Düzgün floresan lamba.E vorba de-un tub fluorescent mai delicat."
Düzgün floresan lamba.Itulah tabung pendar yang diperhalus."
Düzgün floresan lamba.그건 형광등을 개량한 것입니다.
Düzgün floresan lamba.Questo è un tubo fluorescente rifinito."
Düzgün floresan lamba.To redefinicja rurki fluoroscencyjnej."
Düzgün floresan lamba.Считайте, что флуоресцентная трубка, просто усовершенствованная".
Düzgün floresan lamba.Това е усъвършенствана флуоресцентна тръба."
Düzgün floresan lamba.שהיא נורת ניאון משודרגת."
Düzgün floresan lamba.هذا أحد الأنابيب المشعة المكررة
Düzgün görünsün istiyorum. a c vektörü bu şekilde깔끔하게 그리고 싶어요 벡터 ac는 이렇게 생겼습니다
Düzgün görünsün istiyorum. a c vektörü bu şekildeChcę to zrobić ładnie. Wektor ac wydląda tak.
Düzgün görünsün istiyorum. a c vektörü bu şekildeEl aire acondicionado vector es así.
Düzgün görünsün istiyorum. a c vektörü bu şekildeاريد رسمه بشكل متقن المتجه ac سيبدو هكذا
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.A csinos, vékony öregember állt közel a szolga, aki ajtót nyitott nekik.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Een nette, dunne oude man stond bij de knecht die de deur open voor hen.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Eine saubere, dünne alte Mann stand in der Nähe der Diener, der ihnen die Tür öffnete.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Elegantní, tenký Starý muž stál u sluhu, který otevřel dveře pro ně.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Elegantný, tenký Starý muž stál pri sluhu, ktorý otvoril dvere pre nich.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.En pæn, tynd gammel mand stod i nærheden tjeneren, der åbnede døren for dem.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.En snygg, tunn gammal man stod nära den tjänare som öppnade dörren för dem.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Gladka, tanka starec je stal v bližini kletar, ki je odprl vrata za njih.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.스트레이트, 얇은 노인들을 위해 문을 연 하인 근처에 서 있었다.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Một người đàn ông gọn gàng, mỏng cũ đứng gần manservant đã mở cửa cho họ.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Seorang pria, rapi tua kurus berdiri di dekat Pelayan yang membuka pintu untuk mereka.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Siisti, ohut vanha mies seisoi lähellä miespalvelija joka avasi oven heille.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Um puro, velho magro estava perto o criado que abriu a porta para eles.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Un bărbat elegant, subţire vechi stătea lângă robul care a deschis uşa pentru ei.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Une nette, homme mince se trouvait près du vieux valet de chambre qui a ouvert la porte pour eux.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Un hombre limpio, viejo delgado se puso cerca de la sirviente que abrió la puerta para ellos.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Un pulito, vecchio magro in piedi vicino al servo che ha aperto la porta per loro.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Zgrabny, cienki starzec stał w pobliżu sługa, który otworzył im drzwi.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Ένα τακτοποιημένο, λεπτή γέρος στάθηκε κοντά στην υπηρέτης που άνοιξε την πόρτα για αυτούς.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Аккуратный, худой старик стоял у слуги, который открыл им дверь.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Акуратний, худий старий стояв у слуги, який відкрив їм двері.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.Спретнат, тънък старец стоеше близо до слугата, който отвори вратата за тях.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.אדם מסודר, זקן דק עמדו ליד המשרת שפתח להם את הדלת.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu.فقد وقفت ورقيقة متقنة رجل يبلغ من العمر بالقرب من خادم الذي فتح الباب لهم.
Düzgün, ince bir yaşlı adam, onlar için kapıyı açtı uşağı yakın durdu."あなたは彼女の部屋に彼女を取るか、"彼はハスキーな声で言った。
Düzgün işleyen demokrasiler uzmanlar, politikacılar, fanatikler ve yönetime katılmayan seyircilerden oluşamaz.Il punto è che non esiste una democrazia praticabile fatta di esperti, fanatici, politici e spettatori.
Düzgün işleyen demokrasiler uzmanlar, politikacılar, fanatikler ve yönetime katılmayan seyircilerden oluşamaz.문제는 이것입니다: 전문가, 광신도, 정치가, 그리고 관객만으로 이루어졌는데도 생존 가능한 민주주의같은 건 없습니다.
Düzgün işleyen demokrasiler uzmanlar, politikacılar, fanatikler ve yönetime katılmayan seyircilerden oluşamaz.Problema este că nu există o democraţie viabilă creată de experţi, fanatici, politicieni şi spectatori.
Düzgün işleyen demokrasiler uzmanlar, politikacılar, fanatikler ve yönetime katılmayan seyircilerden oluşamaz.Problem polega na tym, iż nie istnieje żywotna demokracja, złożona z ekspertów, fanatyków, polityków i widzów.
Düzgün işleyen demokrasiler uzmanlar, politikacılar, fanatikler ve yönetime katılmayan seyircilerden oluşamaz.הבעיה היא שאין דבר כזה, דמוקרטיה ברת-קיימא שמורכבת כולה ממומחים, קנאים, פוליטיקאים וצופים-מן-הצד.
Düzgün işleyen demokrasiler uzmanlar, politikacılar, fanatikler ve yönetime katılmayan seyircilerden oluşamaz.政治家 傍観者から構成される 実現可能な民主主義など 存在しないということです (拍手)
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.Aplaudăm cutia bine-crescută.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.Aplaudimos la caja de buenos modales.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.Chúng ta khen ngợi chiếc hộp đúng quy cách.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.Elogiamos os espaços bem concebidos.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.사실 우리는 이런 잘 만들어진 상자을 좋아하니까요.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.Lubimy stateczne klocki.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.Megtapsoljuk a jólnevelt dobozt.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.Nous applaudissons la boîte bien éduquée.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.Un contenitore grazioso piace a tutti.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.Wir applaudieren der wohlgesitteten Kiste.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.Аплодираме кутията с добри маниери.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.אנחנו משבחים את הריבוע המנומס.
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.نحن نستحسن الصندوق التقليدي المهذب
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.しかし、今まで存在したことのないものを作ることに私は興味があります
Düzgün kontrol edilmelidir.Ça doit être correctement vérifié.
Düzgün kontrol edilmelidir.Nó phải được kiểm tra đúng cách.