Ana içeriğe geç
Sözlük

düzenli ile cümle

düzenli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Düzenli bir nabzın var.You have a regular pulse.
Düzenli olarak açık havada çalışan kişiler uykusuzluk sıkıntısı çekmezler.People who regularly work in the open air do not suffer from sleeplessness.
Düzenli egzersiz yapmaya inanıyorum.I believe in exercising regularly.
Yabancı dil dersine düzenli katılım önemlidir.Regular attendance is important in a foreign language class.
Düzenli olarak herhangi bir ilaç alıyor musun?Are you taking any medicine regularly?
Yazlık temiz ve düzenliydi.The cottage was clean and tidy.
Adaya düzenli bir tekne servisi yoktur.There is no regular boat service to the island.
O sınıfta düzenli devam gereklidir.Regular attendance is required in that class.
Volkan düzenli aralıklarla püskürür.The volcano erupts at regular intervals.
Bir müddet beni düzenli olarak ziyaret etmek zorunda kalacaksın.You'll have to visit me regularly for a while.
Bu odayı temiz ve düzenli tutmanı istiyorum.I want you to have this room clean and tidy.
Öğrenciler derslere düzenli olarak katılmalıdırlar.Students should attend classes regularly.
Her zaman ofisini düzenli tutmak.Always keep your office tidy.
Ben düzenli olarak saat dokuzda yatmaya giderim.I regularly go to bed at nine.
Odanızı düzenli tutmalısınız.You must keep your room tidy.
Sizin tavsiyeniz üzerine davranarak, daha düzenli egzersiz yapmaya karar verdim.Acting on your advice, I've decided to exercise more regularly.
Eğer senin düzenli desteğin olmasa, benim misyonum başarısızlıkla sonuçlanırdı.But for your steady support, my mission would have resulted in failure.
Kan dolaşımı düzenli değil.The cycle of blood is not regular.
Bu akşam onun için bir veda partisi düzenliyoruz.We are giving a farewell party for him tonight.
Bizim sınıf düzenli tutuldu.Our classroom was kept tidy.
Odanı temiz ve düzenli tut.Keep your room neat and tidy.
Düzenli olarak yemek zorundasın.You have to eat regularly.
Hükümet eğitimi yeniden düzenliyor.The government has been reforming education.
Âdetlerim düzenli.My period is regular.
Bazı erkek çocukları düzenli olarak yıkanmaktan hoşlanmazlar.Some boys don't like to bathe regularly.
Düzenli testler almaya ek olarak, bizim uzun bir deneme teslim etmemiz gerekiyor.In addition to taking the regular tests, we have to hand in a long essay.
En iyisi düzenli olarak dişçiye gitmektir.It's best to go to the dentist at regular intervals.
Düzenli bir iş arıyorum.I'm looking for some regular work.
Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecekler içerler.Sixty percent of Japanese adult males drink alcoholic beverages on a regular basis.
Onun odası her zaman düzenli.His room is always tidy.
Onun nabız düzenli mi?Is his pulse regular?
Futbol kulübünün düzenli bir üyesiydi.He was a regular member of the soccer club.
O, şimdi odasındaki şeyleri düzenliyor.He is now setting things in order in his room.
Onlar işçilerine düzenli istihdamı garantiledi.They guaranteed regular employment to their workers.
O düzenli bir güzellik.She is a regular beauty.
O her zaman temiz ve düzenli.She is always neat and tidy.
O, beni düzenli olarak ziyaret ederdi.She used to visit me regularly.
O düzenli olarak beni ziyaret ederdi.She used to visit me regularly.
O düzenli olarak piyano çalışması yapar.She practices playing the piano regularly.
Odasını her zaman temiz ve düzenli tutar.She always keeps her room neat and tidy.
Düzenli bir hayat sürdürmenin çok iyi olduğunu düşünüyorum.I think it is very good to lead a regular life.
Yarın bu zamana kadar her şeyi düzenli istiyorum.I want everything in order by this time tomorrow.
Düzenli olarak kıyafetler alacak kadar para kazanmıyorum.I don't earn enough money to buy clothes regularly.
Sıraya gir ve kapıya doğru düzenli olarak yürü.Line up and walk to the door in order.
Bu yıl da, amatör müzisyenler için düzenlenen çok sayıda düzenli konserler var.This year too there are many regular concerts for amateur musicians being held.
Profesyonel yazarların düzenli bir geliri yoktur.Professional writers do not have a regular income.
Gerçek biraz farklı olmasına rağmen düzenli görünmede çok iyiyim.I am very good at appearing organised, although the reality is somewhat different.
Tom annesiyle birlikte düzenli olarak suşi yer.Tom regularly eats sushi with his mother.
Tom gelecek cumartesi Mary için sürpriz bir doğum günü partisi düzenliyor.Tom is throwing a surprise birthday party for Mary next Saturday.
Tom Mary için bir sürpriz parti düzenliyor.Tom is planning a surprise birthday party for Mary.
O düzenli bir işkolik.He's your regular workaholic.
Tom her şeyin düzenli olduğunu düşündü.Tom thought everything was in order.
Her şey düzenli görünüyor.Everything seems to be in order.
Tom size düzenli olarak haber verecektir.Tom will keep you posted.
Her zaman iş yerinizi düzenli tutun.Always keep your workplace organized.
Derslerimi düzenli bir şekilde takip ettim.I followed my lessons diligently.
Butan'ın milli sporu okçuluktur ve yarışmalar düzenli olarak çoğu şehirlerde düzenlenir.Bhutan's national sport is archery, and contests are regularly organized in most towns.
O, onun düzenli olarak okula devam etmesini talep etti.She demanded that he attend school regularly.
Bu ülkedeki insanların yüzde doksanı düzenli olarak egzersiz yapmaz.Ninety percent of the people in this country don't exercise regularly.
O bu şirketin düzenli bir çalışanı değil.She's not a regular employee of this company.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod