dünyamızda ile cümle
dünyamızda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.그가 말하길, "만약 곤충들이 사라진다면, 우리가 아는 지구의 생명들은 50년 안에 모두 사라질 것이다,
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter."Als alle insecten verdwenen, zou het leven op Aarde zoals we het kennen binnen 50 jaar verdwijnen.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.A spus, "Dacă toate insectele ar dispărea, viața pe Pământ așa cum o știm, ar dispărea în 50 de ani.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.Dia berkata, "Bila semua serangga lenyap, hidup di Bumi seperti kita tahu akan lenyap dalam 50 tahun.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.Disse, "Se tutti gli insetti sparissero, la vita sulla Terra così come la conosciamo sparirebbe in 50 anni.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter."Gdyby zniknęły wszystkie insekty, życie na Ziemi zginęłoby w ciągu 50 lat.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter."Ha minden rovar eltűnne, az általunk ismert földi élet 50 év alatt szintén eltűnne.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.Hän sanoi: Jos ihmiset katoaisivat, tuntemamme elämä maapallolla kukoistaisi."
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.Han sa, "Om alla insekter skulle försvinna, skulle livet på jorden som vi känner det försvinna inom 50 år.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.Řekl: Když by vymizeli lidé, život na Zemi, jak víme, by jen bujel."
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter."Se todos os insetos desaparecessem, "a vida na Terra, tal como a conhecemos, desapareceria em 50 anos.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter."Wenn alle Insekten verschwänden, würde das Leben auf der Erde, wie wir es kennen, in 50 Jahren verschwinden.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.Είπε, "Αν όλα τα έντομα εξαφανίζονταν, η ζωή στη γη όπως την ξέρουμε θα εξαφανιζόταν μέσα σε 50 χρόνια.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter."Ако всички насекоми изчезнат, животът на Земята, такъв, какъвто го познаваме, ще изчезне за 50 години.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.Он сказал: Если человечество исчезнет, жизнь на Земле, которую мы знаем, расцветёт".
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.הוא אמר, "אילו נעלמו כל החרקים, החיים על כדור הארץ, כמו שאנחנו מכירים אותם, היו נעלמים תוך 50 שנה.
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.لو اختفت كل الحشرات الحية علي وجه الارض فسنختفي نحن بعد خمسين سنة
Diyor ki, "Bütün böcekler yok olursa, dünyamızdaki yaşam, bildiğimiz gibi, elli yıl içinde biter.彼の言うとおりです 今こそ農業に対する新しい構想を受け入れなければいけません
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz.Chúng ta có thể khiến cuộc đời mình thêm đau khổ...
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz.이로써 우리는 우리의 세상에서 더 많은 고통을 받을 수도 있고
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz.Mozemy zwiekszyc cierpienie na naszym swiecie
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz. Ya da acıyı önleyebiliriz.Kita dapat meningkatkan penderitaan di dalam dunia kita atau kita dapat menangkal penderitaan.
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz. Ya da acıyı önleyebiliriz.Me voimme lisätä kärsimystä elämäämme tai voimme ehkäistä kärsimystä.
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz. Ya da acıyı önleyebiliriz.Môžeme naďalej zvyšovať v našom svete utrpenie ale mu budeme zabránovať.
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz. Ya da acıyı önleyebiliriz.Nous pouvons accroitre la souffrance ou nous pouvons l'éviter.
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz. Ya da acıyı önleyebiliriz.Podemos aumentar el sufrimiento en nuestro mundo o podemos prevenir el sufrimiento.
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz. Ya da acıyı önleyebiliriz.Possiamo aumentare la sofferenza nel mondo o fare in modo che non ce ne sia.
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz. Ya da acıyı önleyebiliriz.Μπορούμε να αυξήσουμε τον πόνο στον κόσμο μας ή μπορούμε να αποτρέψουμε τον πόνο.
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz. Ya da acıyı önleyebiliriz.Ми можемо збільшити страждання у нашому світі або ми можемо запобігти його створенню.
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz. Ya da acıyı önleyebiliriz.Мы можем усилить страдания в нашем мире или же можем предотвратить страдания.
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz.אנחנו יכולים להגדיל את הסבל בעולמנו
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz.يمكننا أن نزيد من المعاناة في عالمنا
Dünyamızda acıyı arttırabiliriz.苦しみを避けることもできる。
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.A túlsúlyban lévő dolgokról, amik jelen vannak szinte semmit nem tudunk.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.De dominerande livsformerna som finns här vet vi i princip ingenting om.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.De dominerende ting der eksisterer her ved vi næsten ingenting om.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.Des choses dominantes qui existent ici nous ne savons presque rien.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.Despre lucrurile dominante care există aici știm mai nimic.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.Dominujących organizmów, które istnieją tutaj i o których nie wiemy prawie nic.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.바이러스는 지구상에서 가장 지배적인 생물이지만 아직 우리는 그에 대해 거의 알지 못합니다.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.Las cosas que prevalecen aquí y que ignoramos casi del todo.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.Makhluk dominan yang ada di antara kita adalah yang paling tidak kita ketahui.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.Những loài vượt trội luôn tồn tại ở đó Chúng ta hầu như chưa biết gì.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.Non sappiamo niente dei meccanismi dominanti che ci sono qui.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.Over de meest voorkomende dingen die hier bestaan weten we vrijwel niks.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.Sobre as coisas dominantes que existem aqui não sabemos quase nada.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.Ueber die meisten Dinge die hier existieren wissen wir so gut wie nichts.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.Όλες τις δεσπόζουσες μορφές ζωής που μας είναι σχεδόν άγνωστες.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.За доминиращите сред тях, които съществуват тук, не знаем почти нищо.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.О самых распространённых существах, живущих здесь, мы почти ничего не знаем.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.הדבר הדומיננטי שקיים פה אנחנו כמעט לא יודעים עליו דבר.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.الأشياء المهيمنة التي توجد هنا لا نعرف عنها أي شيء تقريباً.
Dünyamızda hakim bir şekilde var olan şeyler hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz.未解明の生命体も存在します しかし素晴らしい手段を手に入れ
Dünyamızda -- (Kahkahalar) (Alkış)C'est ce qui arrivera avec la Biotech. C'est une énorme -- (Rires) (Applaudissements)
Dünyamızda -- (Kahkahalar) (Alkış)Có một -- (Tiếng cười) (Vỗ tay)
Dünyamızda -- (Kahkahalar) (Alkış)Dat moet ook met biotechnologie gebeuren. Er is een grote... (Gelach) (Applaus)
Dünyamızda -- (Kahkahalar) (Alkış)Es gibt eine - (Gelächter) (Applaus)
Dünyamızda -- (Kahkahalar) (Alkış)Existuje obrovská -- (Smiech) (Potlesk)
Dünyamızda -- (Kahkahalar) (Alkış)Je velké -- (Smích) (Potlesk)
Dünyamızda -- (Kahkahalar) (Alkış)많은 수의 (웃음) (박수)