dünyayı ile cümle

dünyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
[Bilim, etrafımızdaki dünyayı anlamak için müthiş bir araçtır.]Науката е чудесен инструмент, който ни помага да опознаем заобикалящия ни свят.
[Bilim, etrafımızdaki dünyayı anlamak için müthiş bir araçtır.]המדע הוא כלי נהדר להבנת העולם הסובב אותנו
[Bilim, etrafımızdaki dünyayı anlamak için müthiş bir araçtır.]偉大な道具です。] [ 科学は、一種の拡大鏡だと思ってください。
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.Bardzo jej potrzebujemy, jeśli nasi naukowcy i inżynierowie mają zmieniać świat.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.Chúng ta vô cùng cần giao tiếp hiệu quả với những nhà khoa học và kỹ sư để có thể thay đổi thế giới.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.Kita sangat membutuhkan komunikasi yang baik dari para ilmuwan dan insinyur kita untuk bisa mengubah dunia.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.세상을 바꾸기 위해서 우리는 과학자나 공학자와의 소통이 절대적으로 필요합니다.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.Naši vedci a inžinieri zúfalo potrebujú skvelú schopnosť komunikácie k tomu, aby zmenili svet.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.Tarvitsemme epätoivoisesti hyvää viestintää tiedemiehiltämme ja insinööreiltämme voidaksemme muuttaa maailmaa.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.Vi har desperat brug for fremragende kommunikation fra vores videnskabsmænd og ingeniører for at ændre verden.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.Zoufale potřebujeme skvělou komunikaci s našimi vědci a inženýry k tomu, abychom změnili svět.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.Ми конче потребуємо доступного спілкування з нашими вченими та інженерами, щоб змінити цей світ.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.Отчаяно ни е нужна страхотна комуникация от учените и инженерите, за да изменим света.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.Чтобы изменить мир, нам совершенно необходимо, чтобы наши учёные и инженеры научились правильно общаться.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.אנו זקוקים נואשות לתקשורת משובחת מהמדענים והמהנדסים שלנו כדי לשנות את העולם.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.نحن بحاجة ملحّة لتواصل فعّال من علمائنا ومهندسينا من أجل تغيير العالم.
Bilim insanlarımızla, mühendislerimizle dünyayı değiştirmek için olağanüstü iletişime ihtiyacımız var.科学者やエンジニアと 意思疎通を 図る必要があります 私たちの抱える最も難しい問題に
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Kiedy pomyślimy o świecie, nawet o tej widowni, to większość z nas jest zainteresowana budynkami.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.일반적으로 생각해보세요. 여기 청중분 중에도 건물과 관련이 있는 분은 많아도
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Percebes, se pensares no mundo, e até mesmo nesta audiência, a maioria de nós está envolvida em edifícios.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Если подумать о мире, то даже в этом зале большинство из нас так или иначе связаны со зданиями.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.Знаете ли, ако се замислиш за света, и дори само в тази публика, повечето от нас имат общо със сгради.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.אם אתה חושב על העולם, ואפילו רק פה בקהל, רובנו מעורבים בבניינים.
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.تعلم، عندما تفكر بالعالم وحتى وسط هذا الجمهور فقط سترى بأن معظمنا مرتبط بالبنايات
Biliyor musun, dünyayı düşününce, hatta sırf buradaki dinleyiciler bile, çoğunluğumuz binalarla bağlantılıyız.この聴衆の中だけをとっても 僕たちの殆どは 建物に関わってはいるが 建築には携わってないでしょう?
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Donc je sais qu'à TED vous êtes censés avoir des trucs pour changer le monde.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.És tudom, hogy a TED-en egyféle "megváltom a világot" dologgal kéne előállnom.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Ich weiß, dass man für TED eine weltverändernde Sache haben soll.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Ik weet dat je bij TED een 'verbeter-de-wereld-idee' hoort te hebben.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Jag vet att man här på TED förväntas ha en idé som kan förändra världen.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Saya tahu di TED Anda harus memiliki hal yang mengubah dunia.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Sei que aqui no TED é preciso ter algo de 'mudar o mundo'.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.So che a TED si dovrebbe avere quella voglia di cambiare il mondo.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Știu că la TED trebuie să prezentăm ceva ce schimbă lumea.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Takže vím, že na TEDu byste měli mít věci jako "chci změnit svět".
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.TED에서 세상을 발전 시키는 일을 한다고 알고 있습니다.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Viem, že TED prezentuje nápady, ktoré majú zmeniť svet.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Vì thế tôi biết tại TED bạn sẽ làm những điều thay đổi thế giới
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Wszyscy przedstawiają tu pomysły, które mają zmienić świat.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Y sé que en TED se supone que quieren cambiar el mundo.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Οπότε ξέρω ότι στο TED υποτίθεται ότι πρέπει να έχεις να μιλήσεις για κάτι ικανό να αλλάξει τον κόσμο.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Знаю, на TED вы выступаете с идеями, меняющими мир.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Зная, че в TED се разказва за неща, променящи света.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.Я знаю, що для виступу TED потрібно мати ідею, яка змінить світ.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.אז אני יודע שבTED אמור להיות לכם משהו מעיין משנה חיים.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.أنا أعلم انه في TED يفترض أن لديك شيء لتغيير العالم.
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.世界を変えるものを 持っていますが
Biliyorum ki TED'de dünyayı değiştirecek bir şeyler sunmanız gerekiyor.我知道喺TED嘅平台 你地準備去做一啲改變世界嘅嘢
Bir an için dünyayı, bulundukları ortamı, her şeyi unutmuş gibiler.Jako by na chvíli zapomněli úplně na všechno.
Bir an için dünyayı, bulundukları ortamı, her şeyi unutmuş gibiler.Zapominają o wszystkim na chwilę.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Ai astronautul, omul de știință, fostul prizonier, și ei toți au ceva de făcut pentru a slava lumea.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Astronauta, naukowiec, eks-skazaniec: wszyscy muszą coś zrobić, żeby uratować świat.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Il y a l'astronaute, le scientifique, l'ancien prisonnier, chacun a sa mission pour sauver le monde.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Je hebt de astronaut, de wetenschapper, de ex-gevangene, en ze moeten tesamen de wereld redden.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.우주비행사에, 과학자에, 전과자가 있고, 각자 세계를 구하는 데 일조하죠.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Sie haben den Astronauten, den Wissenschaftler, den Ex-Sträfling und nur zusammen können sie die Welt retten.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Tienen el astronauta, el científico, el ex-convicto, todos tienen algo que hacer para salvar al mundo.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Van az asztronauta, a tudós, és az ex-elítélt, és mindnek akad valami dolga a világ megmentésével.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Есть астронавт, учёный, бывший заключённый — и все они работают ради спасения мира.
Bir astronot, bilim adamı, eski bir mahkum, ve dünyayı kurtarmak için her şeye sahipsiniz.Има астронавт, учен, бивш затворник и всички могат да направят по нещо, за да спасят света.

İlgili Sayfalar