dünya ile cümle
dünya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu dünyadaki eğitim beni hayal kırıklığına uğratıyor.Education in this world disappoints me.
Dünya şimdi olduğu durumda olmasa, kimseye güvenemem.If the world weren't in the shape it is now, I could trust anyone.
Eğer dünya şimdiki şeklinde olmasaydı herhangi birine güvenebilirdim.If the world weren't in the shape it is now, I could trust anyone.
1950'lerde, Finler dünyadaki en az sağlıklı diyetlerden birine sahip olarak belirtildiler.In the 1950's, the Finns were cited as having one of the least healthy diets in the world.
Paris dünyanın en güzel şehridir.Paris is the most beautiful city in the world.
Dünya kadınsız ne olurdu?What would the world be without women?
Dünyayı değiştiren bilgi değil iletişimdir.What changes the world is communication, not information.
Dünyada insanlar her zaman daha fazla özgürlüğü ve eşitliği savunuyor.People in the world are always advocating for more freedom and equality.
Bu dünya için çok yaşlıyım.I am too old for this world.
Dünya senin etrafında dönmüyor.The world doesn't revolve around you.
Her insan bir dünyadır.Each person is a world.
Bu dünyada sadece kelime şeklinde ifade edilemeyen şeyler vardır.There are things in this world which simply cannot be expressed in the form of words.
Dünya üzerinde mutluluğu çoğaltmanın tek yolu onu bölmektir.The only way on Earth to multiply happiness is to divide it.
İnsanlar dünyanın değiştiğini anlamalılar.People should understand that the world is changing.
O, dünyadan habersizdir.He is ignorant of the world.
Sen dünyada dostum diyebileceğim tek adamsın.You are the only man in the world that I can call my friend.
Eğer hava olmasa dünyada yaşayamayız.If it were not for air, we could not live on the earth.
Hava olmasaydı dünyada yaşayamazdık.If it were not for air, we could not live on the earth.
Her yıl Kyoto, dünyanın her tarafından binlerce ziyaretçi ağırlar.Kyoto gets thousands of visitors from all over the world each year.
Dünya yüzeyinin üçte biri çöldür.One third of the earth's surface is desert.
Sıkıntıya rağmen, mimar dünya çapında üne ulaştı.Despite adversity, the architect achieved worldwide fame.
Deniz dünya yüzeyinin yaklaşık dörtte üçünü kapsamaktadır.The sea covers nearly three-fourths of the earth's surface.
Bize 2. Dünya Savaşı'nın 1939 yılında patlak verdiği öğretildi.We were taught that World War II broke out in 1939.
Dünya barışının özlemini çekiyoruz.We are longing for world peace.
Dünya barışından endişeliyiz.We are anxious for world peace.
Mesajı dünyaya yaydık.We beamed the message to the world.
Dünya nüfusu sorunu üzerinde tartıştık.We debated on the question of world population.
Bir gün dünyayı daha iyi bir yer yapacağız.We will someday make the world a better place.
Gazeteler, dergiler ve haber programları dünyada ne olup bittiğini anlatır.Newspapers, magazines, and newscasts tell what is going on in the world.
Dünyamız evrenin sadece küçük bir parçası.Our world is only one small part of the universe.
Nihai amacımız dünya barışını kurmaktır.Our ultimate goal is to establish world peace.
Biz Almanlar, dünyada Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmayız.We Germans fear God, but nothing else in the world.
Ticari şirketlerimiz bütün dünyada işlerini yaparlar.Our trading companies do business all over the world.
Dünya'ya en yakın benzemede Mars hepsinden en ilgi çekici olanı.Mars is all the more interesting for its close resemblance to our Earth.
Dünya yüzeyi volkanik aktivite nedeniyle yükseldi.The surface of the earth rose due to the volcanic activity.
Bilim adamları dünyanın gıda teminini arttırmak için yeni yöntemler bulacaklar.Scientists will come up with new methods of increasing the world's food supply.
Ben mümkünse dünyanın etrafında bir geziye çıkmak istiyorum.I want to go on a journey around the world if possible.
Koşmayı dünyada her şeyden daha çok seviyorum.I love to jog more than anything else in the world.
Dünya dönmeyi durdursa,ne olacağını tahmin edersin?Were the earth to stop revolving, what do you suppose would happen?
Ayda yaşasaydık dünya ne kadar büyük görünürdü?If we were to live on the moon, how large would the earth look?
Bu dünyada yalnız olacağım.Alone in this world I'll be.
Kralların ve kraliçelerin dünyada hüküm sürdüğü bir zaman vardı.There was a time when kings and queens reigned over the world.
Kirlilik dünyamıza zarar veriyor.Pollution is damaging our earth.
Büyük Britanya artık dünya politikalarının kontrolünde değil.Great Britain is no longer in control of world politics.
Büyük Britanya artık dünya siyasetini kontrol etmiyor.Great Britain is no longer in control of world politics.
İngilizce dünya genelinde birçok ülkede konuşulur.English is spoken in many countries around the world.
İngilizce tüm dünyada öğrenilir.English is studied all over the world.
İngilizce dünyanın her yerinde kullanılır.English is used in every part of the world.
İngilizce dünyanın birçok yerinde konuşulur.English is spoken in many parts of the world.
İngilizce dünyanın dilidir.English is the world's language.
İngilizce dünyada en yaygın konuşulan dildir.English is by far the most widely-spoken language in the world.
İngilizce, bugünün dünyasında çok önemli bir dildir.English is a very important language in today's world.
İngilizce, günümüz dünyasında çok önemli bir dildir.English is a very important language in today's world.
İngilizce günümüz dünyasındaki 2700 dilden sadece bir tanesidir.English is just one of over 2,700 languages in the world today.
İngilizce artık dünyadaki çeşitli ulusların ortak dili haline gelmiştir.English has now become the common language of several nations in the world.
İngilizce evrensel bir dildir ve tüm dünyada kullanılmaktadır.English is a universal language and is used all over the world.
Dünyada İngilizce'nin en yaygın şekilde konuşulan dil olduğunu inkar etmek yok.There is no denying that English is the most widely spoken language in the world.
Bir uzay gemisinden bakıldığında dünya mavi görünür.Seen from a spacecraft, the earth looks blue.
Uzaydan bakınca, dünya çok güzeldir.Seen from space, the earth is very beautiful.
Dünyanın düz olduğu düşünülüyordu.It used to be thought that the earth was flat.