düşmanlar ile cümle
düşmanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Antigone'de olduğu gibi, mağlup olmuş düşmanların gömülmesine izin vermeyi reddeder.His enemies' widows appeal to Theseus, who defeats Creon in battle.
Düşmanlarının dul eşleri, Kreon'u savaşta yenen Theseus'a müracaat ederler.Though much discussed, he does not appear as a character in either version.
Süper kahraman Hulk'un ana düşmanlarından biridir. [1]He is one of the main enemies of the superhero Hulk.[1]
Düşmanlarını ordularının kalanları ile birlikte sahadan kovaladı.Rahman I was victorious, chasing his enemies from the field with parts of their army.
Esad Paşa, üç yıllık bir mücadeleden sonra tüm yerel düşmanlarını yendi.As'ad Pasha overcame all his local adversaries after three years struggle.
Görünüşe göre Habsburgların düşmanları onu kendilerinin etrafına çekmeye çalıştı.Apparently the Habsburgs' enemies tried to draw him to their side.
Tehlikeli düşmanlarla karşılaşacağını fakat birçoğunu kazanacağını da yazdı.Dangerous enemies may challenge him, but he would mostly win.
Ayrıca, çömelmiş düşmanlara büyük hasar verebilecek bir takla saldırısı kazandı.He also gained a somersault attack, which could cause massive damage upon crouching foes.
Bir klanla bağlaşıklık kurdu ve ırmağın aşağısına gitti ve onların düşmanlarının bir köyünü yaktı.He made an alliance with one clan and went downriver and burned a village of their enemies.
Lucius'un aynı adı taşıyan babası MÖ 88'de Sulla'nın düşmanlarından biriydi.[1]Lucius's father, who had the same name, was one of Sulla's enemies in 88 BC.[4]
Ancak düşmanlarımız ise muvaffakiyetsiz olmamızı ister.Unsere Feinde jedoch wünschen, dass wir keinen Erfolg haben.
Onlar düşmanlar.Sie sind Feinde.
Böylece düşmanlarınızı daha kolay dondurursunuz.Uwe Schweikert: Jenseits der Worte.
Hani siz birbirinizin düşmanları idiniz de O, kalblerinizi birleştirmişti.Wenn ihr Wunden erlitten habt, so haben die (feindlichen) Leute ähnliche Wunden erlitten.
Mücadelem ve sabrım ile Düşmanları ve aksilikleri kovala, Ve hayatta kal!Mit meinem Kampf und meiner Geduld Vertreibe die Feinde und das Missgeschick, Und überlebe!
Kendi düşmanlarını yaratmaya karar verirler.Sie beschließen, die Feinde für sich arbeiten zu lassen.
Türkler oyunda vahşi köpeklere benzer, düşmanlarıyla savaşmak zorunda olduklarında kaçarlar.Der Türke ist wie der Hund, der den Wilden spielt, aber wenn er gegen den Feind zu kämpfen hat, davonläuft.
Bundan sonra düşmanları Michael'i ortadan kaldırmayı bile düşünürler.Derweil versuchen die Täter, Michael erneut zu entführen.
Eudoksia, Theofilos ve diğer düşmanları kısa sürede ona karşı bir ittifak oluşturdular.Schließlich schmiedeten Eudoxia, Theophilus und andere ein Bündnis gegen ihn.
Hanım, aslında Doktor'un en büyük düşmanlarından birisi olan Usta'dır.Der Master ist einer der wichtigsten Gegenspieler des Doktors.
Pontus'un en büyük düşmanlarıdır.Er ist der größte Feind von Pontifadora.
Şarkı kahramanın barış çağrısına küfrederek cevap veren düşmanlarını anlatmaktadır.Das Lied The Messenger rufe Erinnerungen an Queensrÿche wach.
Erişkin deri sırtlılar büyük hayvanlar oldukları için, doğal düşmanları pek yoktur.Ausgewachsene Tiere haben aufgrund ihrer Größe kaum natürliche Feinde.
Ayrıca, Spider-Man'in baş düşmanlarından biridir.Seitdem ist er wieder einer von Spider-Mans größten Feinden.
Böylece düşmanlara sürpriz saldırılar yapabilirsiniz.Erbittet darum den Feind überraschen zu dürfen.
Başlıca düşmanları büyük beyaz köpekbalığıdır.Predator) zurück, insbesondere den Weißen Hai.
Wario düşmanlarıyla farklı formlarda, farklı şekillerde başa çıkabilir.Wario kann durch verschiedene Einflüsse seine Form verändern.
Osmanlılığın Atisi, Düşmanları ve Dostları, 1913.Verwandte, Feinde, Freunde in drei Jahrhunderten.
Fakat genellikle düşmanlarından üstün olmayı başaramamıştır.Jedoch ist er nicht immer imstande, seine Gegner aus eigener Kraft zu besiegen.
Baş düşmanları aslan ve sırtlanlardır.Die wichtigsten Feinde des Straußes sind Löwen und Leoparden.
Düşmanlarını şok dalgasıyla felç edebilir.Shakes): Entsetzt seine Gegner mit Schüttelanfällen.
Düşmanlar öldükleri zaman yok olurlar.Gelangweilt sterben die Spione.
Peki ya düşmanları?Seine Feinde.
Drive --- Uzaktaki düşmanlara vurmak için idealdir.Richtschützen sind darauf spezialisiert, den Feind aus großer Entfernung zu beschießen.
Yeri, göğü inleten sesiyle düşmanları perişan ederdi.Aufgrund der Ungerechtigkeit unter den Menschen kehrte sie enttäuscht in den Himmel zurück.
Pek çok doğal düşmanları vardır.Keine natürlichen Feinde.
Bu sayede güneydeki bölgelerdeki düşmanlar etkisiz hale getirildiler.Dies machte den Zuidertoren überflüssig.
Düşmanları genelde onu yenmek için yavaşlığını kullanır.Er versuchte seine Kämpfe meist mit roher Gewalt vorzeitig zu gewinnen.
Efsaneye göre Türkler düşmanları tarafından tamamen yok edilirler.Das Läutwerk wurde von den türkischen Eroberern vollständig zerstört.
En büyük düşmanları Sharks'lardır.Sie sind Hauptfeinde der Drachen.
Düşmanlarımın önünde bana sofra kurarsın, Başıma yağ sürersin, Kâsem taşıyor.Du salbest mein Haupt mit Öl und schenkest mir voll ein.
İnsanların dışında Deniz ineklerinin pek fazla düşmanları yoktur.Neben dem Menschen haben Afrikanische Büffel kaum Feinde.
Oyunda görev yaparak ya da düşmanları öldürerek, oyundaki para birimi olan Echo kullanılabilir.Ob mit Geschick oder Geld bleibt dem Spieler selbst überlassen.
Tek amacımız önümüze gelen düşmanları öldürmek.Erneut besteht Gelegenheit die getöteten Feinde auszurufen.
En büyük düşmanları Streetwannabeler'lerdir.Die größten Feinde jedoch sind Raubmöwen.
Paranoyakların bile düşmanları vardır.Même les paranoïaques ont des ennemis.
Tesadüfler gerçeğin en büyük düşmanlarıdır.Les coïncidences sont les pires ennemies de la vérité.
Hani siz birbirinizin düşmanları idiniz de O, kalblerinizi birleştirmişti.Après avoir créé votre Âme, vous rejoignez une ville au hasard (ou, si vous êtes héros, vous la choisissez).
Superman'in en güçlü düşmanlarından birisidir.Il est l'un des plus grands ennemis de Superman.
Düşmanların kralı, çocuğun hala yaşadığını öğrendi ve öldürtmek için tekrar adamlarını gönderdi.Le roi ennemi, ayant entendu dire qu'il vivait encore, envoya ses hommes pour le tuer.
Güneş sistemini düşmanlardan korumak ile görevlendiriliyor.Elle est également chargée de la protection du système solaire contre ses ennemis extérieurs.
Onun ilk taslağında Joker ve Rupert Thorne ana düşmanlardı ve Penguen de küçük bir roldeydi.Ce dernier inclut le Joker et Rupert Thorne comme méchants principaux, avec un caméo du Pingouin.
Böylece düşmanlara sürpriz saldırılar yapabilirsiniz.Peut contrer les assauts ennemis.
Bu savaşlarda RAB, Davut'un düşmanlarını onun ayakları altına serdi.Ce combat avec Dieu est au cœur des Psaumes de David.
Böylece düşmanlarınızı daha kolay dondurursunuz.Vous participez donc à l'ensemencement de ceux-ci.
Thor'un düşmanlarından biridir.Il fut élaboré pour être un des ennemis de Thor.
Düşmanlardan kendini en iyi koruyan türdür.Nous devons être gouvernés par les meilleurs.
Tüm düşmanları yok eder.L'objectif est de détruire tous les ennemis.
Burada onları eski düşmanları Rastapopoulos karşılar.Ils sont secourus par le propre yacht de Rastapopoulos.
Uzaktan düşmanları vurma yeteneği vardır.Ils permettent d’atteindre les ennemis à de longues distances.