düştüm ile cümle
düştüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.I rushed forward, fell down, clapped my hand to my face, and became a piteous spectacle.
Haklı onun masadan düştüm!He would've fallen right off his desk!
Hiç birşey. düştümNothing. I slipped.
Biliyorum, çünkü defalarca vurulup düştüm.I know because I've been shot down so many times,
'Ben ben düştüm kaç kilometre merak ediyorum bu sefer? 'dedi yüksek sesle.'I wonder how many miles I've fallen by this time?' she said aloud.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.And at first I was shocked to find myself inside of a silent mind.
Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.I was amazed that I didn't want to see anybody.
Bisikletten düştüm.I fell off the bike.
Gelirken düştüm.I fell.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.And I got in the water with them, and I was amazed at how curious they were.
Kasvetin içine düştüm. Hissettiklerimi anlatmak istedim.That's how I ended up in solitary, because I let my feelings be known.
Aşağıya düştüm.I fell down there.
Ben umutsuzluk içine düştüm.When I fell into despair,
Sonraki ve daha sonraki gün de aynıydı, çabucak yaratıcı durgunluğa düştüm.The same thing the next day, and then the next, quickly slipping into a creative slump.
Sıkıntıya, darlığa düştüm, Ama buyrukların benim zevkimdir.Trouble and anguish have taken hold of me. Your commandments are my delight.
Bu yüzden bunalıma düştüm, Yüreğim perişan.Therefore my spirit is overwhelmed within me. My heart within me is desolate.
Halkımın yarasından ben de yaralandım. Yasa büründüm, dehşete düştüm.For the hurt of the daughter of my people am I hurt: I mourn; dismay has taken hold on me.
Halkımın önünde gülünç düştüm, Gün boyu alay konusu oldum türkülerine.I am become a derision to all my people, and their song all the day.
Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, yardım et!" diye yalvardı.So he prayed to his Lord: "I am helpless, deliver me."
Bunun üzerine, Rabbine: Ben yenik düştüm, bana yardım et! diyerek yalvardı.So he prayed to his Lord: "I am helpless, deliver me."
Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, bana yardım et!" diyerek yalvardı.So he prayed to his Lord: "I am helpless, deliver me."
Twizzles'ı bitirdim, 3'lü dönüşü yaptım ve topuğumdan düştüm."I finished twizzles, I did my 3-turn, and I fell off my heel."[44]
Ertesi gün tekrar yola düştüm ve Kenan (memleketine) gittim.Erst im Juni machte ich mich los und kehrte nach Hause zurück.
Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm.Und ich wunderte mich sehr, als ich sie sah.
Koşarken düştüm.Je suis tombé en courant.
Onun seviyesine düştüm.Je me suis abaissé à son niveau.
Suya düştüm.Je suis tombé dans l'eau.
Yorgunluktan yatağa bavul gibi düştüm.Il arrive fatigué à leur lieu de campement.
Merdivenden ilk defa düştüm.Es la primera vez que me caigo por las escaleras.
Ertesi gün tekrar yola düştüm ve Kenan (memleketine) gittim.Al día siguiente fui a cambiarme de carrera.
Gün oldu senden ayrı düştüm, yanıp kül oldum Gün oldu sana erdim, taze açmış gül oldum.Mi nostalgia crece día a día y tú, libertad, me volviste la espalda.
Yorgunluktan yatağa bavul gibi düştüm.Me voy con la cadera cansada.
John'un ölümüyle dehşete düştüm.Ero scioccato per la morte di John.
Yorgunluktan yatağa bavul gibi düştüm.Mi fermai, mi appoggiai stanco morto ad una palizzata.
Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm.«Sono rimasta stupita quando l'ho ascoltato ieri.
Ertesi gün tekrar yola düştüm ve Kenan (memleketine) gittim.Через какое-то время я поднялся и пошел к дому.
Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm.Я видел, что мое посещение его смутило.
Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm.Quando a vi, fiquei espantado com grande admiração.
Güne düştüm, güne düştüm Gölgeden güne düştüm Felek!Maldito seja o dia em que me levantei E então não vos vi feia!
Ertesi gün tekrar yola düştüm ve Kenan (memleketine) gittim.Uit mij kwam alles voort, en naar mij strekte alles zich uit.
Her şeyimle birlikte bisikletten düştüm.Ik ben met fiets en al omgevallen.
İngiltere Başbakanı David Cameron, saldırı ile ilgili yaptığı açıklamada "Dehşete düştüm!" ifadesini kullandı.Brytyjski premier David Cameron napisał, że jest w szoku po zamachach.
Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm.Spostrzegłszy to zdziwił się niepomiernie.
Merdivenden düştüm.Я упав з драбини.
"Ne oldu sana ?" diyorlar, "Ranzadan düştüm komutanım" diyorduk."Ano, " odpověděl jsem, " jsi můj bratr Vladimír."
Yorgunluktan yatağa bavul gibi düştüm.Kimerült, torokgyulladása miatt ágynak esett.
Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm.Megdöbbent, mikor meglátta.
Albümün ilk video klibi "Düştüm" adlı parçaya çekildi.Az autó szerepelt az "I Disappear" című szám videoklipjében.
Ben hayrete düştüm.Olen sanaton.
Ben hayrete düştüm.Olen sanaton.
İngiltere Başbakanı David Cameron, saldırı ile ilgili yaptığı açıklamada "Dehşete düştüm!" ifadesini kullandı.Storbritanniens statminister David Cameron udtalte, at angrebet var "modbydeligt".
İngiltere Başbakanı David Cameron, saldırı ile ilgili yaptığı açıklamada "Dehşete düştüm!" ifadesini kullandı.Storbritannias statsminister David Cameron uttalte at angrepet var «motbydelig».
Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm.Ia sangat terkejut ketika menjumpai sebuah pemandangan yang sangat indah.
Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm.この女を見た時、わたしは非常に驚きあやしんだ。
Ertesi gün tekrar yola düştüm ve Kenan (memleketine) gittim.春色东来,循我来时道。
Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm.它的偶然发现让我非常惊奇。
Onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm.나는 놀라서 그를 쳐다보았습니다.
Seyfi Doğanay 1996: Eline Düştüm (düet).원삭 원년(기원전 126년), 누후(蔞侯)에 봉해졌다.
Ertesi gün tekrar yola düştüm ve Kenan (memleketine) gittim.הלכתי לפגישה למחרת וקיבלתי את התפקיד.
Yorgunluktan yatağa bavul gibi düştüm.Riaditeľ Frank po prehýrenej noci prichádza unavený do väznice.