Dünyama ışık saçıyorsun.You make my world brighter.
Ben bir Hacker'ım, dünyama girin...They're my bredrins, innit...
Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.And what we're going to do is we're going to immerse ourselves in my world.
Ben bir Hacker'ım, dünyama girin...Un monstruo en mi espejo, serie Soy...
Ben bir Hacker'ım, dünyama girin...Я был Нилом... для своего народа...
Ben bir Hacker'ım, dünyama girin...Wystąpiłem w pochód na krainę Urme, podbiłem krainę Urme...
Ben bir Hacker'ım, dünyama girin...Adalah penghancur Penghancur hidupku Diaa...
Ben bir Hacker'ım, dünyama girin...Thầy Trần dựng cơ Tao đàn, mở hội phong nhã...
Ben bir Hacker'ım, dünyama girin...ページに憧れハッカーになった。
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Daar vindt al dat gebabbel plaats, dat mij en mijn binnenwereld verbindt met mijn buitenwereld.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Det är det ständiga tjattret som länkar mig och min inre värld till den yttre världen.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Det er den konstante hjernesnak, der forbinder mig og min indre verden med min ydre verden.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Dialah celotehan otak yang menghubungkan saya dan dunia internal saya ke dunia eksternal saya.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.É aquela voz permanente dentro do cérebro que me liga a mim e ao meu mundo interno ao meu mundo externo.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.È quel continuo brusio del cervello che collega me ed il mio mondo interno al mio mondo esterno.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Es esa voz que escuchamos en el cerebro que me conecta a mí y mi mundo interno con mi mundo externo.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Es ist diese kleine Stimme, die mir sagt:
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Este acel taifas neîntrerupt care mă conectează pe mine și lumea mea interioară cu cea exterioară.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Ez a folyamatos agyi beszélgetés köt össze engem és a belső világomat, a külső világommal.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Jedná se o to neustále pokračující žvanění mozku, které propojuje můj vnitřní svět s okolním prostředím.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Je nekonečným vravom, ktorý spája mňa a môj vnútorný svet s vonkajším svetom.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.지속적인 뇌 수다장이입니다. "이봐, 집에 가는 길에 바나나를 픽업하는 거 잊지 마.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Nó là phần não đối thoại liên tục, kết nối tôi và thế giới nội tại với thế giới bên ngoài.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.To je ta neprestani možganski klepet, ki mene in moj notranji svet poveže z zunanjim svetom.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.То е този непрекъснат мозъчен брътвеж, който свързва мен и моят вътрешен свят с външният ми свят.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Це той безупинний внутрішній монолог, який з'єднує мене та мій внутрішній світ із зовнішнім світом.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.Это тот непрекращающийся внутренний диалог, который связывает меня и мой внутренний мир с внешним миром.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.זהו אותו פטפוט תמידי במוח המקשר אותי ואת עולמי הפנימי אל עולמי החיצוני.
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.إنها تلك الثرثرة المخية المستمرة التي تربطني وتربط عالمي الداخلي بعالمي الخارجي
Beynimin içinde hiç susmayan, beni ve iç dünyamı dış dünyama bağlayan, işte bu sürekli gevezeliktir.内面の世界と外の世界とを つないでいます その小さな声が 私に囁きます"帰る途中で-"
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.A ako akýsi spôsob prežitia som sa uchýlil do svojho sveta a vyrábal som rôzne veci.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.Como una manera para sobrevivir me metía en mi propio espacio personal y construía cosas.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.E de certa forma, para sobreviver, eu enfiava-me no meu canto, e fazia coisas.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.E quasi per trovare un modo di sopravvivere a questo, Mi rifugiavo nel mio spazio personale e costruivo cose.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.I niejako żeby przetrwać, zamykałem się w mojej osobistej przestrzeni, i tworzyłem.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.그리고 살아가기위한 일종의 방법으로 저는 자신만의 개인적인 공간속에 들어가려 했고, 무언가를 만들려고 했습니다.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.Pentru a supravieţui, obişnuiam să mă retrag în locurile mele foarte personale, şi să creez lucruri.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.Pour survivre, en quelque sorte, j'entrais dans mon univers personnel, et je fabriquais des choses.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.Um zu überleben, zog ich mich in meine eigene Welt zurück und fing an, Sachen zu kreieren.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.Và như là một cách để tồn tại, tôi muốn đi đến một nơi thật riêng tư, để làm ra cái này cái kia.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.Και σαν κάποιο τρόπο επιβίωσης, κλεινόμουν στον πολύ προσωπικό μου χώρο, κι έφτιαχνα πράγματα.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.И един вид като начин за оцеляване влизах в собственото си, много лично пространство и правех разни неща.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.И как бы в поисках спасения погружался в своё очень личное пространство и создавал вещи.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.וכדי לשרוד הייתי בורח לעולם שלי והייתי מייצר דברים.
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.وكطريقة للإستمرار فى الحياة , كنت أذهب إلى مكانى الخاص بى , وكنت أصنع أشياء .
Bu bir çeşit yaşamımı sürdürme yöntemiydi, kendi çok özel kişisel dünyama girer, ve bir şeyler yapardım.とても個人的な場所へ入っては ものを作っていました 他の人のためにものを作ること
Pekala. Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Dobre, spoločne sa ideme ponoriť do môjho sveta.
Pekala. Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Lo que haremos es sumergirnos en mi mundo.
Pekala. Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Oké, we gaan ons onderdompelen in mijn wereld.
Pekala. Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Şi ceea ce vom face, este să ne scufundăm în lumea mea.
Pekala. Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Yang akan kita lakukan menenggelamkan diri kita dalam dunia saya.
Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.-att dyka ner i min värld.
Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Ecco cosa faremo: ci immergeremo tutti nel mio mondo.
Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Et ce que nous allons faire c'est de nous plonger dans mon monde.
Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.저의 세계로 빠져들어가는 것입니다.
Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Most pedig lemerülök Önökkel az én világomba.
Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Und was wir tun werden: wir werden in meine Welt hinabtauchen.
Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Za chwilę zanurzymy się w moim świecie. OK. Za chwilę zanurzymy się w moim świecie.
Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Και αυτό που θα κάνουμε είναι να βυθιστούμε στον κόσμο μου.
Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.Мы с вами будем погружаться в мой мир.