düşmanlar ile cümle
düşmanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Nebudeť ho moci nuziti nepřítel, ani člověk nešlechetný trápiti.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Nem nyomhatja õt el az ellenség, és a gonosz ember sem nyomorgatja meg õt;
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Neoklame ho nepriateľ, ani ho nebude trápiť syn nešľachetníka.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Nie uciśnie go nieprzyjaciel, a syn nieprawości nie utrapi go.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Pero yo quebrantaré delante de él a sus enemigos, y heriré a los que le aborrecen
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Semua musuhnya akan Kubinasakan, Kubunuh siapa saja yang membenci dia
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.sondern ich will seine Widersacher schlagen vor ihm her, und die ihn hassen, will ich plagen;
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Su di lui non trionferà il nemico, né l'opprimerà l'iniquo
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Ta sẽ đánh đổ kẻ cừu địch người tại trước mặt người. Và cũng đánh hại những kẻ ghét người.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Ta sẽ đánh_đổ kẻ cừu_địch người tại trước mặt người . Và cũng đánh hại những kẻ ghét người .
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Temuč starem izpred njega nasprotnike njegove in sovražilce njegove udarim.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Και θελω κατακοψει απ' εμπροσθεν αυτου τους εχθρους αυτου και τους μισουντας αυτον θελω κατατροπωσει.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Но Аз ще съкруша пред него противниците му, И ще поразя ония, които го мразят.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.וכתותי מפניו צריו ומשנאיו אגוף׃
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.واسحق اعداءه امام وجهه واضرب مبغضيه.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.我 要 在 他 面 前 打 碎 他 的 敵 人 、 擊 殺 那 恨 他 的 人
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.我 要 在 他 面前 打碎 他 的 敵人 、 擊殺 那 恨 他 的 人
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.(77:66) и поразил врагов его в тыл, вечному сраму предал их;
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.A ranil nepřátely své po zadu, a u věčné pohanění je vydal.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.a zbil svojich protivníkov v tyle; dal im za údel večnú potupu.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Colpì alle spalle i suoi nemici, inflisse loro una vergogna eterna
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.E fez recuar a golpes os seus adversários; infligiu-lhes eterna ignomínia.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.E hirió a sus enemigos haciéndolos retroceder, y los puso como afrenta perpetua
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.És visszaveré ellenségeit; s örök gyalázatot vete reájok.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Hän löi vihollisensa pakoon, tuotti heille ikuisen häpeän.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.han slog sine Fjender på Ryggen, gjorde dem evigt til Skamme.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Hij sloeg Zijn tegenstanders van achteren neer en versloeg hen smadelijk.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ia memukul mundur lawan-Nya, dan mengalahkan mereka untuk selama-lamanya
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Il frappa ses adversaires en fuite, Il les couvrit d`un opprobre éternel.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.In udaril je sovražnike svoje od zadaj, sramoto večno jim je naložil.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.I zaraził nieprzyjaciół swoich na pośladkach, a na wieczną haóbę podał ich.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.그 대적들을 쳐 물리쳐서 길이 욕되게 하시고
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ngài hãm đánh những kẻ cừu địch lui lại, Làm cho chúng nó bị sỉ nhục đời đời.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ngài hãm đánh những kẻ cừu_địch lui lại , Làm cho chúng_nó bị sỉ_nhục đời_đời .
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Och han slog sina ovänner tillbaka, evig smälek lät han komma över dem.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Og han slo sine motstandere tilbake, påførte dem en evig skam.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.şi a lovit pe protivnicii Lui, cari fugeau, acoperindu -i cu vecinică ocară.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.und schlug seine Feinde zurück und hängte ihnen ewige Schande an.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.και επαταξε τους εχθρους αυτου εις τα οπισω ονειδος αιωνιον εθεσεν επ' αυτους.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.И, като порази враговете Си, отблъсна ги назад, Та ги предаде на вечно посрамяване.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.ויך צריו אחור חרפת עולם נתן למו׃
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.فضرب اعداءه الى الوراء. جعلهم عارا ابديا.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.他 就 打 退 了 他 的 敵 人 、 叫 他 們 永 蒙 羞 辱
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.他 就 打退 了 他 的 敵人 、 叫 他 們永 蒙羞辱
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››(131:18) Врагов его облеку стыдом, а на нем будет сиять венец его".
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››A sus enemigos vestiré de vergüenza, pero sobre él resplandecerá su corona.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Coprirò di vergogna i suoi nemici, ma su di lui splenderà la corona»
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Ellenségeire szégyent borítok, rajta pedig koronája ragyog.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Hänen vihollisensa minä puetan häpeällä, mutta hänen päässänsä loistaa hänen kruununsa."
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Hans fiender skall jag kläda i skam, men på honom skall hans krona glänsa.»
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Hans fiender vil jeg klæ i skam, men på ham skal hans krone stråle.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Jeg klæder hans Fjender i Skam, men på ham skal Kronen stråle!"
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Jeho nepriateľov odejem hanbou, a nad ním bude kvitnúť jeho koruna.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Je revêtirai de honte ses ennemis, Et sur lui brillera sa couronne.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Kerajaannya akan selalu sejahtera, tetapi musuh-musuhnya akan dipermalukan.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››내가 저의 원수에게는 수치로 입히고 저에게는 면류관이 빛나게 하리라 하셨도다
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Nepřátely jeho v hanbu zobláčím, nad ním pak kvésti bude koruna jeho.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Nieprzyjaciół jego przyoblokę wstydem; ale nad nim rozkwitnie się korona jego.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Seine Feinde will ich mit Schanden kleiden; aber über ihm soll blühen seine Krone."
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Sovražnike njegove ogrnem s sramoto, nad njim pa bo cvetel venec njegov.