düşmanlar ile cümle

düşmanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hasımlarının sağ elini onun üstüne kaldırdın, Bütün düşmanlarını sevindirdin.You have exalted the right hand of his adversaries. You have made all of his enemies rejoice.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.My eye has also seen my enemies. My ears have heard of the wicked enemies who rise up against me.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.A fire goes before him, and burns up his adversaries on every side.
Düşmanlarım bütün gün bana hakaret ediyor, Bana dil uzatanlar adımı lanet için kullanıyor.My enemies reproach me all day. Those who are mad at me use my name as a curse.
RAB halkını alabildiğine çoğalttı, Düşmanlarından sayıca artırdı onları.He increased his people greatly, and made them stronger than their adversaries.
Sonunda tutumunu değiştirdi düşmanlarının: Halkından tiksindiler, Kullarına kurnazca davrandılar.He turned their heart to hate his people, to conspire against his servants.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.He saved them from the hand of him who hated them, and redeemed them from the hand of the enemy.
Düşmanları onları ezdi, Boyun eğdirdi hepsine.Their enemies also oppressed them. They were brought into subjection under their hand.
Düşmanlarıma, beni kötüleyenlere, RAB böyle karşılık versin!This is the reward of my adversaries from Yahweh, of those who speak evil against my soul.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!I have also become a reproach to them. When they see me, they shake their head.
RAB Siyondan uzatacak kudret asanı, Düşmanlarının ortasında egemenlik sür!Yahweh will send forth the rod of your strength out of Zion. Rule in the midst of your enemies.
Gözü pektir, korku nedir bilmez, Sonunda düşmanlarının yenilgisini görür.His heart is established. He will not be afraid in the end when he sees his adversaries.
Buyrukların beni düşmanlarımdan bilge kılar, Çünkü her zaman aklımdadır onlar.Your commandments make me wiser than my enemies, for your commandments are always with me.
Gayretim beni tüketti, Çünkü düşmanlarım unuttu senin sözlerini.My zeal wears me out, because my enemies ignore your words.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Many are my persecutors and my adversaries. I haven't swerved from your testimonies.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››I will clothe his enemies with shame, but on himself, his crown will be resplendent."
Düşmanlarımızdan bizi kurtarana, _iSevgisi sonsuzdur;And has delivered us from our adversaries; for his loving kindness endures forever:
Çünkü senin için kötü konuşuyorlar, Adını kötüye kullanıyor düşmanların.For they speak against you wickedly. Your enemies take your name in vain.
Düşmanlarımdan kurtar beni, ya RAB; Sana sığınıyorum.Deliver me, Yahweh, from my enemies. I flee to you to hide me.
RAB kişinin yaşayışından hoşnutsa Düşmanlarını bile onunla barıştırır.When a man's ways please Yahweh, he makes even his enemies to be at peace with him.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Your holy people possessed it but a little while: our adversaries have trodden down your sanctuary.
Düşmanlarımızın hepsi bizimle alay etti.All our enemies have opened their mouth wide against us.
Ey İsrailliler, düşmanlarınızı yeneceksiniz. Karşıtlarınızın hepsi ortadan kalkacak.Let your hand be lifted up above your adversaries, and let all of your enemies be cut off.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.You also will be drunken. You will be hidden. You also will seek a stronghold because of the enemy.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.For he must reign until he has put all his enemies under his feet.
O zamandan beri düşmanlarının, kendi ayaklarının altına serilmesini bekliyor.from that time waiting until his enemies are made the footstool of his feet.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.When the host goeth forth against thine enemies, then keep thee from every wicked thing.
Ya RAB, düşmanlarım ne kadar çoğaldı, Hele bana karşı ayaklananlar!LORD, how are they increased that trouble me! many are they that rise up against me.
Seni yüceltmek istiyorum, ya RAB, Çünkü beni kurtardın, Düşmanlarımı bana güldürmedin.I will extol thee, O LORD; for thou hast lifted me up, and hast not made my foes to rejoice over me.
Kurtar beni düşmanlarımdan, ey Tanrım, Kalem ol hasımlarıma karşı.Deliver me from mine enemies, O my God: defend me from them that rise up against me.
Kalksın Tanrı, dağılsın düşmanları, Kaçsın önünden Ondan nefret edenler!Let God arise, let his enemies be scattered: let them also that hate him flee before him.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››That thy foot may be dipped in the blood of thine enemies, and the tongue of thy dogs in the same.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Thine enemies roar in the midst of thy congregations; they set up their ensigns for signs.
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›The LORD said unto my Lord, Sit thou on my right hand, till I make thine enemies thy footstool?
(Ne olur) düşmanları üstüme güldürme, beni bu zalim kavimle beraber tutma!"Do not let my enemies rejoice at my plight, and do not put me down among transgressors."
(Elçiler, düşmanlarına karşı Allah'tan) fetih istediler ve her inatçı zorba perişan oldu.Then (the apostles) asked of God's assistance, and every arrogant tyrant was frustrated:
Kendi taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı Musa'dan yardım istedi.The man who belonged to his community appealed for help against the one who belonged to the enemies.
Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.So We helped those who believed against their enemies, and they prevailed over them.
Derken taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi.The man who belonged to his community appealed for help against the one who belonged to the enemies.
Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.So We helped those who believed against their enemies, and they prevailed over them.
Bana, düşmanları sevindirecek şekilde davranma, beni bu zalim milletle bir sayma" dedi.Do not let my enemies rejoice at my plight, and do not put me down among transgressors."
Hoşlanmazsınız, size ağır gelir ama düşmanlarla savaşmak, size farz edilmiştir.Enjoined on you is fighting, and this you abhor.
Bir de sen düşmanları bana güldürme. Beni şu zalim toplulukla bir tutma."Do not let my enemies rejoice at my plight, and do not put me down among transgressors."
Nihayet biz, iman sahiplerini düşmanlarına karşı güçlendirdik de onlar üstün geldiler.So We helped those who believed against their enemies, and they prevailed over them.
Sen de düşmanları bana güldürme ve beni bu zalim kavimle beraber tutma!" dedi.Do not let my enemies rejoice at my plight, and do not put me down among transgressors."
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.So We helped those who believed against their enemies, and they prevailed over them.
(Peygamberler, düşmanlarına karşı) fetih istediler, ve her zorba inatçı hüsrana uğradı.Then (the apostles) asked of God's assistance, and every arrogant tyrant was frustrated:
Olur ki Allah sizinle düşmanlarınız arasında yakında bir dostluk meydana getirir.It maybe that God will create love between you and your enemies.
Ey iman edenler! Benim de sizin de düşmanlarınızı dost edinmeyin.O YOU WHO BELIEVE, do not take My enemies and your enemies as friends.
Dedi ki, "Birbirinize düşmanlar olarak ordan aşağı inin.(And) said: "Go down hence together, one the enemy of the other.
İnananları düşmanlarına karşı destekledik; onlar üstün geldiler.So We helped those who believed against their enemies, and they prevailed over them.
Sabredin! Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin!O People who Believe!
Beni bırakıp onu ve soyunu mu dostlar ediniyorsunuz? Oysa onlar, sizin düşmanlarınızdır.You choose him and his offspring as your friends instead of Me, whereas they are your enemies?”
Allah'ın düşmanları ateşe sürüldükleri gün toplanıp bir araya getirilirler.Upon the day when God's enemies are mustered to the Fire, duly disposed,
Allah'ın düşmanları o gün cehenneme sürülürler. Hepsi bir aradadırlar.Upon the day when God's enemies are mustered to the Fire, duly disposed,
Ve o gün, Allah düşmanları, bir araya toplanır da toplu bir halde cehenneme sürülürler.Upon the day when God's enemies are mustered to the Fire, duly disposed,
Allah sizin düşmanlarınızı daha iyi bilir. Dost olarak, Allah yeter.God knows well your enemies; God suffices as a protector, God suffices as a helper.
Gün olur, Allah'ın düşmanları, düzenli bir biçimde bir araya toplanıp ateşe sürülürler.Upon the day when God's enemies are mustered to the Fire, duly disposed,
Allah'ın düşmanları, ateşe sürülmek üzere toplandıkları gün, hepsi bir araya getirilirler.Upon the day when God's enemies are mustered to the Fire, duly disposed,
Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah yeter.God knows well your enemies; God suffices as a protector, God suffices as a helper.
İlgili Sayfalar