה.
Dış yüzeyinde de resimler var, şimdi yakından bakalım. .Tam również znajdują się malunki. Przyjrzyjmy się zatem.
Dış yüzeyinde de resimler var, şimdi yakından bakalım. .И на нём тоже есть роспись. Давайте посмотрим.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod