dünyamı ile cümle

dünyamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Au inventat cutare și cutare lucru, care va schimba lumea în bine pe vecie.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Feltaláltak ezt, azt vagy amazt, ami majd örökre jobbá teszi a világunkat.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Han inventado esto y lo otro que hará del mundo un lugar mejor para siempre.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Hanno inventato qualche tipo di questa cosa, di questa, o di quella, che renderà migliore il nostro mondo.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Họ phát minh ra thứ này, thứ kia hoặc thứ nọ để làm thế giới mãi mãi tốt hơn.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Ils ont inventé ceci et cela qui rendra notre monde meilleur pour toujours.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Inventaram isto, ou aquilo, ou aqueloutro que vai tornar o nosso mundo melhor, para sempre
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.세상을 영원히 더 나아지게 만들 이런, 저런, 여러가지 물건을 발명해냈습니다
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Mereka menciptakan alat ini atau itu, yang dapat membuat dunia kita lebih baik.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Vynalezli tohle, nebo támhleto, co navždy změní náš svět v lepší.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Wynaleźli to i tamto, co zmieni nasz świat na lepsze.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Ze hebben iets uitgevonden, dit, of dat, of dit, dat onze wereld voor eeuwig beter zal maken.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Έχουν εφεύρει εκείνο, και τούτο και το άλλο που θα κάνει τον κόσμο μας για πάντα καλύτερο.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Вони винайшли таку чи сяку річ, і вона зробить наш світ кращим віднині і назавжди.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Изобретено е това и онова и т.н. което ще подобри света ни завинаги.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.Они изобрели какую-то такую вещь, и такую, и такую, и все это навсегда улучшит наш мир.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.הם המציאו סוג של משהו, או משהו אחר, או אחר שיהפוך את העולם שלנו למקום טוב יותר.
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.ومنهم من اخترعوا كذا و كذا والذي سوف يحيل عالمنا للأبد نحو الافضل
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.それが世界を永遠に良くするのだと言います 軍事領域に目を向ければ たくさんの
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Các người không thể suy nghĩ một cách nghiêm túc rằng các người có thể ngăn chặn thế giới của chúng tôi-
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Du kan seriøst ikke tro at du kan stoppe vores Verden -
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Các người không thể dừng thế giới của chúng tôi... cuộc sống của chúng tôi, sự thật của chúng tôi.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Ihr könnt nicht ernsthaft glauben, das ihr unsere Welt stoppen könnt. -unsere Tagtäglichkeit, unsere Realität.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Je kan toch niet denken dat je serieus... onze wereld, ons dagelijks leven, onze realiteit zomaar kan stoppen.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Nem gondolhatják komolyan, hogy meg tudják állítani a világunkat, a mindennapjainkat, a valóságunkat.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Nu veţi putea să ne opriţi lumea, realitatea noastră de zi cu zi.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.Vous ne pouvez pas sérieusement envisager que vous pouvez arrêter notre monde notre quotidien, notre réalité.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi- -durdurabileceğinizi cidden düşünüyor olamazsınız.ゲイみたいだ
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Ette voi vakavasti kuvitella että voitte pysäyttää maailmamme-
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Je kan toch niet denken dat je serieus onze wereld, ons dagelijks leven, onze realiteit-
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-우리의 세계, 우리의 매일, 우리의 현실들....
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Nemůžete myslet vážně, že můžete zastavit náš svět-
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Nie możesz myśleć, że zatrzymasz nas świat-
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Non potete pensare seriamente di poter fermare il nostro mondo
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-No puedes pensar seriamente que puedes detener nuestro mundo-
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Вы не можете всерьез задуматься что вы можете остановить наш мир-
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-Нима сериозно си мислите, че ще спрете нашия свят?
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-אתה לא חושב ברצינות -שתוכל לעצור את העולם שלנו
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-لا يمكنكم التفكير جديّا في أنه بإمكانكم إيقاف عالمنا
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıA taktiež ovplivňujeme podobu nášho života, kúsok po kúsku. Pretože pre každú akciu, tu musi byť aj reakcia.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıDan kita membentuknya, sedikit demi sedikit. Karena setiap sebab, pasti ada efeknya
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıE così pure la nostra vita, a poco a poco. Perchè per ogni causa, deve esserci un effetto.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıJa me muokkaamme elämäämme aina vähän enemmän. Koska jokaisella teolla täytyy olla tarkoitus.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalı그리고 우리의 삶을 조금씩 만들어나가죠. 왜냐하면 모든 원인에는 결과가 항상 잇따르기 때문입니다.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıParce que à chaque cause, il y a une effet.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıVà cả cuộc đời của mình, từng chút một. Vì mỗi nhân... Đều gieo thành quả.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıY estamos amoldando nuestra vida, poco a poco. Porque por cada causa, debe haber un efecto.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıΚαι διαμορφώνουμε τη ζωή μας, βήμα βήμα. Επειδή για κάθε αιτία, θα πρέπει να υπάρχει και ένα αποτέλεσμα.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıИ лепим свою жизнь, мало-помалу. Ибо для каждой причины, должно быть своё следствие.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıІ ми поступово надаєм певної форми нашому життю. Тому на кожну причину, повинен бути наслідок.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıובהדרגה אנחנו מעצבים את חיינו . משום שלכל סיבה חייבת להיות תוצאה.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıو نشكل حياتنا شيئا فشيئا لأنه لكل سبب أثر
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalı人や、モノ、行動、それら1つ1つが、 何らかの結果を引き起こすからである。
Dünyamızın bize yaptığı baskıyı böyle mi hissediyoruz, kendimizi bulabilmek için, kaçmamız mı gerekiyor?Czy tak myślimy o nacisku ze strony świata, że aby wejść w siebie, trzeba najpierw uciec?
Dünyamızın bize yaptığı baskıyı böyle mi hissediyoruz, kendimizi bulabilmek için, kaçmamız mı gerekiyor?Is het zo dat we de druk van onze wereld ervaren: dat we om weer bij onszelf te komen, de benen moeten nemen?
Dünyamızın bize yaptığı baskıyı böyle mi hissediyoruz, kendimizi bulabilmek için, kaçmamız mı gerekiyor?Je to tím, jak pociťujme tlaky okolního světa, že, aby jsme se dostali do svého nitra, tak utíkáme do kopců?
Dünyamızın bize yaptığı baskıyı böyle mi hissediyoruz, kendimizi bulabilmek için, kaçmamız mı gerekiyor?우리 자신들을 더 잘 알기 위해서는 달아나야 한다고 생각하는 것이 우리가 이 세계의 압박을 받아들이는 길인가요?
Dünyamızın bize yaptığı baskıyı böyle mi hissediyoruz, kendimizi bulabilmek için, kaçmamız mı gerekiyor?Tälläkö tapaa koemme maailmamme paineet: että löytääkseen sisimpänsä täytyy juosta kukkuloille?
Dünyamızın bize yaptığı baskıyı böyle mi hissediyoruz, kendimizi bulabilmek için, kaçmamız mı gerekiyor?Τοσο έντονη είναι η πίεση από τον κόσμο ώστε για να μπούμε μέσα μας, πρέπει να τρέχουμε στα βουνα;
Dünyamızın bize yaptığı baskıyı böyle mi hissediyoruz, kendimizi bulabilmek için, kaçmamız mı gerekiyor?האם כך אנחנו מרגישים לגבי הלחץ בעולם, שכדי להביט לתוך עצמנו, חייבים לברוח לגבעות?

İlgili Sayfalar