dünyalara ile cümle
dünyalara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Fransız ve Japon filmleri apayrı dünyalara ait gibi görünüyor.French and Japanese films seem to exist on the opposite ends of the human spectrum.
Labirent diğer dünyalara Beşinci Kapı ile bağlanır: Nexus.The Labyrinth is connected to the other worlds through the Fifth Gate: the Nexus.
Uzay Yolu, bende uzaylıları görme isteği uyandırdı başka dünyalara ait yaratıkları.Star Trek made me want to see alien creatures, creatures from a far-distant world.
Farklı dünyalara bakabilmek.It's to have a look at different worlds.
Ben sık sık başka dünyalara kayıyorum."I'd zone out with regularity."
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbie and Fulla occupy these completely separate spheres.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Then they use these emotions to dimensionalize the worlds they create.
Ama Biz, Nuh'u ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu dünyalara bir ibret kıldık.But We saved him and those with him in the ark, and made it a sign for the creatures of the world.
Onları güzel rızıklarla besledik ve onları dünyalara üstün kıldık.We gave them an advantage over all the nations,
Kazandığı bu en son ödül Vlasiç için dünyalara bedel.This latest honour means the world to Vasic.
Labirent diğer dünyalara Beşinci Kapı ile bağlanır: Nexus.המבוך מקושר לעולמות האחרים דרך השער החמישי: הנֶקסוס.
Labirent diğer dünyalara Beşinci Kapı ile bağlanır: Nexus.Волинската порта и Пястовската кула: Късноготическа порта с кула от XIV век.
Amaç yüzeysel görmek. Farklı dünyalara bakabilmek.Đừng chỉ nhìn riêng những gì được thể hiện ở bề mặt mà hãy quan sát nhiều thế giới riêng biệt.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbie dan Fulla menempati dunia yang benar-benar berbeda.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbie e Fulla vivono in due mondi completamente diversi.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbie et Fulla occupe des sphères complètement séparées.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbie i Fulla należą do osobnych sfer.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbi és Fulla tökéletesen elszigetelt világokban élnek.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.바비나 풀라나 모두 서로 완전히 다른 지역에 존재하고 있습니다.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Барби и Фулла живут в непересекающихся мирах.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Барбі і Фула живуть в цих абсолютно відмінних світах.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.ברבי ופולה חיות בעולמות שונים לחלוטין.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.كلا باربي وفُلّة تشغلان هذه الأسافير المختلفة تماماً.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.彼らの興味も違えば 価値も異なります
Ben sık sık başka dünyalara kayıyorum."[웃음] 그래서 저는 대개 수업 시간에 멍한 상태죠.
Farklı dünyalara bakabilmek.Beláthatunk különböző világokba.
Farklı dünyalara bakabilmek.C'est pour jeter un œil à des mondes différents.
Farklı dünyalara bakabilmek.È come guardare mondi diversi.
Farklı dünyalara bakabilmek.É espreitar para diferentes mundos.
Farklı dünyalara bakabilmek.Es ist ein Blick auf unterschiedliche Welten.
Farklı dünyalara bakabilmek.Este să priveşti spre lumi diferite.
Farklı dünyalara bakabilmek.Jako pohled do různých světů.
Farklı dünyalara bakabilmek.Kita dapat melihat pada berbagai dunia berbeda.
Farklı dünyalara bakabilmek.이것은 다른 세계를 보기 위해서 입니다 이것은 다른 세계를 보기 위해서 입니다
Farklı dünyalara bakabilmek.Para mirar mundos diferentes.
Farklı dünyalara bakabilmek.Pozrieť sa na rozličné svety.
Farklı dünyalara bakabilmek.Zo kun je een kijkje nemen in verschillende werelden.
Farklı dünyalara bakabilmek.Να βλέπεις διαφορετικούς κόσμους.
Farklı dünyalara bakabilmek.То е за да надникнеш в различни светове.
Farklı dünyalara bakabilmek.Це можливість побачити різні світи.
Farklı dünyalara bakabilmek.Это возможность увидеть другие миры.
Farklı dünyalara bakabilmek.הם נועדו בכדי להציץ לעולמות שונים.
Farklı dünyalara bakabilmek.لنتأمل في عوالم مختلفة
Farklı dünyalara bakabilmek.見るためです 私はしばしば部外者でした
Gördüğünüz tüm bu pencereler bunun ürünü. Amaç yüzeysel görmek. Farklı dünyalara bakabilmek.Tworzę te różne rodzaje okien, aby spojrzeć poza powierzchnię, żeby móc spojrzeć na różne światy.
Medeniyetler çatışmasının destekçilerine göre Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Enligt förespråkare för civilisationernas kamp, upptar Barbie och Fulla helt separata sfärer.
Medeniyetler çatışmasının destekçilerine göre Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Laut den Anhängern des Kampfes der Kulturen besetzen Barbie und Fulla völlig getrennte Räume.
Medeniyetler çatışmasının destekçilerine göre Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Podla zástancov stretu civilizácií, obe Barbie i Fulla zaberajú totálne odlišné sféry.
Medeniyetler çatışmasının destekçilerine göre Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Podle zastánců střetu civilizací, obě Barbie a Fulla zabírají tyhle kompletně oddělené sféry.
Medeniyetler çatışmasının destekçilerine göre Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Volgens aanhangers van de botsing der samenlevingen, bewonen Barbie en Fulla compleet gescheiden werelden.
Medeniyetler çatışmasının destekçilerine göre Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Според защитниците на сблъсъка на цивилизациите, както Барби, така и Фула заемат напълно различни сфери.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.A pak použijí tyto emoce, aby dali nový rozměr světům, které tvoří.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Apoi se folosesc de aceste emoţii pentru a dimensionaliza lumile pe care le creează.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Az érzelmeket használják arra, hogy mélységet adjanak az általuk alkotott világnak.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Ces émotions permettent de créer des mondes réalistes.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Dann verwenden sie diese Emotionen als Stützen für die von ihnen erschaffene Welt.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Deze emoties gebruiken ze om de werelden die ze maken vorm te geven.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Kemudian mereka menggunakan emosi ini untuk menghidupkan dunia yang mereka ciptakan.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.그들은 이 감정을 이용해 자신들이 만드는 세계를 입체화 한다.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Poi usano queste emozioni per definire i mondi che creano.
İlgili Sayfalar