Ben düdüklü tencereyi açamam.I can't open the pressure cooker.
Düdüklü tencerem yok.I don't have a pressure cooker.
Düdüklü tencereler büyük kolaylık.Pressure cookers are a true convenience.
Camote, her müşteriye ayrı ayrı servis edilen, düdüklü tencerede pişirilmiş tatlı patatestir.Camotes are a pressure cooked sweet potato served individually to each customer.
Düdüklü Tencere, Metin Eloğlu.La fusta, piccola galea sottile.
Düdüklü Tencere, Metin Eloğlu.Кутир-Напириша, сын.
Düdüklü Tencere, Metin Eloğlu.Μικρασιάτης, γιος του Μίδα.