dünyayı ile cümle
dünyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunca yolu kurduğunuz dünyayı görmek için geldim.Ik ben hier naar toe gekomen om de wereld te zien, die jij hebt opgebouwd.
Bunca yolu kurduğunuz dünyayı görmek için geldim.J'ai fait tout ce chemin pour voir le monde que vous avez créé.
Bunca yolu kurduğunuz dünyayı görmek için geldim.Od daleč sem prišel, da bi videl svet, ki si ga zgradil.
Bunca yolu kurduğunuz dünyayı görmek için geldim.Přišel jsem sem, abych viděl svět, který jsi stvořil.
Bunca yolu kurduğunuz dünyayı görmek için geldim.Przeszedłem przez to wszystko, by zobaczyć świat, który chcesz wybudować.
Bunca yolu kurduğunuz dünyayı görmek için geldim.Tôi đến đây để thấy thế giới chúng đã xây dựng nên.
Bunca yolu kurduğunuz dünyayı görmek için geldim.Изминах целия този път за да видя какво си изградил.
Bunca yolu kurduğunuz dünyayı görmek için geldim.באתי כל הדרך הנה .בכדי לראות את העולם אשר בנית
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.Dlatego podróżując po świecie, nie byłam zaskoczona, widząc, że tylu młodych wydaje się pozbawionych nadziei.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.이러니 제가 세계를 여행하며 만난 많은 젊은이들이 희망을 잃은 것처럼 보이는 것도 전혀 놀라운 일이 아니었습니다.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.Quindi non mi ha sorpreso, viaggiando molto, incontrare tanti giovani che avevano perso ogni speranza.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.Поэтому я не удивлялась, встречая в своих поездках, так много молодых людей, потерявших надежду.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.כך שלא הופתעתי שבנסיעותי ברחבי העולם פגשתי אנשים צעירים כה רבים שנראו חסרי תקווה.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.لهذا لا يدهشني وأثناء سفري في مختلف أنحاء العالم إلتقيت بالعديد من الشباب الذين يبدوا أنهم فقدوا الأمل.
Bu nedenle dünyayı dolaşırken pek çok umudunu yitirmişe benzeyen genç insanla karşılaşmak beni şaşırtmadı.多くの希望を失った若者に出会ったのは 驚くべきことではありませんでした 多くの希望を失った若者に出会ったのは 驚くべきことではありませんでした 私たちは先住民の理性を失ってしまったようです
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Ce sont des gens qui croient qu'ils peuvent indivuellement changer le monde.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Đây là những người tin rằng bản thân họ có thể thay đổi thế giới.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.De är människor som tror att de individuellt är kapabla till att ändra världen.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.De er mennesker der tror på, at de hver især er i stand til at forandre verden.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Dit zijn mensen die geloven dat ze individueel in staat zijn om de wereld te veranderen.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Ei sunt oameni care cred că sunt capabili individual să schimbe lumea.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Es sind Menschen, die glauben, dass sie als Einzelne die Welt verändern können.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Jsou to lidé věřící, že jsou osobně schopni změnit svět.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.이들은 모두 스스로가 세계를 변화시킬 능력이 있다고 믿습니다.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Ők olyan emberek, akik hiszik, hogy egyénileg képesek megváltoztatni a világot.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Queste sono persone che credono di essere individualmente capaci di cambiare il mondo.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.São pessoas que acreditam que são capazes individualmente de mudar o mundo.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Son personas que creen que son capaces individualmente de cambiar el mundo.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Sú to ľudia, čo veria, že sú sami schopní zmeniť svet.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.To ludzie wierzący, że sami są w stanie zmienić świat.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Είναι άνθρωποι που πιστεύουν ότι έχουν τη δυνατότητα σε ατομικό επίπεδο να αλλάξουν τον κόσμο.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Това са хора, които вярват, че са индивидуално способни да променят света.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Ці люди вірять, що їм під силу самостійно змінити світ.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Это люди, которые верят, что они в одиночку могут изменить мир.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.אלה אנשים שמאמינים שהם בעצמם מסוגלים לשנות את העולם.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.هؤلاء أناس يؤمنون أنهم قادرون على تغير العالم
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.信じている人たちです 唯一の問題は 彼らが変えられるのは
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.Badałem te pomysły, mając za cel gładkie połączenie tych dwóch światów.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.Dies waren einige der früheren Forschungen. Das eigentliche Ziel war die beiden Welten nahtlos zu verbinden.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.Dit waren een paar van mijn vroege exploraties. Het doel was de twee werelden naadloos te integreren.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.Đó là một số khám phá đầu tiên của tôi mục tiêu là kết nối 2 thế giới thực và số với nhau một cách trơn tru.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.Donc, c'étaient les premières recherches que j'ai faites en essayant d'amalgamer ces deux mondes.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.Ezek voltak a kezdeti kísérletetek mivel a célom az volt, hogy észrevétlenül összekössem a két világot.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.Jadi, ini beberapa eksplorasi awal yang saya lakukan karena ingin menyatukan kedua dunia ini secara utuh.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.이런 일찍이 제가 했던 실험들은 두 세계 - 물리 세계와 디지털 세계 - 를 보다 깔끔하게 연결하려는 시도였습니다.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.Så, dette var nogle af de tidlige undersøgelser jeg lavede, målet var at forbinde disse to verdener fejlfrit.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.To byly některé z ranných objevů, kterými jsem prošel na cestě za nekomplikovaným propojení těchto dvou světů.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.Но это были лишь первые шаги, поскольку моей целью было объединить два мира.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.אלה היו חלק מהניסיונות המוקדמים שביצעתי מכיוון שהמטרה היתה לחבר את שני העולמות באופן חלק.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.هذه كانت بعض المحاولات التي قمت بها... وهدفي كان وصل العالمين الملموس و الرقمي.
Bunlar önceden yaptığım bazı deneylerdi çünkü amacım iki dünyayı sorunsuz şekilde bağlamaktı.私の目的はずっと2つの世界を継ぎ目なく結ぶということでした これらの実験にはどれも
Bunu başarırsanız, göktaşı ikiye ayrılıp... ...dünyayı pas geçecektir.Az apróbb kőzetmaradványok a Föld mellett fognak elhaladni.
Bunu başarırsanız, göktaşı ikiye ayrılıp... ...dünyayı pas geçecektir.Dan raken de overblijfselen... ...ver genoeg uit hun baan.
Bunu başarırsanız, göktaşı ikiye ayrılıp... ...dünyayı pas geçecektir.Faceţi asta şi rămăşiţele pietrei vor fi deviate suficient ca să treacă pe lângă noi.
Bunu başarırsanız, göktaşı ikiye ayrılıp... ...dünyayı pas geçecektir.Jika berjaya, dan sisa-sisa batunya... ...akan melalui kita.
Bunu başarırsanız, göktaşı ikiye ayrılıp... ...dünyayı pas geçecektir.Jos onnistutte, asteroidin palasten pitäisi muuttaa rataansa Maan ohi.
Bunu başarırsanız, göktaşı ikiye ayrılıp... ...dünyayı pas geçecektir.Lyckas ni med det, bör resterna hinna separera... ...tillräckligt för att gå förbi oss.
Bunu başarırsanız, göktaşı ikiye ayrılıp... ...dünyayı pas geçecektir.Lykkes det, bør klippestykkerne bøje af, så de passerer forbi jorden.
Bunu başarırsanız, göktaşı ikiye ayrılıp... ...dünyayı pas geçecektir.Nếu làm thế, những mảnh đá còn lại sẽ bay lệch quỹ đạo và không trúng chúng ta.
Bunu başarırsanız, göktaşı ikiye ayrılıp... ...dünyayı pas geçecektir.Nulovou bariéru. Pokud to dokážete, zbylé trosky minou Zemi.