Daha düzgün çizmeye çalışayım. ..תנו לי לצייר את זה קצת יותר מסודר... זה משולש ישר זווית...
Daha düzgün çizmeye çalışayım. ..دعوني أرسم واحدا أكثر اتقانا من هذا.
Daha düzgün çizmeye çalışayım. ..次のような直角三角形です。 直角三角形です。
Daha düzgün dişler ve büyük bir beyniniz olabilir.תהיינה לכם שיניים ישרות ומוחות גדולים יותר.
Daha düzgün dişler ve büyük bir beyniniz olabilir.だから 野生の魚を食べてください 特に鮭とニシンです
Daha düzgün görünmesi için seçilmiş bir çizim tarzıdır bu.Det gjorde jeg kun for at gøre det oversigtlig - de rette vinkler.
Daha düzgün görünmesi için seçilmiş bir çizim tarzıdır bu.Udělal jsem tam pravé úhly jen proto, aby to bylo úhledné.
Daha düzgün görünmesi için seçilmiş bir çizim tarzıdır bu.Urobil som tam pravé uhly len preto, aby to bolo upravené.
Daha düzgün görünmesi için seçilmiş bir çizim tarzıdır bu.Направих ги просто за да е по-разбираемо, тези прави ъгли.
Daha düzgün görünmesi için seçilmiş bir çizim tarzıdır bu.Я просто зробив ці кути охайними.
Daha düzgün görünmesi için seçilmiş bir çizim tarzıdır bu.פשוט עשיתי את זה ללא כוונה, את הזוויות הנכונות
Daha düzgün oldu.E isso é claro.
Daha düzgün oldu.Przydatna cecha.
Daha düzgün oldu.Šikovné, že?
Daha düzgün oldu.Šikovné, že?
Daha düzgün oldu. Yüzdeyi yeniden 0.3 yapalım.Нека сега се върнем на стойността 0,3.
Daha düzgün söyleyemiyorsun bile.Du kannst das ja noch nicht mal richtig aussprechen.
Daha düzgün söyleyemiyorsun bile.Ni siquiera puedes decirlo bien.
Daha düzgün söyleyemiyorsun bile.Non riesci neanche a dirlo bene,
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Ahogyan azt korábban említettem, az ökorendszerünk megfelelő működéséhez
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Come ho già detto, i pipistrelli sono fondamentali perché i nostri ecosistemi funzionino correttamente.
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Comme je l'ai dit avant, les chauves-souris sont essentielles au bon fonctionnement de nos écosytèmes.
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Como eu disse antes, os morcegos são essenciais para que os nossos ecossistemas funcionem correctamente.
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Ik zei al dat vleermuizen essentieel zijn voor het goed functioneren van ons ecosysteem.
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.자, 아까 제가 말했듯이 박쥐는 우리의 생태계가 제대로 작동하기 위해서 필수적입니다. 왜 그럴까요?
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Như tôi đã nói trước đó, loài dơi rất cần thiết cho hệ sinh thái của chúng ta hoạt động chính xác.
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Som jeg sagde før, er flagermus afgørende for at vores økosystemer fungerer korrekt.
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Как я отметила раньше, рукокрылые необходимы нашим экосистемам для их нормальной работы.
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.כעת, כפי שאמרתי קודם, עטלפים הכרחיים כדי שהמערכות האקולוגיות שלנו יפעלו כראוי. ולמה זה כך?
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.كما قلت سابقا، تعتبر الخفافيش عنصر أساسى فى النظام البيئى لكى يعمل بطريقة سليمة. و لماذا هذا؟
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.正しく機能するのに不可欠ですが なぜでしょう? 熱帯に生息するコウモリは 多くの植物の授粉に重要です
Daha önce, yeni hücrelerin düzgün bir şekilde gelişmesine yarayan kimyasal tetikleyicilere odaklanıyordu.Precedentemente, si erano concentrati sui segnali chimici,che accendono le cellule a sviluppare correttamente.
Daha önce, yeni hücrelerin düzgün bir şekilde gelişmesine yarayan kimyasal tetikleyicilere odaklanıyordu.Sebelumnya, mereka fokus pada isyarat kimia, yang memicu sel-sel baru untuk bisa berkembang dengan benar.
Daha önce, yeni hücrelerin düzgün bir şekilde gelişmesine yarayan kimyasal tetikleyicilere odaklanıyordu.Zuvor haben sie sich auf chemische Komponenten fixiert, die neues Zellwachstum anregen.
Daha önce, yeni hücrelerin düzgün bir şekilde gelişmesine yarayan kimyasal tetikleyicilere odaklanıyordu.Преди това се фокусираха върху химичните сигнали, които задействат правилното развитие на новите клетки.
Dai Manju'yu takip ettiğimiz yıllarda şunu görme şansımız oldu, bozuk bir döngüden, düzgün bir döngüye geçti.그리고 몇 년에 걸쳐, 우리가 다이 만주를 지켜보면서, 우리는 그녀가 악 순환에서 나와서 선순환으로 들어갈 수 있었다는 것을 볼 수 있었습니다.
Dai Manju'yu takip ettiğimiz yıllarda şunu görme şansımız oldu, bozuk bir döngüden, düzgün bir döngüye geçti.Ob večletnem spremljanju Dai Manju smo videli, da se je uspela premakniti iz začaranega kroga v uspešen krog.
Dai Manju'yu takip ettiğimiz yıllarda şunu görme şansımız oldu, bozuk bir döngüden, düzgün bir döngüye geçti.Śledząc przypadek Dai Manju zobaczyliśmy, że udało jej się wyrwać z błędnego koła na drogę powodzenia.
Dai Manju'yu takip ettiğimiz yıllarda şunu görme şansımız oldu, bozuk bir döngüden, düzgün bir döngüye geçti.ובמהלך השנים, כשעקבנו אחר דאי מאנג'ו, ראינו שהיא הצליחה לצאת ממעגל אכזרי אל מעגל נעלה.
Dai Manju'yu takip ettiğimiz yıllarda şunu görme şansımız oldu, bozuk bir döngüden, düzgün bir döngüye geçti.彼女が負のスパイラルを脱して 正のスパイラルに入ったということです 自分自身の人生を変えただけではありません
Denklemin iki tarafını, bu katsayının çarpmaya göre tersiyle çarparsak, sayılar pek de düzgün çıkmıyor. -والآن يمكننا ان نضرب كلا الطرفين بمعكوس هذا المعامل، ونحصل على --ربما انني ارتكبت
Dille karıştırılmaması gereken bir diğer şey de, düzgün dilbilgisidir.두번째로 언어와 헷갈리지 말아야할 것은, 제대로 된 문법입니다. 언어학자들은 구별합니다.
Dille karıştırılmaması gereken bir diğer şey de, düzgün dilbilgisidir.Une deuxième chose est de ne pas confondre la langue avec sa propre grammaire.
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Ako sa veselo Vyzerá to, že úsmev, ako elegantne rozšíriť svoje pazúry,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Bagaimana riang ia tampaknya menyeringai, Bagaimana menyebar rapi cakarnya,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak'Come allegramente sembra sorridere, come ben diffondere i suoi artigli,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Comment joyeusement, il semble sourire, parfaitement réparties Comment ses griffes,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak'Como alegremente ele parece sorrir, Como se espalhar ordenadamente suas garras,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Con cuánta alegría que parece sonrisa, ¿Cómo cuidadosamente extendido sus garras,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Cum vesel, el pare să zâmbet, Cum frumos răspândit ghearele lui,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak'Hoe vrolijk lijkt hij te grijnzen, Hoe netjes spreidde zijn klauwen,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Hogy vidáman úgy tűnik, vigyorogva, Hogy szépen terjedt karmai,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Hur glatt han verkar leende, hur tätt sprida hans klor,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Hvordan muntert han synes at grine, Hvordan pænt spredt sine kløer,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Jak se vesele Vypadá to, že úsměv, jak elegantně rozšířit své drápy,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Jak wesoło zdaje się uśmiechem Jak porządnie rozciągnąć swoje pazury,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Kako veselo mu zdi, da nasmeškom, kako lepo širi svoje kremplje,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak'그는 미소를 보인다 방법 유쾌, 어떻게 깔끔하게, 그의 발톱을 확산
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymakLàm thế nào vui vẻ dường như nụ cười, Làm thế nào gọn gàng lây lan móng vuốt của mình,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Miten iloisesti hän näyttää virne, kuinka tiiviisti levitä kynsiään,