dünyamız ile cümle
dünyamız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tıpkı dünyamızın teknolojiden büyük oranda etkilenen haritaları gibi --والان ومثلما هو للخرائط الطبيعية لعالمنا والتي استفادت كثيراً من التقنية --
Tıpkı dünyamızın teknolojiden büyük oranda etkilenen haritaları gibi --テクノロジーの恩恵に授かった 物理地図と同様に
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Allt detta ger oss en slags känsla av vilka vi är, av vår särskilda plats i världen.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Dit alles geeft ons een soort gevoel van wie we zijn, van onze eigen plaats in de wereld.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Todas essas coisas nos dão um senso de quem somos, do nosso lugar específico no mundo.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Todas estas cosas nos dan una especie de sentido de quien somos, de nuestro lugar particular en el mundo
Uzaydan som altından bir meteorun dünyamıza düştüğünü varsayın, bu durumda altının fiyatı ucuzlar.Umožnilo jim to nakoupit o trochu více od ostatních zemí, ale ve skutečnosti to nevytvořilo žádnou inovaci.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.A saját képzeletünk tájai pedig ismerősek számunkra, ez a lelki világunk.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Conhecemos as paisagens da nossa própria imaginação, as nossas paisagens interiores.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Dobre poznáme končiny našej vlastnej predstavivosti, naše vnútro.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Důvěrně poznáme krajinu vlastní představivosti, naše nitro.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.E abbiamo familiarità con i paesaggi della nostra immaginazione, i nostri 'paesaggi interiori'.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Et nous sommes habitués aux paysages de notre imagination, à nos paysages intérieurs.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.그리고 우리는 자신만의 상상속의 풍경과 자신의 내면의 본성에 친숙합니다.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Og vi kender vores egen fantasis landskaber, vores indskaber.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Tunnemme hyvin omat mielikuvitusmaisemamme, sisäiset maisemamme.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Und die Landschaften unserer Phantasie sind uns vertraut.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Vi känner till vår fantasis landskap, våra inskap.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.We zijn vertrouwd met de landschappen van onze eigen verbeelding, onze innerlijke landschappen.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Y estamos familiarizados con los paisajes de nuestra propia imaginación, nuestro paisaje interior.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Και είμαστε εξοικειωμένοι με τα τοπία της φαντασίας μας τα εσώτερα τοπία.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Запознати сме с пейзажите на собственото ни въображение, нашите вътрешни пейзажи.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Ми знайомі із горизонтами нашої уяви, нашого внутрішнього світу.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.ראיה באמצעות המוח מכונה לעיתים קרובות - דמיון. אנחנו מכירים את הנופים של הדמיון שלנו -
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.ونحن نألف المناظر الخاصة بخيالنا
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.どんな人だって想像はしますから
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Azt mondja, hogy "te nem én vagyok", az "az a növény nem én vagyok, nincs közöm hozzá".
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.E essa história do "eu" criou o mundo que temos hoje.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Ja tämä tarina itsestä oikeasti luo maailmamme.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Och den här berättelsen om jaget skapar verkligen vår värld.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Si aceasta poveste a sinelui într-adevar creeaza lumea noastra.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Ty nejsi já, ta květina nejsem já, je to něco odděleného.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.בקרב דברים נפרדים אחרים,
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.この宇宙とも分断されています。
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Cette identité devient le véhicule qui nous permet de naviguer dans notre monde social.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Chính cái tôi ấy trở thành phương tiện điều khiển cách thức chúng ta ứng xử trong cuộc sống thực tại.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Dan diri itu menjadi kendaraan untuk menjelajahi dunia sosial kita.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Dit zelf wordt ons voertuig voor navigatie in onze sociale wereld.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.E esse eu torna-se o veículo para navegarmos no nosso mundo social.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.E quel sé diventa il mezzo per navigare nel mondo sociale.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.És ez az én lesz a jármű, ami által navigálunk a társadalom világában.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.I to własne 'ja' staje się narzędziem nawigacji naszego życia społecznego.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.그 자아가 우리의 사회적 세계를 운항해가는 주는 동체가 됩니다.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Och det självet blir fordonet för att navigera i vår sociala värld.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Şi acest eu devine vehiculul de navigare în lumea noastră socială.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Toto já se stane prostředkem, který nás naviguje ve společenském životě.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Und dieses Selbst wird das Auto, das uns durch die soziale Welt navigiert.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Y ese sí mismo, se convierte en el vehículo para desplazarnos por nuestro mundo social.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Και αυτός ο εαυτός γίνεται όχημα για να κινούμαστε στον κοινωνικό μας κόσμο.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.И този Аз се превръща в средство за ориентиране в нашия социален свят.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.И это я становится двигателем в нашей социальной жизни.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.І це Я стає двигуном нашого соціального життя.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.והעצמי הופך להיות המכשיר שמאפשר לנו לנוע בתוך העולם החברתי.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.وهذه الذات تصبح وسيلة لنتقل بها في عالمنا الاجتماعي.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.渡り歩くための手段になります でも その自己は他人の主観が投影されたものに基づく
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.與此同時自我便成為我地 系嚟個社會行動嘅方向。
Ve bundan dolayı modern dünyamız bir ikilemle karşımıza çıkıyor.A tak nás náš současný svět staví před dilema.
Ve bundan dolayı modern dünyamız bir ikilemle karşımıza çıkıyor.Donc notre monde moderne est aujourd'hui confronté à un dilemme.
Ve bundan dolayı modern dünyamız bir ikilemle karşımıza çıkıyor.Dunque il nostro mondo moderno ora ci sfida con un dilemma.
Ve bundan dolayı modern dünyamız bir ikilemle karşımıza çıkıyor.E, assim, o nosso mundo moderno confronta-nos agora com um dilema.