dünyayı ile cümle

dünyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derIemand kwam naar ze toe en zei: "Jij bent de uitverkorene. Er is een voorspelling.
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." der누군가가 영웅들에게 "당신은 선택받은 자요. 그런 예언이있으니 당신이 세상을 구해야 하오."
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derKtoś podszedł do nich i rzekł: "Ty jesteś wybrańcem". "Takie jest proroctwo.
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derNågon sa till dem, "Du är den utvalde. Enligt profetian ska du rädda världen."
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derNekdo je prišel k njim in rekel: "Bil si izbran. Obstaja prerokba.
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derNěkdo k nim přišel a řekl: "Ty jsi ten vyvolený. Existuje proroctví.
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derNiekto k nim prišiel a povedal, "Vy ste vyvolení. Jestvuje proroctvo. Musíte zachrániť svet."
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derQualcuno gli si è avvicinato e ha detto: "Tu sei il prescelto. C'è una profezia.
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derQuelqu'un est venu vers eux et a dit: "Vous êtes l'élu. Il y a une prophétie.
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derValaki odament hozzájuk, és azt mondta: "Te vagy a kiválasztott. Van egy prófécia.
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derΚάποιος πήγε σε αυτούς και τους είπε, "Είσαι ο εκλεκτός. Να μία προφητεία. Πρέπει να σώσεις τον κόσμο."
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derКто-то пришел к ним и сказал, "Ты - Избранный. Есть пророчество. Ты должен спасти мир."
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derНякой дошъл при тях и казал: "Ти си избраният. Има пророчество.
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derХтось прийшов до них і сказав: "Ти - обраний. Було пророцтво: ти маєш врятувати світ".
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derמישהו הגיע אליהם ואמר: "אתה הוא האחד הנבחר. יש נבואה. עליך להציל את העולם."
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." derحيث يأتي اليهم احدهم في مرحلة ما من الفلم ويقول " انت مختار للبطولة " هناك نبوة .. سوف تنقذ العالم
Birileri yanlarına gelir ve "Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın." der「世界を救うのじゃ」と預言者が言い お供とともに言われたとおり
Birinci nedeni belki bir gün güneş tutulması olur ve dünyayı yeniden yaratacak birine ihtiyaç duyarız!De eerste reden is dat er misschien een eclips komt, en dan moet er iemand de wereld herstarten!
Birinci nedeni belki bir gün güneş tutulması olur ve dünyayı yeniden yaratacak birine ihtiyaç duyarız!첫번째로는 아마 어느날이 일식이 일어나고, 누군가 세상을 다시 만들 사람이 필요하기 때문이죠!
Birinci nedeni belki bir gün güneş tutulması olur ve dünyayı yeniden yaratacak birine ihtiyaç duyarız!Primul, poate că într-o zi va fi o eclipsă, va fi nevoie de cineva care să schimbe lumea!
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.첫 번째로, 지성은 다양합니다. 우리는 각자의 경험을 바탕으로
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.Wir begreifen die Welt in jeder Art Wahrnehmung.
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.Мы знаем о разуме три вещи: во-первых, он многообразен.
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.אחד, היא מגוונת. אנו חושבים על העולם בכל הדרכים
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.الأول، أنه متنوع. نحن نفكر في العالم بجميع
Birincisi, türlü türlü olduğu. Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.あらゆる視点から捉えます。視覚的だったり
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.A vakondé viszont olyan világ-modellt épít fel, amely a földalatti élet körülményeihez alkalmazkodik.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.De software van een mol zal dan weer moeten dienen voor gebruik onder de grond.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.En muldvarps software til at konstruere modeller af sin verden vil blive tilpasset underjordisk brug.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.Il software di una talpa per costruire modelli del suo mondo sarà fatto apposta per un uso sotterraneo.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.두더지 세계의 모델을 만들어내는 소프트웨어는 지하에 안성맞춤으로 되어 있을 것입니다.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.Krtkův software, určený k vytváření modelů jeho světa, bude přizpůsoben k užití pod zemí.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.Myyrän ohjelmisto, joka mallintaa sen maailmaa, on räätälöity maanalaiseen käyttöön.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.Oprogramowanie mózgu kreta tworzy modele skonfigurowane do użycia pod ziemią.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.Perangkat lunak tikus tanah untuk membangun model dunianya akan disesuaikan untuk penggunaan bawah tanah.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.Software krtka, určený na vytváranie modelov jeho sveta, je prispôsobený na použitie pod zemou.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.Software-ul unei cârtiţe pentru construirea modelelor lumii sale va fi adaptat pentru uzul subteran.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.Un software de topo para construír modelos de su mundo debe adaptarse para uso subterráneo.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.Программа крота будет построена для модели мира под землей.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.Софтуерът на къртица за изграждане на модели на къртичия свят ще бъде пригоден за подземно ползване.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.התוכנה של החולד, שבונה את הדגם של עולמו, תותאם לשימוש תת-קרקעי.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.برنامج لبناء نموذج من عالم حيوان الخلد.. سيكون مهيئاً للعمل تحت الارض.
Bir köstebeğin dünyayı modelleyen yazılımı, yeraltı kullanımı için uyarlanmış olur.地下の生活に適合しているでしょう エドウィン=アボット著「平面世界の住人」のように
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.A kormány arra kér, hogy mentsük meg a világot. - Van, aki nemet mond?
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.Americká vláda nás požádala, abychom zachránili svět.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor. - Buna hayır diyen var mı?גורל העולם תלוי עכשיו במפגרים שלא .הייתי נותן בידם אקדח קפצונים
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.Chính phủ Mỹ nhờ chúng ta cứu cả thế giới.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.Die Regierung bittet uns, die Erde zu retten.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.El gobierno nos está pidiendo que salvemos al mundo. ¿Alguien quiere decir "no"?
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.Guvernul Statelor Unite ne-a cerut să salvăm lumea.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.Il nostro governo ci chiede di salvare il mondo.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.Le gouvernement nous demande juste de sauver le monde.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.O Governo pediu-nos para salvarmos o mundo.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.Pemerintah AS meminta kita untuk menyelamatkan dunia.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.Regeringen har bedt os redde verden.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.Rząd Stanów Zjednoczonych właśnie poprosił nas o ocalenie świata. - Ktoś chce odmówić?
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.USA:n hallitus on pyytänyt meitä pelastamaan maailman.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.USA:s regering har bett oss att rädda världen.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.Vlada nas je prosila, da rešimo svet.
Birleşik Devletler Hükümeti, bizden dünyayı kurtarmamızı istiyor.Ze vragen of we de aarde redden.

İlgili Sayfalar