dükkânlar ile cümle

dükkânlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sandviç dükkanları film banyo dükkanları dikiz şovları ve kravat dükkanları.Павилиони за сандвичи за в къщи, намаления за проявяване на филми, пийп-шоута и магазини за вратовръзки.
Sandviç dükkanları film banyo dükkanları dikiz şovları ve kravat dükkanları.תוציאו את הסנדוויצ'יות, עיבודי סרטים כושלים, פיפ-שואו וחנויות לעניבות.
Sandviç dükkanları film banyo dükkanları dikiz şovları ve kravat dükkanları.محال السندويشات السريعة محال تحميض الأفلام وإخراج الصور محال العروض الصغيرة .. ومحال ربطات العنق
Sandviç dükkanları film banyo dükkanları dikiz şovları ve kravat dükkanları.写真現像の受付 のぞき見ショーやネクタイ屋さん ただ、この仮の建物が
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.Abbiamo condiviso vino e cibo e altra sorta di esperienze fantastiche nei bar di Amsterdam.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.Dělíme se o víno a jídlo a další různé a báječné zážitky v amsterdamských coffeeshopech.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.Hemos compartido vinos y comida y otro tipo de fantásticas experiencias en las cafeterías de Amsterdam.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.Împărțim vinul și mâncarea și alte experiențe fabuloase în cafenelele din Amsterdam.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.우리는 음식물을 공유해왔고, 암스테르담에 있는 커피 바에서 놀라운 경험들을 공유해왔습니다.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.Megosztottunk bort, élelmet, nem beszélve a sok egyéb mesés élményről Amsterdam egyes kávéházaiban.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.Nous partageons le vin et la nourriture et d'autres expériences fabuleuses dans des bars à Amsterdam.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.Partilhamos o vinho e a comida e outras experiências fabulosas nos cafés de Amsterdão.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.We delen wijn en eten en andere mooie ervaringen in coffeeshops in Amsterdam.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.Winem, jedzeniem, wszelkimi niezwykłymi przeżyciami w kawiarniach w Amsterdamie.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.Wir haben Wein und Essen geteilt und andere fabelhafte Erlebnisse in Amsterdamer Coffeeshops.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.Споделяме вино и храна и други видове страхотни изживявания в кафенетата в Амстердам.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.שיתפנו אוכל ושתיה, שיתפנו חוויות נהדרות בקופי-שופס (בתי קפה למריחואנה) באמסטרדם.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.وتشاركنا في المشرب والمأكل وتشاركنا في تجارب رائعة أخرى. في مقاهي أمستردام.
Şarapla yemeği ve Amsterdam'daki kahve dükkanlarında daha birçok zevki paylaşıyoruz.ワインや食べ物 その他素晴らしい体験を シェアしてきました 他の娯楽もそうです
Sert alkollü içecekler devletin kontrolünde olan Alkol dükkanlarında satılır.Las bebidas más fuertes solo se pueden adquirir en las tiendas Alko, controladas por el Estado.
Sert alkollü içecekler devletin kontrolünde olan Alkol dükkanlarında satılır.Les boissons plus fortement alcoolisées sont en vente dans les magasins Alko gérés par l’État.
Sert alkollü içecekler devletin kontrolünde olan Alkol dükkanlarında satılır.Starka alkoholdrycker köper man i de statligt reglerade Alko-butikerna.
Sert alkollü içecekler devletin kontrolünde olan Alkol dükkanlarında satılır.Vahvat alkoholijuomat ostetaan valtion säätelemistä Alko-myymälöistä.
Sert alkollü içecekler devletin kontrolünde olan Alkol dükkanlarında satılır.Крепкие алкогольные напитки продаются в сети государственных магазинов Alko.
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?C'è una cosa -- quanti di voi hanno sentito parlare dei "Temporary Store"?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?¿Cuántos de ustedes han oído acerca de tiendas "pop-up"?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Da gibt es etwas - wie viele von Ihnen haben schon etwas über Pop-Up-Stores gehört?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?E un fenomen mai nou -- câți oameni de aici au auzit de magazine sau prăvălii apărute pe neașteptate?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu? Harika.Mas há uma coisa: quantas pessoas aqui já ouviram falar de lojas ou compras "pop-up"?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Hoeveel van jullie kennen het fenomeen pop-up winkels?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Il y a ce truc -- combien de gens ici ont entendu parler des magasins ou des boutiques pop-up?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Jak wiele z was słyszało o pop-up shops?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?이런 것이 있습니다. 여기 있는 여러분 중 얼마나 많은 분들이 팝업 스토어나 팝업 샵에 대해서 들어봤나요?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Něco se už děje - kolik z vás tady už slyšelo o pop-up stores [dočasných prodejnách]?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?Дело вот в чем -- кто из присутствующих слышал что то о магазинах и распродажах "на один день"?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?И се появява това нещо - колко от вас тук са чували за pop-up (временни) магазини?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?יש את הדבר הזה - כמה אנשים כאן שמעו על חנויות פופ-אפ (Pop-up)?
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?هذا الشئ موجود -- كم شخص هنا قد سمع بمصطلحي محلات "بوب أب" و متاجر "بوب أب"؟ (موسمية)
Şöyle bir şey var -- buradaki kaç kişi mantar dükkanları duydu?ポップアップ・ストアをご存知ですか? たくさんいますね 私はこれが大好きです
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiAz UAC Foods felismerte azt, hogy nem tudnák eladni a boltokban.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiLa UAC Foods ha capito che la gente non lo comprerebbe in negozio.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiThực phẩm UAC được ghi nhận rằng nó sẽ không bán nếu nó nằm trong các cửa hàng.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUAC foods a recunoscut că nu se va vinde în magazine.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUAC Foods ha reconocido que no triunfaría en las tiendas.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUAC Foods hat eingesehen, dass sie in Läden nicht verkauft werden würden.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUAC-foods kreeg door dat het in de winkels niet verkocht raakte.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUAC foods menyadari bahwa produknya tidak akan laku di toko.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUAC foods дійшли висновку, що сосиски не продаватимуться в магазинах.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUAC foods поняла, что они не будут продаваться в магазинах.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUAC foods са разбрали, че продукта няма да се продава, ако е в магазина.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUAC foods הכירו בעובדה שהן לא ימכרו בחנויות.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUAC 식품은 가게에 있으면 소시지 롤이 잘 팔리지 않을 것이란 것을 알았습니다.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiUCA Foods wie, że w sklepach się nie sprzedadzą.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiΤο "UAC foods" έχει αναγνωρίσει ότι δεν θα πουληθούν στα μαγαζιά.
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiشركة UAC للغذاء أدركت أنها لن تباع إن كانت في المتاجر
UAC Food bunun dükkanlarda olursa satılmayacağını fark ettiこれを売るのは 行商人の集団です
Ve bunun sonucu, insanların dükkanlara gidip yerel Todmorden yumurtası sormaya başlamalarıydı.지금은 64개로 늘었구요, 그로인해 토드모든 계란을 파는 상점으로
Ve bunun sonucu, insanların dükkanlara gidip yerel Todmorden yumurtası sormaya başlamalarıydı.Ludzie zaczęli w sklepach pytać o jajka z Todmorden
Ve bunun sonucu, insanların dükkanlara gidip yerel Todmorden yumurtası sormaya başlamalarıydı.Rezultat tega je, da so ljudje začeli v trgovinah spraševati za lokalna todmordenska jajca.
Ve bunun sonucu, insanların dükkanlara gidip yerel Todmorden yumurtası sormaya başlamalarıydı.Rezultatul a fost că lumea mergea în prăvălii și cerea ouă locale de Todmorden.

İlgili Sayfalar