dünyasında ile cümle

dünyasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve şu an bu Arap dünyasında gerçekleşiyor.וזהו הרגע שקורה כעת בעולם הערבי.
Ve şu an bu Arap dünyasında gerçekleşiyor.ھذه ھي اللحظة التي يمر بھا العالم العربي،
Ve şu an bu Arap dünyasında gerçekleşiyor.今アラブ世界で起こっていることです まさにこの瞬間に私たちは
Video, özellikle bugünün dünyasında, değişim yaratmak için çok güçlü ve ulaşılabilir bir araç.Actuellement, et plus qu'en avant, la vidéo est un instrument de changement puissant et accessible.
Video, özellikle bugünün dünyasında, değişim yaratmak için çok güçlü ve ulaşılabilir bir araç.Ahora más que nunca, el video es una herramienta poderosa y accesible para lograr cambios.
Video, özellikle bugünün dünyasında, değişim yaratmak için çok güçlü ve ulaşılabilir bir araç.Mais do que nunca, o vídeo é uma ferramenta acessível e capaz de gerar mudanças.
Video, özellikle bugünün dünyasında, değişim yaratmak için çok güçlü ve ulaşılabilir bir araç.Сейчас более чем когда-либо видео является мощным и доступным инструментом для создания изменений.
WK: Bana göre biz Arap dünyasında çok önemli bir şeyi keşfettik,Myslím, že jsme objevili velmi důležitou záležitost v Arabském světě --
WK: Bana göre biz Arap dünyasında çok önemli bir şeyi keşfettik,WK: creo que hemos descubierto algo muy importante en el mundo árabe: que a la gente
WK: Bana göre biz Arap dünyasında çok önemli bir şeyi keşfettik,WK: 제 생각에 아랍 세계에서 우리가 발견했던 가장 중요한 사안은
WK: Bana göre biz Arap dünyasında çok önemli bir şeyi keşfettik,Вадах Ханфар: " Я думаю, ми відкрили одну дуже важливу істину про арабський світ
WK: Bana göre biz Arap dünyasında çok önemli bir şeyi keşfettik,וודה: אני חוושב שגילינו נושא מאוד חשוב בעולם הערבי -
WK: Bana göre biz Arap dünyasında çok önemli bir şeyi keşfettik,و خ: أعتقد أننا اكتشفنا أمرا في غاية الأھمية في العالم العربي،
WK: Bana göre biz Arap dünyasında çok önemli bir şeyi keşfettik,アラブ世界に寄せており
Yani günümüz dünyasında giderek daha fazla ülkede vatandaş ile hükümet arasındaki ilişkiAllo stato attuale, ci troviamo in una situazione nel mondo in cui in sempre più nazioni
Yani günümüz dünyasında giderek daha fazla ülkede vatandaş ile hükümet arasındaki ilişkiDe modo que hoy tenemos una situación en el mundo donde en más y más países
Yani günümüz dünyasında giderek daha fazla ülkede vatandaş ile hükümet arasındaki ilişki요즈음은 주로 사립 회사가 소유하고 운영하는 인터넷 서비스를 통해 국민과
Yani günümüz dünyasında giderek daha fazla ülkede vatandaş ile hükümet arasındaki ilişkiNous avons donc une situation dans le monde aujourd'hui où dans de plus en plus de pays
Yani günümüz dünyasında giderek daha fazla ülkede vatandaş ile hükümet arasındaki ilişkiאז כיום יש לנו בעולם מצב, שבו ביותר ויותר ארצות היחסים בין האזרח והממשל
Yani günümüz dünyasında giderek daha fazla ülkede vatandaş ile hükümet arasındaki ilişkiإذن لدينا وضع في عالمنا اليوم حيث، في المزيد والمزيد من الدول العلاقة بين المواطنين والحكومات
Yani günümüz dünyasında giderek daha fazla ülkede vatandaş ile hükümet arasındaki ilişki多くの国々が 市民と政府が 主に民間によって運営されている
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.Deci în lumea video, am putut să inventăm, în durata noastră de viață, comportamentul natural.
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.Donc, dans le monde de la vidéo, nous avons été capables d'inventer, de notre vivant, un comportement naturel.
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.In der Video-Welt konnten wir zu unserer Lebzeit natürliches Verhalten erfinden.
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.In de videowereld hebben we natuurlijk gedrag kunnen uitvinden.
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.비디오 세계에서, 우리 일생의 자연스러운 행동을 발명해낼 수 있었습니다.
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.Trong thế giới phim, chúng ta có thể tạo ra, thái độ tự nhiên, trong thời đại này.
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.Więc w filmach potrafiliśmy wykreować naturalne zachowania.
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.Така че в света на видеото, ние сме били в състояние да измислим, в нашия живот, естествено поведение.
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.Так, в мире видео, мы смогли изобрести, в наше время, естественное поведение.
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.אז בעולם הוידאו, יכולנו להמציא, בימי חיינו, התנהגות טבעית.
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.لذلك فى عالم الفيديو, كان فى وسعنا أن نخترع, و نحن على قيد الحياة, سلوكا طبيعيا.
Yani video dünyasında, yaşantımız içinde doğal bir davranışı keşfetmiş olduk.自然な動作を作り出せるようになっています。 そしてこれは、科学を使って
Yaşadığımız bu teknoloji dünyasında birçok genç insan Ani Servet Sendromunun pençesine düşmüş durumda.Cu toată tehnologia din lume vedem tineri muşcaţi de acest Sindrom al Bogăţiei Bruşte.
Yaşadığımız bu teknoloji dünyasında birçok genç insan Ani Servet Sendromunun pençesine düşmüş durumda.In deze technologische wereld zien we jonge mensen gebeten door dit plotselinge-rijkdom-syndroom.
Yaşadığımız bu teknoloji dünyasında birçok genç insan Ani Servet Sendromunun pençesine düşmüş durumda.기술발전 속에서, 젊은층은 이 증상에 시달립니다.
Yaşadığımız bu teknoloji dünyasında birçok genç insan Ani Servet Sendromunun pençesine düşmüş durumda.Na całym świecie technologii, widzimy młodych ludzi, ugryzionych przez ta chorobe zespoly naglego bogactwa.
Yaşadığımız bu teknoloji dünyasında birçok genç insan Ani Servet Sendromunun pençesine düşmüş durumda.Napříč technologickým světem potkáváme mladé lidi, kteří onemocněli tímto syndromem nečekaného zbohatnutí.
Yaşadığımız bu teknoloji dünyasında birçok genç insan Ani Servet Sendromunun pençesine düşmüş durumda.Из целия технологичен свят виждаме млади хора, ухапани от тази болест -- синдром на внезапното забогатяване.
Yaşadığımız bu teknoloji dünyasında birçok genç insan Ani Servet Sendromunun pençesine düşmüş durumda.ברחבי העולם הטכנולוגי, אנו רואים אנשים צעירים שנדבקים במחלה הזו של הון פתאומי.
Yaşadığımız bu teknoloji dünyasında birçok genç insan Ani Servet Sendromunun pençesine düşmüş durumda.جميع أنحاء العالم التكنولوجيا، نراه الشباب عضات هذا مرض متلازمة الثروة المفاجئة.
Yaşadığımız bu teknoloji dünyasında birçok genç insan Ani Servet Sendromunun pençesine düşmüş durumda.「突然金持ち病」にかかっています しかし彼らは 彼らの祖先とは 全く違う富の使い方をしています
Yemek dünyasında çalışan herkes bilir ki, yemek pişirmenin ilk kuralı "mise en place"dir,Cualquiera que trabaje en el mundo culinario sabe que
Yemek dünyasında çalışan herkes bilir ki, yemek pişirmenin ilk kuralı "mise en place"dir,요식업게에 종사하는 모든이들이 잘 아는 요리의 첫단계는 바로 "미즈 아 플라스"
Yemek dünyasında çalışan herkes bilir ki, yemek pişirmenin ilk kuralı "mise en place"dir,"mise en place"だと知っています 単にフランス語で「準備する」という意味です
Yemek dünyasında çalışan herkes bilir ki, yemek pişirmenin ilk kuralı "mise en place"dir,כל מי שעובד בעולם הבישול יודע ששלב הבישול הראשון הוא "מיז-א-פלאס,"
Yemek dünyasında çalışan herkes bilir ki, yemek pişirmenin ilk kuralı "mise en place"dir,كل شخص يعمل في الوظائف المطبخية يعلم هذا الامر ان المرحلة الاولى من اعداد الطعام هي " ميس ان بلاس "
Yeraltı dünyasında olanlar kulaklarıma çalınır.Casi todo lo que sucede en el inframundo llega a mis oídos.
Yeraltı dünyasında olanlar kulaklarıma çalınır.Det mesta som sker i undervärlden når mina öron.
Yeraltı dünyasında olanlar kulaklarıma çalınır.Det meste, der sker i underverdenen, når mine ører.
Yeraltı dünyasında olanlar kulaklarıma çalınır.Do moich uszu dociera większość tego, co dzieje się w tym światku.
Yeraltı dünyasında olanlar kulaklarıma çalınır.Kuulen melkein kaiken, mitä tapahtuu alamaailmassa.
Yeraltı dünyasında olanlar kulaklarıma çalınır.Molto di ciò che accade nel mondo sotterraneo giunge alle mie orecchie.
Yeraltı dünyasında olanlar kulaklarıma çalınır.Sei da maior parte do que acontece no submundo.
Yeraltı dünyasında olanlar kulaklarıma çalınır.Ό,τι συμβαίνει στον υπόκοσμο φτάνει στα αυτιά μου.
Yeraltı dünyasında olanlar kulaklarıma çalınır.Мне известно большинство из того, что происходит на дне.
Yıllar boyunca, biz -Arap dünyasında ve Orta Doğu'da- otoriter rejimler altında yaşadık.Desiatky rokov sme žili v autoritárskych režimoch, v arabskom svete, na Blízkom východe.
Yıllar boyunca, biz -Arap dünyasında ve Orta Doğu'da- otoriter rejimler altında yaşadık.Durante décadas hemos vivido bajo regímenes autoritarios en el mundo árabe, en Medio Oriente.
Yıllar boyunca, biz -Arap dünyasında ve Orta Doğu'da- otoriter rejimler altında yaşadık.Durante décadas, vivemos sob regimes autoritários, no mundo árabe, no Médio Oriente.
Yıllar boyunca, biz -Arap dünyasında ve Orta Doğu'da- otoriter rejimler altında yaşadık.Évtizedeken át éltünk önkényuralmi rendszerek alatt az arab világban, a Közel-Keleten.

İlgili Sayfalar