düşmedi ile cümle

düşmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
İpi sıkıca tuttum böylece düşmedim.I held on to the rope tightly so I wouldn't fall.
Tom düşmedi.Tom didn't fall.
O kolumu tuttu bu yüzden düşmedi.She caught hold of my arm so she wouldn't fall.
Tom aşağıya düşmedi.Tom didn't fall down.
O tuzağa düşmedi.She didn't take the bait.
Ben düşmedim.I didn't fall.
Nezarete düşmedim hiç.I've never spent a day in jail.
Bazıları kendilerine pay düşmediği için rüşveti sevmez.Some people hate graft because they didn't get their share.
Ancak şehrin iç kesimleri 2 Eylül 1864 tarihine kadar düşmedi.The city would not fall until September 2, 1864.
Kısaca düşündü fakat mecliste kariyer yapma düşüncesinin peşine düşmedi.He briefly considered, but did not pursue, the idea of a parliamentary career.
Garnizon elde tutuldu ve asla düşmedi.The garrison held out and never fell.
Aynı zamanda hiçbir yıldız, uzun bir süre boyunca, bu kadar çabuk gözden düşmedi."No other star, either, has become so unpopular so quickly for so long a time."
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.However, neither of them became aware of this until later.
Hiçbir takım küme düşmedi.There was no luggage recovered.
Gündem'den uzun süre düşmedi.It did not get much better for Day.
-Benim jeton düşmedi.- Don't remember.
Eve koşarak girdim ve düşmedim, hiçbir şeye çarpmadım.And I sprinted home, and I didn't fall, and I didn't crash.
Yoksa... düşmediği için hayal kırıklığına mı uğradın?Why? Are you disappointed that she didn't fall?
Fakat o umutsuzluğa düşmedi.But he wasn't dismayed.
Bu defa 120 ile başladım ve asla düşmedi.This time it started at 120 beats, and it never went down.
Hiçbir Alman askeri yere düşmedi.No German soldier fell to the ground.
Yalnız İsraillilerin yaşadığı Goşen bölgesine dolu düşmedi.Only in the land of Goshen, where the children of Israel were, there was no hail.
Ağzımla Ona yakardım, Övgüsü dilimden düşmedi.I cried to him with my mouth. He was extolled with my tongue.
Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmediler (de bilgi geldikten sonra ayrılığa düştüler).So they did not differ until they came to have knowledge.
Kendilerine ilim gelinceye kadar anlaşmazlığa düşmediler.So they did not differ until they came to have knowledge.
Kendilerine bilgi gelinceye dek de ayrılığa düşmediler.So they did not differ until they came to have knowledge.
Kendilerine ilim gelinceye kadar ihtilafa düşmediler.So they did not differ until they came to have knowledge.
Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.So they did not differ until they came to have knowledge.
Size bir musibet gelirse, "ALLAH bana iyilik etti de onlarla birlikte şehit düşmedim," derThen, when a calamity befalls you, he says, “God has favored me, that I was not martyred with them.”
Hiç bir vakit kararsızlığa düşmediler.They have not changed in the least.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Sie werden mangels an Kenntnis (fast) nicht mehr gebetet.
Hiçbir takım küme düşmedi.1 Team trat nicht an.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Par la suite, ils n'ont divergé qu'au moment où leur vint la science.
Ancak şehrin iç kesimleri 2 Eylül 1864 tarihine kadar düşmedi.La ville ne tombe cependant aux mains des nordistes que le 2 septembre 1864.
Hiçbir takım küme düşmedi.Ni exceso de equipaje...
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Aunque en aquella ocasión no los ingirió, ahora tenía conocimiento de éstos.
Garnizon elde tutuldu ve asla düşmedi.La central Porce I nunca se hizo.
Uzun süre Türkiye'nin gündeminden düşmedi.Para el Gran Premio de Turquía ya no compitió.
Hiçbir takım küme düşmedi.Non è retrocessa alcuna squadra.
Aynı zamanda hiçbir yıldız, uzun bir süre boyunca, bu kadar çabuk gözden düşmedi."Nessun'altra stella è diventata così impopolare in maniera così rapida per tanto tempo».
(Nerdeyse düşecektim, düşme noktasına geldim, ama düşmedim)' 'Öle-yazdım.Corremmo giù, e quando eravamo appena giunti fuori, mi sono svegliata».
Buraya yağmur düşmedi.Здесь дождя не было.
Aynı zamanda hiçbir yıldız, uzun bir süre boyunca, bu kadar çabuk gözden düşmedi."Нет другой звезды, ставшей настолько непопулярной так быстро и на столь долгое время».
Aynı zamanda hiçbir yıldız, uzun bir süre boyunca, bu kadar çabuk gözden düşmedi."وفوق ذلك لم تصبح أي نجمة غير معروفة بهذه السرعة منذ فترة طويلة من الوقت."
Sayı 50.000/mm3 altına düşmedikçe hastalık genellikle bir belirti vermemektedir.Quando a contagem é maior a 50,000/mm3 geralmente não há sintomas.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Porém, por demorar a anunciá-lo, não pôde mais ser reconhecido como seu inventor.
Bir de bakmış Sarıkız orada kazları besliyor ve davranışlarından hiç de kötü yola düşmediği anlaşılıyormuş.Ele come desesperadamente os Biscoitos Gatinhos restantes, imaginando por que não está funcionando.
Uzun süre Türkiye'nin gündeminden düşmedi.Lang duurde het verblijf in Turkije niet.
Hiçbir takım küme düşmedi.Żaden zespół nie spadł automatycznie.
Uzun süre Türkiye'nin gündeminden düşmedi.Europa przez dłuższy czas nie zdawała sobie sprawy z rozmiaru zwycięstwa Turcji.
Hiçbir takım küme düşmedi.Inget lag gick upp.
Bunlar rağmen şehir düşmedi; saldırı başarısız oldu.Alla vet att det är hopplöst och anfallet misslyckas.
İlerleyen dokuz hafta boyunca da listeden düşmedi.Allt som allt stannade den nio veckor på listan.
Aynı zamanda hiçbir yıldız, uzun bir süre boyunca, bu kadar çabuk gözden düşmedi."Немає іншої зірки, що стала настільки непопулярною так швидко і так надовго».
Ben düşmedim.Я не впав.
Ben düşmedim.Я не впала.
Ben düşmedim.Я не падав.
Ben düşmedim.Я не падала.
Ligde 15. olup ligden düşmediler.Ten byl obsazen bez boje 15.
Aynı zamanda hiçbir yıldız, uzun bir süre boyunca, bu kadar çabuk gözden düşmedi."Addig egyetlen várat sem ostromoltak ilyen nagy előkészülettel."
İlgili Sayfalar