Pinochet ülkeyi düzeltti."Пиночет оправи страната." - Кой казва това?
Pinochet ülkeyi düzeltti.Пиночет привел в порядок страну
Pinochet ülkeyi düzeltti.- 誰が言っのですか? - 彼は..
Sesi düzeltti.A curățat sunetul.
Sesi düzeltti.Dia memoles audionya.
Sesi düzeltti.Dopieścił wszystkie dźwięki.
Sesi düzeltti.Er reinigte die Tonspuren.
Sesi düzeltti.Han fiksede lyden.
Sesi düzeltti.Hän muokkasi ääniraidat.
Sesi düzeltti.Han putsade ljudet.
Sesi düzeltti. Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Ha ripulito il suono, assicurandosi che tutto corrispondesse alla perfezione.
Sesi düzeltti. Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.lọc âm thanh, đảm bảo mọi thứ theo trật tự.
Sesi düzeltti.Hij heeft het geluid opgepoetst.
Sesi düzeltti.Il a affiné le son.
Sesi düzeltti.그는 오디오를 편집하고,
Sesi düzeltti.Limpou o som.
Sesi düzeltti.Megtisztította a hangot.
Sesi düzeltti.Vyčistil zvuk.
Sesi düzeltti.Καθάρισε τον ήχο.
Sesi düzeltti.Он подчистил звук.
Sesi düzeltti.Той изчисти аудиото.
Sesi düzeltti.הוא ניקה את הפסקול.
Sesi düzeltti.نقى الصوت
Sesi düzeltti.すべてが揃うようにしました
Sonseferinde uyardığın tüm hataları düzelttim.Aku sudah perbaiki semua kesalahan yang kau tunjukkan waktu itu.
Sonseferinde uyardığın tüm hataları düzelttim.Ho aggiustato tutti gli errori che hai sottolineato l'ultima vota.
Sonseferinde uyardığın tüm hataları düzelttim.J'ai arrangé toutes les erreurs que vous m'aviez pointées la dernière fois.
Sonseferinde uyardığın tüm hataları düzelttim. Ne var yine?Am indreptat toate greselile pe care le-am facut data trecuta, deci acum ce mai e?!
Sonseferinde uyardığın tüm hataları düzelttim. Ne var yine?لقد عالجت كل الاخطاء التي عملتها المرة الماضية اذن ماذا الان ؟
Sonseferinde uyardığın tüm hataları düzelttim.Poprawiłam wszystkie błędy, które mi wytknąłeś.
Sonseferinde uyardığın tüm hataları düzelttim.Διόρθωσα όλα τα λάθη που υπέδειξες την τελευταία φορά.
Sonseferinde uyardığın tüm hataları düzelttim.Я учла все свои прошлые ошибки.
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.E mi hanno dovuto ricucire e raddrizzare il naso.
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.Et ils ont dû me recoudre et me redresser le nez.
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.그리고 그들은 저를 꼬메기 시작했고 제 코를 똑바로 세웠어요.
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.Musieli mnie zszyć i wyprostować nos.
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.Și au trebuit să mă coase și să-mi îndrepte nasul.
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.Tôi bị khâu mấy mũi và cái mũi tôi phải chỉnh thẳng lại.
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.Y tuvieron que coserme y enderezarme la nariz.
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.Ze moesten me hechten en m'n neus moest worden rechtgezet.
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.И им пришлось зашивать меня и вправлять нос.
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.Трябваше да ме зашият и да ми изправят носа.
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.ושם תפרו אותי ויישרו לי את האף,
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.واحتاجوا لأن يخيطوا وجهي, ويصلحوا انفي
Ve bana dikiş atmaları gerekti ve burnumu düzelttiler.その晩 ロデオに 出なくちゃいけねぇから
Ve Scott tüm videoları birleştirdi. Sesi düzeltti. Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.Y Scott consolidó todos los videos, filtró el audio, se aseguró que todo estuviera correcto.
Yazıda anlatıldığı gibi, birinin ekrana gelerek düzelttiği bir film.2方向スライダーで速度を調節できます
Yazıda anlatıldığı gibi, birinin ekrana gelerek düzelttiği bir film.En fait, c'est un film montrant quelqu'un qui fait les réparations décrites dans le texte.
Yazıda anlatıldığı gibi, birinin ekrana gelerek düzelttiği bir film.Este defapt un film cu o persoană care vine în cadru și care efectuează reparația care este descrisă în text.
Yazıda anlatıldığı gibi, birinin ekrana gelerek düzelttiği bir film.Es una película de alguien entrando a cuadro y haciendo la reparación que se describe en el texto.
Yazıda anlatıldığı gibi, birinin ekrana gelerek düzelttiği bir film.Het is een film waarin iemand de reparatie uitvoert die in de tekst beschreven wordt.
Yazıda anlatıldığı gibi, birinin ekrana gelerek düzelttiği bir film.를 직접 행하는 화면이 나옵니다.
Yazıda anlatıldığı gibi, birinin ekrana gelerek düzelttiği bir film.Но това всъщност е филм на някой, който идва в рамката и прави ремонта, който описва текста.
Yazıda anlatıldığı gibi, birinin ekrana gelerek düzelttiği bir film.המתואר בטקסט.
Yazıda anlatıldığı gibi, birinin ekrana gelerek düzelttiği bir film.هذا موصوف في النص.