dünyayı ile cümle

dünyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Nemůžu udělat nic pro záchranu světa."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Nie robię nic, co ratuje świat."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."No puedo hacer nada para salvar al mundo".
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Nu pot face nimic să salvez lumea.
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Saya tidak dapat melakukan apapun untuk menyelamatkan dunia."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Semmit sem tudok tenni a világ megmentéséért."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Tôi không thể làm gì để cứu thế giới"
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Δε μπορώ να κάνω τίποτα για να σώσω τον κόσμο."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Не мога да направя нищо за да спася света."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."Я не могу сделать что-либо во спасение мира".
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."אין לי שום דרך להציל את העולם".
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."لا يمكنني عمل اي شيئ لانقاذ العالم."
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."彼女は「ねえ JR
Ben dünyayı kurtarmak için hiçbir şey yapamam."我救唔到地球呀。"
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.세상을 더욱 제대로 볼 수 있도록 제 자신을 속박하는 물질적인 것들과 감정으로부터 벗어나려고 노력할 것입니다.
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.לנסות ולהפריד בין הדברים החומריים לבין הרגשות שעלולות לשעבד אותי, ע"מ שאוכל לראות את העולם בבירור.
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.وان نحاول ابعاد الامور المادية ومشاعرنا التي قد تؤثر على حُكمنا لكي نستطيع ان نرى العالم بوضوح اكثر
Beni köleleştiren materyalistik şeyleri ve duygularımı ayırmaya çalışarak ancak dünyayı daha net görebilirim.改めて考え、切り離さなければいけません そうして初めて、この世界をはっきりと見ることができるのです そして、私はどうすればこの手を
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.A jeho práca pre mňa objasnila, aký je molekulárny život v našom vnútri.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.E o seu trabalho trouxe luz acerca do mundo molecular dentro de nós.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.És az ő munkája világossá tette számomra, hogy milyen a bennünk lévő molekuláris világ.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Et son travail a éclairé pour moi ce qu'est le monde moléculaire en nous.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Jeho práce mi osvětlila, jak vypadá molekulární svět uvnitř nás.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Karyanya mencerahkan saya tentang bagaimana rupa dunia molekular dalam diri kita.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.그의 그림들은 우리 신체내의 분자세계가 어떻게 생겼다는 것을 저한테 보여 줬지요.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.La sua opera mi ha chiarito com'è il mondo molecolare dentro di noi.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Lucrările lui mi-au dezvăluit lumea moleculară din interiorul nostru.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Những bức vẻ của ông đã giúp tôi thấy rõ thế giới phân tử bên trong chúng ta như thế nào.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Njegovo delo mi je osvetlilo razumevanje molekularnega sveta znotraj nas.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Och hans arbete fick mig att förstå hur den molekylära världen inom oss ser ut.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Prace te rozjaśniły mi obraz molekularnego świata wewnątrz nas.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Su trabajo me aclaró cómo es el mundo molecular dentro de nosotros.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Zijn werk toont me hoe de moleculaire wereld in ons eruit ziet.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Και η δουλειά του μου φανέρωσε πώς είναι ο μοριακός κόσμος μέσα μας.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Его работы пролили свет на то, как выглядит молекулярный мир внутри нас.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.І його роботи показали мені, як виглядає молекулярний світ всередині нас.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Неговия труд ми показа, какъв е молекулярният свят.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.עבודותיו האירו לי איך נראה העולם המולקולרי מבפנים.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.وعمله انار لي ماهية عالم الجزيئات وكيف يبدو
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.彼の作品では理解できました 例えば 血液の断面図です
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.Az én iparágamban hiszünk benne, hogy a képek meg tudják változtatni a világot.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.Dalam bidang industri saya, kami percaya bahwa gambar dapat mengubah dunia.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.Dans ma branche nous croyons que les images peuvent changer le monde.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.En mi industria creemos que las imágenes pueden cambiar el mundo.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.I min branch tror vi att bilder kan förändra världen.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.În industria mea credem că imaginile pot schimba lumea.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.In meiner Branche glauben wir, dass Bilder die Welt verändern können.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.In mijn bedrijfstak geloven we dat beelden de wereld kunnen veranderen.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.사진을 찍는 사람들은 사진이 세상을 바꿀 수 있다고 믿습니다.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.Na minha indústria, acreditamos que as imagens podem mudar o mundo.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.Nel mio lavoro, crediamo che le immagini possano cambiare il mondo.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.Trong ngành của tôi, chúng tôi tin rằng hình ảnh có thể thay đổi thế giới.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.V mém oboru věříme, že obrázky mohou změnit svět.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.V moji dejavnosti verjamemo, da lahko podobe spremenijo svet.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.V mojom odbore veríme, že obrazy vedia zmeniť svet.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.W mojej branży wierzymy, że obrazy mogą zmienić swiat.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.Στο χώρο μου πιστεύουμε ό,τι οι εικόνες μπορούν να αλλάξουν τον κόσμο.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.В моей индустрии, мы верим, что фотографии могут изменить мир.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.В моїй галузі ми віримо, що зображення можуть змінити світ.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.В моята сфера ние вярваме, че снимките могат да променят света.

İlgili Sayfalar