dükkânlar ile cümle
dükkânlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dükkanların bir köşesinde durup, saatlerce satılan şeylerin isimleri okuyabilirim.In fact, I would stand for hours in the aisles of shops, reading all the names on all of the things.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.We've shared wine and food and other sorts of fabulous experiences in coffee bars in Amsterdam.
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?There's this thing -- how many people here have heard of pop-up stores or pop-up shops?
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.From my perspective, one of the things pop-up stores do is create perishability and urgency.
Mısır'da birçok insan pazardan ve küçük bağımsız dükkanlardan ufak tefek bir şeyler alır.lots of people make purchases in markets and very small independent stores.
Video dükkanlarından satın alınıyor.They are bought in video shops.
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:He would go to antique shops, and the game was as such:
Sandviç dükkanları film banyo dükkanları dikiz şovları ve kravat dükkanları.Take-out sandwich shops, film processing drop-offs, peep-shows and necktie stores.
Bu dükkanlardan kaçar tane defter aldı?How many notebooks did he buy in each store?
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.These are 65,000 coat hangers in a street that's lined with fashion stores.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Keep kids out of stores that look like this.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUAC foods has recognized that it won't sell if it's in stores.
A ve B dükkanları bisiklet satmaktadırlar.Store A and store B both sell bikes.
Dükkanlarını, otellerini ve restoranlarını aramaya başladılar.They looked for them inside their stores, the hotel, the food stands and the restaurant.
Çinli vatandaşlara ait evleri ve dükkanları yağmalamak için büyük bir hücum başladı.A big mob started looting houses and stores owned by Chinese: people took everything.
Bunu evlerin, perakende satış dükkanlarının ve küçük çaplı hizmetlerin özelleştirilmesi izledi.This could be considered a successful phase.
Dükkanlar, restoranlar ve bürolara da el konmuş ve bölge eski çekiciliğini yitirmişti.The shops, restaurants and offices were also confiscated and the area lost its old-time charm.
Belgrad Havaalanı'ndaki bir büyük değişiklik de artık gümrüksüz mal satan dükkanların olmaması.At the Belgrade Airport, one major difference is that there are no longer any duty-free shops.
Kayak pistlerinin yakınında büfeler, güneşlenme noktaları ve dükkanlar bulunuyor.Close to the ski tracks are refreshment kiosks, sunbathing spots and shops.
Pek çok kişi evlerine klima cihazı almak üzere dükkanlara koşuyor.Many are making trips to the shops to buy air conditioning for their homes.
Ruhsatlı dükkanlarda bile akşam 7 ile sabah 6 saatleri arasında kimse alkol satın alamayacak.Even at the licenced stores, nobody can buy it between 7pm and 6am.
Mülteci, "Evler ve dükkanlar tekrar inşa edilsin, köylerimiz yaşama geri dönsün." diyor."Let the houses and shops be built again; let our villages come back to life," he says.
Hırvatistan'daki dükkanlar yazın geç saatlere kadar açık kalabilir. [Arşiv]Shops in Croatia may stay open later during the summer. [File]
İkili, Herceg Novi’de karşılıklı dükkanlarda çalışıyormuş.The two worked in shops across the street from each other in Herceg Novi.
Büfeler ve küçük ahşap dükkânlar, güneş dağların ardından batıncaya kadar çalışıyor.Work continues in the kiosks and small wooden shops until the sun sets behind the mountains.
Dükkânlar kapanıyor.Shops are shutting down.
Türkiye'nin güneydoğudaki Şanlıurfa kendinde dükkanlarının önünde sohbet eden esnaf görülüyor.Tradesmen chat in front of their shops in Turkey's southeastern city of Sanliurfa.
Hırvatistan'da dükkânlar artık Pazar günleri de açık. [Getty Images]Shops in Croatia are now open on Sundays. [Getty Images]
Dükkanlar 1 Ocak'tan beri Pazar günleri kapanmak zorunda bırakılıyordu.Stores had been forced to close on Sundays since January 1st.
Ayakkabı dükkanlarının şaşırtıcı yoğunluğu şehir merkezinin dışında da devam ediyor.Beyond the city core, the puzzling density of footwear boutiques persists.
Dükkanların ön yüzleri zemine kadar cam ile kaplıdır.The building has chandeliers hanging from its ceiling, which can be used as a light source.
Viyana tarzı ekmek dükkanlardaki en yaygın ekmek türüdür.Vienna-style bread is the most prevalent type of bread in the shops.
Günümüzde Mani'nin sahil köyleri kafe ve hediyelik eşya dükkanlarıyla doludur.Today the Mani's coastal villages are full of cafés and souvenir shops.
Okullar, kiliseler, evler, dükkanlar, vb. binalar yağmalandı.Buildings like schools, churches, homes, shops, etc. were desecrated and looted.
Chor Minor günümüzde etrafını çevreleyen küçük evler ve dükkanlarla çevrilidir.Char Minar is now surrounded mainly by small houses and shops along its perimeter.
İlk fish and chips dükkanları sadece çok temel olanaklara sahipti.Early fish-and-chip shops had only very basic facilities.
Genellikle bu dükkanlarda sadece kömür ateşi ile ısıtılan büyük bir kazan kızartma yağı oluyordu.Usually these consisted principally of a large cauldron of cooking fat, heated by a coal fire.
Amerika'da da pizza al taglio dükkanları vardır.Pizza al taglio shops are also appearing in the United States.
Özellikle büyük şehirlerde yasa dışı pornografi dükkânları da vardı.Illegal porn shops also existed, especially in larger cities.
Birçok şehir ve kasabada çeşitli seks dükkânları vardır.In many cities and towns there is a variety of sex shops.
Bazı dükkanlar gönüllü bir sınır uygular ve küçüklere satış yapmaz.Some shops follow a voluntary limit and do not sell to minors.
Yeni mahalle, ana oyundaki her binanın yanı sıra yeni mağazalar ve dükkanlarla birlikte gelir.The new town comes with every building in the base game, as well as new stores and shops.
Dükkanların ve evlerin pencerelerinin zarar görmemesi için pencereler tahtalarla kapatılmaktadır.Shops and houses board up their windows to prevent damage.
Jedburgh dükkanları, oyunun oynandığı mıntıkada kapatılıyor.Jedburgh shops boarded up below where the game is in play
Tüccarların dükkanlarına ve tüccarların ve yerel profesyonellerin evlerine baskın yaptılar.They raided the shops of merchants and the homes of merchants and local professionals.
Bu eyaletlerde, daha güçlü içecek satışları içki dükkanlarıyla sınırlıdır.In these states, stronger beverage sales are restricted to liquor stores.
Oklahoma'da içki dükkanları, %3,2'den fazla alkol içeren içecekleri soğutamaz.In Oklahoma, liquor stores may not refrigerate any beverage containing more than 3.2% alcohol.
Ana plazanın geri kalanı gümüş dükkanları, restoranlar ve barlarla çevrilidir. [1]The rest of the main plaza is surrounded by silver shops, restaurants and bars.[1]
Temel malların ve çeşitli çeşitli ürünlerin satıldığı dükkanların satışında cogunluktadır.Predominates the sale of essential goods and shops that sell mixed miscellaneous items.
İşte meydanı şuradadır, burada dükkanlar vardır...Hier steht das Erwitter Schloss und dort befindet sich der Marktplatz.
Bütün dükkanlar ve işyerleri kapalıdır.Büros und Geschäfte mussten geschlossen werden.
Ayrıca, Manchester City forması giyen Mike Summerbee ile birlikte moda dükkanlarına sahiptiler.Dazu besaß er gemeinsam mit Mike Summerbee von Manchester City zwei Modeboutiquen.
Ünlü kahve dükkânları zinciri Starbucks'un sahibidir.Ein weiteres bedeutendes Unternehmen aus Seattle ist die Kaffeehauskette Starbucks.
Abisi Bekir ise refah içerisinde karısının babasından kalan kuyumcu dükkanlarını işletir.Hofjuweliere das Juweliergeschäft ihres Vaters weiter.
Bundan dolayı dükkanlar 6 ay için kapandı.Der Verkauf wurde deshalb sechs Wochen lang eingestellt.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Es fanden Plünderungen von jüdischen Geschäften statt und in der Synagoge wurde Feuer gelegt.
Mahalledeki bütün dükkanlar, marketler ana caddenin üzerindedir.Die meisten dieser Läden und Lokale liegen auf der Main Street, direkt am Fähranleger.
Kırtasiye dükkânları genellikle okul ya da işyerleri yakınında bulunmaktadır.Öffentliche Einrichtungen und Schulen befinden sich häufig in der Nähe dieser Läden oder Einkaufszentren.
Arasta, çarşılarda aynı ürünü satan dükkânların bulunduğu bölüme verilen ad.DHL bietet teilweise Lieferung aus Partnershops am gleichen Tag an.
Bu dükkânlar, et pişirme gereçleri gibi konularda da üreticilere ürün arz eder.Wie uns die Lebensmittelkonzerne an der Nase herumführen.