düzelti ile cümle
düzelti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Önerilen Düzeltici EylemVoorgestelde actie voor correctie
Önerilen Düzeltici EylemVorgeschlagene Korrekturmaßnahme
Önerilen Düzeltici EylemΠροτεινόμενη ενέργεια διόρθωσης
Önerilen Düzeltici EylemПредлагаемое исправление
Önerilen Düzeltici EylemПропонована дія з виправлення
Önerilen Düzeltici Eylem修正措置の提案
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Borzasztóan idegesíti őket, de nem panaszkodnak, inkább megjavítják.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Estão extremamente frustradas com ele, mas não se estão a queixar, estão a arranjar soluções.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Họ thấy nản lòng với chính phủ, nhưng họ không than phiền, họ tìm cách sửa chữa.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Ils sont très frustrés à son égard, mais ils ne s'en plaignent pas, ils y remédient.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Jsou z ní silně frustrovaní, ale nestěžují si na ni a raději ji napravují.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.그들은 지독히도 정부에게 실망했지만, 이에 대해 불평하기보다는 고쳐나가고 있습니다.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Owszem, są cholernie sfrustrowani, ale zamiast narzekać, próbują coś robić.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Sienten una gran frustración ante eso pero no se quejan, lo arreglan.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Sie sie sind fürchterlich frustriert mit ihr, aber sie beschweren sich nicht darüber, sie reparieren sie.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Sono frustrati da morire, ma non si lamentano e sistemano le cose.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Sunt nespus de decepționați de situație, dar nu se plâng de ea ci o rezolvă.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Sú z nej pekelne frustrovaní, ale nesťažujú sa na ňu, oni ju opravujú.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Ze zijn er uitermate gefrustreerd over, maar klagen er niet over. Ze repareren het.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Είναι εξοργισμένοι μαζί της, αλλά δεν παραπονιούνται γι'αυτό, το διορθώνουν.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Вони ним жахливо незадоволені, але вони не скаржаться на це, вони його виправляють.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Они ужасно им недовольны, но они не жалуются, они его исправляют.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Чувстват се дяволски разочаровани от него, но не се оплакват, а се опитват да го поправят.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.הם לגמרי מתוסכלים ממנו, אבל הם לא מתלוננים עליו, הם מתקנים אותו.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.هم محبطون للغاية منها لكنهم لا يشتكون من ذلك، إنهم يصلحونه.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.ただ不満を言い続けるのではなく みずから解決しているのです この人たちは 私たちが見失ってしまった
Onu düzeltin.A dejte to do pořádku.
Onu düzeltin.Arréglalo.
Onu düzeltin.És rakd rendbe!
Onu düzeltin.Et apportez une solution.
Onu düzeltin.이것을 고쳐야합니다
Onu düzeltin.Korjatkaa se.
Onu düzeltin.lalu anda betulkan.
Onu düzeltin.Los het op.
Onu düzeltin.Opravte to!
Onu düzeltin.Rozwiąż go.
Onu düzeltin.Şi rezolvă asta.
Onu düzeltin.Trovategli una soluzione.
Onu düzeltin.Und korrigieren Sie es.
Onu düzeltin.Và thay đổi nó.
Onu düzeltin.И го оправете.
Onu düzeltin.Исправьте это.
Onu düzeltin.ותנסה לתקן אותו
Onu düzeltin.وقم بإصلاحه.
Onu düzeltin.あなたの近所に癒しのスポットをつくって
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Eu penso que ele é corretivo
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Ich denke, dass es korrektiv ist.
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Jag tror det är ...
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Je n'ai pas le sentiment que cet univers soit punitif, mais correctif.
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Mislim, da je izboljševalen.
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Úgy gondolom, inkább nevelő.
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.אני חושב שהוא מורה.
Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.اعتقد انه يصلح.
-Öyle değil mi tatlım? -İşimi bölme, kıvrımları düzeltiyorum.말 시키지 말아요, 나 지금 예술로 각잡고 있잖아요
-Öyle değil mi tatlım? -İşimi bölme, kıvrımları düzeltiyorum.Non disturbarmi. sto artisticamente affilando l'orlo.
-Öyle değil mi tatlım? -İşimi bölme, kıvrımları düzeltiyorum.Stör mich nicht, es ist eine Kunst, diese Ecken richtig auszubügeln.
-Öyle değil mi tatlım? -İşimi bölme, kıvrımları düzeltiyorum.אל תפרעי לי !!!
-Öyle değil mi tatlım? -İşimi bölme, kıvrımları düzeltiyorum.لا تزعجيني, أنا أشحذ الحواف فنياً
-Öyle değil mi tatlım? -İşimi bölme, kıvrımları düzeltiyorum.お母さん、もう やめてよ!
Öyle ise,nasıl düzeltir diniz?Jeśli tak, to jak byś go naprawiła?]