düzeltir ile cümle

düzeltir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mektubumu okur musun ve varsa hataları düzeltir misin?Would you read my letter and correct the mistakes, if any?
Denememi okur musun, eğer varsa hataları düzeltir misin?Will you read my essay and correct the mistakes, if any?
Umarım durumu bir an önce düzeltirsin.I hope you will correct the situation immediately.
Akıllı insanlar başkalarının hatalarıyla kendi hatalarını düzeltirler.By other's faults wise men correct their own.
Bizim alıştırmaları öğretmen düzeltir.The teacher corrects our exercises.
Ben bir örnek oluşturursam, onu benim için düzeltir misin?If I create an example, will you correct it for me?
Örnek bir cümle yazarsam, onu benim için düzeltir misin?If I write an example sentence, can you correct it for me?
Her sabah saçımı düzeltirim.I straighten my hair every morning.
Bunu nasıl düzeltirsin?How do you fix this?
O umarım durumu düzeltir.Hopefully that clears things up.
İşleri düzeltirim.I fix things.
Denememi düzeltir misin?Could you proofread my essay?
Sonunda Peter ve Chris aralarını düzeltir ve golf topları ile arabalara zarar verir.At the end, Peter and Chris make up, and vandalize cars with golf balls.
Bu süreç, yeni sentezlenen DNA'daki hataları düzeltir.This process corrects mistakes in newly synthesized DNA.
"Şahika moral düzeltir"."Morality Plays".
Hubble parlaklık ve parametre z’yi düzeltir.Hubble correlated brightness and parameter z.
Fakat karşısındaki "hayır Nuriye" diye düzeltir.Just say no to the n-word.
Öyle ise,nasıl düzeltir diniz?If so, how would you fix it?]
"Bu benim bir kere başıma geldi ve düzeltirken çok zorlandım" diyor.It happened to me once and I struggled in fixing it.
Ve eğer bunu düzeltirsek hayatımızın kalitesi bariz bir şekilde iyileşecek.And it frankly will enhance our quality of life if we fix this.
Öyle ise, nasıl düzeltirdiniz?If so, how would you fix it?]
Neyi duzeltir yada neyi tamamen farkl? yapard?n?What would you have corrected, or what would you do differently?
Bu hisseyi de simsara geri öder ve durumu düzeltirSo then he gets a share of IBM.
Eğer öyleyse, nasıl düzeltirdiniz?]If so, how would you fix it?]
Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.Yet if you do the right thing and are just, God is verily forgiving and kind.
Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.Yet if you do the right thing and are just, God is verily forgiving and kind.
İçinizden zina eden iki kimseye eziyet edin, tevbe edip düzeltirlerse onları bırakın.If two (men) among you are guilty of such acts then punish both of them.
İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.Yet if you do the right thing and are just, God is verily forgiving and kind.
Onları doğru yola eriştirir, durumlarını düzeltir.He will show them the way, and better their state,
Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.Yet if you do the right thing and are just, God is verily forgiving and kind.
Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzüntü de çekmeyecekler.Then those who believe or reform will have neither fear nor regret.
Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.Yet if you do the right thing and are just, God is verily forgiving and kind.
Artık kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.Then those who believe or reform will have neither fear nor regret.
Allah onları doğru yola iletir ve onların hallerini düzeltir. [10,9]He will show them the way, and better their state,
Kim inanıp kendini düzeltirse, onlara bir korku yok, onlar üzülmeyecekler de.Then those who believe or reform will have neither fear nor regret.
(Böyle davranırsanız) Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar.and He will set right your deeds for you and will forgive you your sins.
Kim zulmünden sonra tövbe eder, halini düzeltirse kuşkusuz Allah onun tövbesini kabul eder.Then whosoever repenteth after his wrong-doing and amendeth, verily Allah shall relent toward him.
Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin.But if they repent and reform, leave them alone.
(Çevirilerdeki yardımı karşılığında, arkadaşının ödevlerindeki yazım hatalarını düzeltirdi.)(In exchange for help with the translations, Smith would proofread all of her friend's coursework.)
Görsel girişi değiştirerek, zihnin orta hat duyusunu düzeltir gibi görünüyorlar.By shifting visual input, they seem to correct the mind's sense of midline.
Winston, bazı Plenti Bakanlığı rakamlarını düzeltirken, şunu açıklıyor:When Winston is adjusting some Ministry of Plenty's figures, he explains this:
Alelacele düzeltir ve üçü de kendi zamanlarında tekrar bir araya gelir.He hurriedly fixes it, and all three are reunited in their own time.
QuarkXPress 8.15 (2010) (Yalnızca Mac OS X) - Apple donanımlarındaki etkinleştirme sorunlarını düzeltir.QuarkXPress 8.15 (2010) (Nur Mac OS X) Behebt Aktivierungsprobleme auf neuerer Apple-Hardware.
Doktor kalkanı düzeltir.Lungenarzt korrigiert Zahlen.
Sonunda Peter ve Chris aralarını düzeltir ve golf topları ile arabalara zarar verir.No fim, Peter e Chris se reconciliam e acertam as bolas de golfe em direções erradas.
Bu süreç, yeni sentezlenen DNA'daki hataları düzeltir.Dit proces verbetert fouten in nieuw gemaakt DNA.
Bu çekirdek Aile Adası'nı düzeltir.Ik ben gekomen om het eiland beter te maken.
Doktor kalkanı düzeltir.Ku naprawie Rzeczypospolitej.
Hubble parlaklık ve parametre z’yi düzeltir.Hubble korrelerade ljusstyrka och parametern z.
Bunu yanında, Bobby sormasa bile sakat olan bacaklarını düzeltir.Det enda hon behöver göra är att rätta till de ben som hamnat fel.
İnşallah tanrı düzeltir."Parantaako Jumala tänäänkin?”
Küçükler kendinden büyük yaşlılarla muhatap olacaklarsa, önce kılık kıyafetini düzeltir.Isommat lapset oppivat pukemaan ne pian itsekin.
Sonunda Peter ve Chris aralarını düzeltir ve golf topları ile arabalara zarar verir.Chris ja Robert kiistelevät, kumpi sukeltaa sammuttamaan koneet.
Aman gelir ve hepsinin hayatını düzeltir güzelleştirir.他承諾會爲她們解决問題,并通過作法推拿,使她們更加美貌。
İnşallah tanrı düzeltir."אני מתפלל לאלוהים שהסוף יהיה טוב".
Aman gelir ve hepsinin hayatını düzeltir güzelleştirir.Kiekviena šeima vaišina visus ir linki laimės ir sėkmės.
Bu süreç, yeni sentezlenen DNA'daki hataları düzeltir.See protsess parandab vead vastsünteesitud DNAs.
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu.Aaron Swartz, en cierto sentido, ha sacado lo mejor de nosotros, al decir: ¿Cómo arreglamos esto?
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu.Aaron Swartz z nás, v jistém smyslu, dostal to nejlepší, zkoušejíc říct: Jak to napravíme?
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu.Аарон Шварц уже, в некотором смысле, принес лучшее из нас, пытаясь говорить: Как мы фиксируем это?
İlgili Sayfalar