düzelteceğim ile cümle
düzelteceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu düzelteceğim.I will fix it.
Yarın ev ödevini düzelteceğim.I'm going to correct the homework tomorrow.
Bunu kendim düzelteceğim.I'll fix it by myself.
Ben bunu düzelteceğim.I'm going to correct this.
Onu derhal düzelteceğim.I'll fix it right away.
Onu nasıl düzelteceğimizi çözmeye çalışırken saatler harcadık.We spent hours trying to figure out how to fix it.
Kendim düzelteceğim.I'm going to fix myself up.
Onu düzelteceğim.I'm going to fix that.
Siz bu finansal modelle çalışmaya başlamadan önce bunu düzelteceğim.I'm going to correct that before you actually play with the model.
Temsilci olarak... Çarpıtılmış tarihimizi düzelteceğim...As an agent, ...will straighten a history that's been warped,
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.But I'm a guy; I knew how to fix it.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.I am willing to stand up and be counted and move things forward.
Döndüğümde tüm bunları düzelteceğimWhen I get back I'm gonna straighten all this out.
‹‹Onların dönekliğini düzelteceğim, Gönülden seveceğim onları, Çünkü onlara karşı öfkem dindi."I will heal their waywardness. I will love them freely; for my anger is turned away from him.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler."Estou disposto a avançar, fazer a diferença, levar as coisas adiante.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Estoy dispuesto a levantarme para mover hacia adelante las cosas.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Fel akarok állni és előrébb vinni a dolgokat.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Ich bin bereit aufzustehen und Dinge zu bewegen.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Ik ben bereid om mijn nek uit te steken en de zaken te doen vooruitgaan.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Jag är beredd att resa mig upp, bli räknad och få saker att hända.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Je suis prêt à prendre position et à me faire remarquer et à faire avancer les choses.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Jsem ochotný vstát, být viděn a pohnout s věcmi.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.내가 나서서 의사를 밝히고 진보시키겠다.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Saya bersedia berdiri dan mengubah ini.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Som ochotný sa tomu postaviť a byť jeden z tých, ktorý s tým niečo spravia.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Sono pronto ad alzarmi, farmi notare e muovere le cose in avanti.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Sunt gata să iau poziţie, să fiu luat în seamă şi să pun lucrurile în mişcare.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Tôi sẵn sàng đứng lên tạo lịch sử và đưa mọi việc tiến về phía trước.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Έχω τη θέληση να σταθώ όρθιος, να ακουστώ και να κινήσω εξελίξεις.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Искам да се изправя, да бъдат взет предвид и да придвижа нещата напред.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Я намерен встать и сдвинуть дело с мёртвой точки.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.Я хочу вийти з ряду геть, щоб зі мною рахувались, рухати справу вперед.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.وأنا على استعداد للوقوف والتصدي والمضي قدما
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.「私は現状を見た 私はそれが気に入らない」
Çarpıtılmış tarihimizi düzelteceğim...Θα διορθώσω τη διαστρεβλωμένη ιστορία μας...
Döndüğümde tüm bunları düzelteceğimJ'avais besoin de me vider la tête ! En rentrant, je vais (????)
Döndüğümde tüm bunları düzelteceğimKellett, hogy tiszta a fejem! Visszatérve, én (????)
Döndüğümde tüm bunları düzelteceğimKiedy wrócę, wyprostuję wszystkie zaległe sprawy.
Döndüğümde tüm bunları düzelteceğimNår jeg kommer tilbage, vil jeg få orden på alt det her rod.
Döndüğümde tüm bunları düzelteceğimWenn ich nach Hause komm, werd' ich alles wieder einränken.
Döndüğümde tüm bunları düzelteceğimΌταν γυρίσω πίσω θα τα φτιάξω όλα.
Döndüğümde tüm bunları düzelteceğimКогато се върна ще оправя всичко.
Düzelteceğim şey iseואז לעין שלנו". התיקון הוא
Düzelteceğim şey iseاكثر منه الى اعيننا وهذا هو التصحيح هن
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Aber als echter Mann wusste ich natürlich, was zu tun war:
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Ale co. Jsem chlap. Věděl jsem, jak na to:
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Ale ja som chlap, viem, ako to napraviť.
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Ale jestem facetem, wiedziałem jak to naprawić.
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Am cumpărat o maşină rapidă. (Râsete)
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Comprei um carro rápido. (Risos)
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Dehát én pasi vagyok, tudom, hogyan oldjam meg.
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum. Hizli bir araba satin aldim.Mutta olen mies, tiesin miten korjata asian.
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum. Hizli bir araba satin aldim.Но нали съм мъж - знаех какво ще помогне.
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.하지만 저는 남자 아닙니까. 우울증에 특효약을 알고 있었죠.
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Maar ik ben een kerel, dus ik zou het wel oplossen. Ik kocht een snelle auto.
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Mais je suis un mec, je savais comment arranger ça.
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Ma sono un maschio. Sò come sistemare le cose.
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Nhưng tôi là đàn ông, tôi biết cách khắc phục.
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Pero soy hombre, se como solucionarlo. Compré un auto velóz.
Fakat ben bir erkegim ve bunu nasil duzeltecegimi biliyordum.Tetapi saya adalah laki-laki, saya tahu bagaimana mengatasinya.
İlgili Sayfalar