dünyamıza ile cümle
dünyamıza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kirlilik dünyamıza zarar veriyor.Pollution is damaging our earth.
Ama dünyamıza bakın.But now look at our world.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.It has also given us this, the ability to look at the world from the outside.
YOLSUZLUK VE HAKSIZLIK DÜNYAMIZA BELA.CORRUPTlON AND INJUSTlCE PLAGUE OUR WORLD.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.I think this is important because media, all media, provide us a window back into our world.
Yani süpernovadan gelen ışığın dünyamıza ulaşması 238 milyon yıl sürdü.Elle est à environ 238 années-lumière de la Terre.
Dünyamıza ek olarak, Şeytanlar tarafından doldurulan bir başka paralel olan Hades de var.Oltre al nostro mondo ne esiste un altro parallelo, l'Ade, popolato da diavoli.
Yani süpernovadan gelen ışığın dünyamıza ulaşması 238 milyon yıl sürdü.Znajduje się około 238 lat świetlnych od Ziemi.
Yani süpernovadan gelen ışığın dünyamıza ulaşması 238 milyon yıl sürdü.Bintang ini berada pada jarak 338 tahun cahaya dari Bumi.
Ama dünyamıza bakın.Agora olhemos para o nosso mundo.
Ama dünyamıza bakın.Ahora echemos un vistazo a nuestro mundo.
Ama dünyamıza bakın.Ale teraz spójrzmy na nasz świat.
Ama dünyamıza bakın.Dar uitați-vă la lumea noastră.
Ama dünyamıza bakın.De most vegyük a mi világunkat!
Ama dünyamıza bakın.Doch schauen wir uns nun unsere Welt an.
Ama dünyamıza bakın.Maar kijk nu naar onze wereld.
Ama dünyamıza bakın.Mais maintenant, regardez notre monde.
Ama dünyamıza bakın.Ma ora guardiamo al nostro mondo.
Ama dünyamıza bakın.(potlesk) Ale teraz sa pozrime na náš svet.
Ama dünyamıza bakın.Tetapi, coba lihat dunia saat ini.
Ama dünyamıza bakın. Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.하지만 우리의 세상을 보세요. 우리는 종교가 변질된
Ama dünyamıza bakın. Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Взглянув на сегодняшний мир, мы увидим, что религия оказалась в заложниках.
Ama dünyamıza bakın. Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.אבל הביטו בעולמנו. אנו חיים בעולם שבו
Ama dünyamıza bakın. Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.ولكن انظر اليوم إلى عالمنا. فنحن نعيش في عالم--
Ama dünyamıza bakın. Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.テロリストたちはコーランの祈りを利用して 自分たちの残虐行為を正当化しています
Ama dünyamıza bakın.Κοιτάξτε όμως τώρα τον κόσμο.
Ama dünyamıza bakın.А сега, да погледнем нашия свят.
Aramızdan ayrılan bu sesin bu çılgın dünyamıza ağlayan bir bebek olarak geldiği yıl.El año en que, recordemos, esta voz, que ya se marchó, vino a este enorme mundo de locos.
Aramızdan ayrılan bu sesin bu çılgın dünyamıza ağlayan bir bebek olarak geldiği yıl.이 목소리가 이제 처음으로 우리의 커다랗고 오래된 세계에서 목소리를 내기 시작합니다.
Aramızdan ayrılan bu sesin bu çılgın dünyamıza ağlayan bir bebek olarak geldiği yıl.L'anno in cui, ricordiamolo, questa voce, ormai lontana, venne alla luce in questo nostro pazzo mondo.
Aramızdan ayrılan bu sesin bu çılgın dünyamıza ağlayan bir bebek olarak geldiği yıl.השנה, בוא נזכור, שהקול הזה, עכשיו איננו, לראשונה נכנס לתוך העולם המטורף שלנו.
Aramızdan ayrılan bu sesin bu çılgın dünyamıza ağlayan bir bebek olarak geldiği yıl.هذه السنة، دعونا نتذكر، أن هذا الصوت، غادر الآن، قدم لأول مرة لعالمنا الكبير المجنون القديم وهو يبكي.
Aramızdan ayrılan bu sesin bu çılgın dünyamıza ağlayan bir bebek olarak geldiği yıl.私たちの住む狂気じみた世界に生まれた年です (音楽:ファロン ヤングの「イッツ フォー イン ザ モーニング」)
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Acho que é porque os "media", todos os "media", nos oferecem uma janela para o nosso mundo.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Azt gondolom, azért fontos, mert a média, minden médium, ablakot nyit a saját világunkra.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Cred că e important pentru că media, toate mediile media, ne oferă o fereastră înapoi spre lumea noastră.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Het is belangrijk omdat media, alle media, ons een venster op de wereld geven.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Ich denke, es ist wichtig, weil Medien, alle Medien, uns ein Fenster zurück in unsere Welt geben.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Je crois que c'est important parce que les média, tous les média, nous offrent une fenêtre sur notre monde.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Jeg synes det er vigtigt fordi medier, alle medier giver os et vindue tilbage ind mod vores egen verden.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.제 생각에는 매체라는 것이, 모든 매체라는 것들이 우리 세상을 다시 들여다보게 만드는 창을 제공하기 때문입니다.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Là bởi vì truyền thông, truyền thông, cho ta một cánh cửa sổ xuyên vào thế giới trong ta.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Penso sia importante perché i media, tutti i media, ci forniscono una finestra sul nostro mondo.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Νομίζω ότι είναι σημαντικό επειδή τα μέσα, όλα τα μέσα, μας παρέχουν ένα παράθυρο πίσω στον κόσμο μας.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Мисля, че е важно заради медиите, всички средства ни разкриват прозорец назад към нашия свят.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.אני חושב שזה משום שהמדיה, כל מדיום שהוא מספק לנו חלון אל העולם שלנו.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.أعتقد أنه مهم لأن الوسائط, كل الوسائط, وفرت لنا نافذة لننظر بها إلى عالمنا مجددا.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.A także to, czyli możliwość spojrzenia nań z zewnątrz. A także to, czyli możliwość spojrzenia nań z zewnątrz.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Ci hanno dato anche questo: l'abilità di guardare il mondo dall'esterno.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Hal-hal itu juga telah memberikan kita kemampuan untuk melihat dunia dari luar.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Het gaf ons ook dit, de mogelijkheid om van buitenaf naar onze wereld te kijken.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Ils nous ont aussi donné la possibilité de regarder le monde de l'extérieur.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.그것은 우리에게, 세상을 바깥에서 바라볼 수 있는 능력도 주었습니다.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Ne-au mai dat şi abilitatea de a ne privi lumea din exterior.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Nos ha dado también esto, la capacidad de mirar al mundo desde afuera.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Sie hat uns auch dies gegeben, die Fähigkeit, die Welt von außen zu sehen.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Také jsme dostali schopnost podívat se na svět zvenčí.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Và cũng cho chúng ta khả năng để nhìn thế giới từ bên ngoài vũ trụ.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.И также дало нам вот это, способность посмотреть на мир извне.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Те също ни дадоха това, възможността да погледнем на света отвън.