düşmanlar ile cümle

düşmanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Faze recair o mal sobre os meus inimigos; destrói-os por tua verdade.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.For fremmede har reist sig imot mig, og voldsmenn står mig efter livet; de har ikke Gud for øie. Sela.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Ia akan menghukum musuhku dengan kejahatan mereka sendiri, dan membinasakan mereka sebab Ia setia kepadaku
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.주께서 내 원수에게 악으로 갚으시리니 주의 성실하심으로 저희를 멸하소서
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.lebo cudzinci povstali proti mne, a ukrutníci hľadajú moju dušu; nepredstavili si Boha pred seba. Sélah.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Mert idegenek támadtak ellenem, és kegyetlenek keresik lelkemet, a kik nem is gondolnak Istenre. Szela.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Ngài sẽ báo ác cho những kẻ thù nghịch tôi: Xin hãy diệt chúng nó đi, tùy sự chơn thật Chúa.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Ngài sẽ báo ác cho những kẻ thù_nghịch tôi : Xin hãy diệt chúng_nó đi , tùy sự chơn thật Chúa .
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.On povrne zlo zalezovalcem mojim; po resničnosti svoji jih pokončaj.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Răul se va întoarce asupra protivnicilor mei; nimiceşte -i în credincioşia Ta!
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Ty främlingar resa sig upp mot mig, och våldsverkare stå efter mitt liv; de hava icke Gud för ögonen. Sela.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Vreemde mensen keren zich tegen mij; geweldenaars willen mij doden. Zij denken niet aan God.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Θελει στρεψει το κακον επι τους εχθρους μου εξολοθρευσον αυτους εν τη αληθεια σου.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Той ще въздаде зло върху неприятелите ми; Според Твоята вярност изтреби ги,
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.ישוב הרע לשררי באמתך הצמיתם׃
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.‎يرجع الشر على اعدائي. بحقك افنهم‎.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.他 要 報 應 我 仇 敵 所 行 的 惡 . 求 你 憑 你 的 誠 實 滅 絕 他 們
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.他 要 報應 我 仇敵 所 行 的 惡 . 求 你 憑 你 的 誠實滅絕 他 們
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.(73:4) Рыкают враги Твои среди собраний Твоих; поставили знаки свои вместо знамений наших ;
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Các cừu địch Chúa đã gầm hét giữa hội Chúa; Chúng nó dựng cờ chúng nó để làm dấu hiệu.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Các cừu_địch Chúa đã gầm hét giữa hội Chúa ; Chúng_nó dựng cờ chúng_nó để làm dấu_hiệu .
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Deine Widersacher brüllen in deinen Häusern und setzen ihre Götzen darein.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Dina ovänner hava skränat inne i ditt församlingshus, de hava satt upp sina tecken såsom rätta tecken.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Dine Fjender brøled i dit Samlingshus, satte deres Tegn som Tegn deri.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Dine motstandere har brølt midt i ditt forsamlingshus; de har satt sine egne tegn op til tegn.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.주의 대적이 주의 회중에서 훤화하며 자기 기를 세워 표적을 삼았으니
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Musuh-musuh-Mu berteriak-teriak di Rumah-Mu, dan mendirikan panji-panji kemenangan di situ
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Os teus inimigos bramam no meio da tua assembléia; põem nela as suas insígnias por sinais.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Protivnicii Tăi au mugit în mijlocul Templului Tău; şi-au pus semnele lor drept semne.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Rjuli so nasprotniki tvoji sredi zbirališča tvojega, postavili so svoja znamenja za znamenja.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Ruggirono i tuoi avversari nel tuo tempio, issarono i loro vessilli come insegna
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Řvali nepřátelé tvoji u prostřed shromáždění tvých, a na znamení toho zanechali množství korouhví svých.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Ryczeli nieprzyjaciele twoi w pośrodku zgromadzenia twego, a na znak tego zostawili wiele chorągwi swoich.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Sinun vihollisesi huusivat kokoushuoneessasi, he pystyttivät omat merkkinsä merkeiksi sinne.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Támadóid a te gyülekezeted hajlékában ordítanak: jeleiket tûzték fel jelekké.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Tes adversaires ont rugi au milieu de ton temple; Ils ont établi pour signes leurs signes.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Tus adversarios han rugido en medio de tu santuario, y han puesto sus estandartes por señal
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Tvoji protivníci revali prostred tvojho slávnostného shromaždenia. Urobili svoje odznaky odznakmi.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Zij brulden in Uw tempel en hebben er hun eigen afgoden neergezet.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Οι εχθροι σου βρυχωνται εν τω μεσω των συναγωγων σου εθεσαν σημαιας τας σημαιας αυτων.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Противниците Ти реват всред местосъбранието Ти; Поставиха своите знамена за знамения.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.שאגו צרריך בקרב מועדך שמו אותתם אתות׃
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.‎قد زمجر مقاوموك في وسط معهدك جعلوا آياتهم آيات‎.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.你 的 敵 人 在 你 會 中 吼 叫 . 他 們 豎 了 自 己 的 旗 為 記 號
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.你 的 敵人 在 你 會中 吼叫 . 他 們豎 了 自己 的 旗為記號
Düşmanlarından öğrendiler.Chúng học từ kẻ thù.
Düşmanlarından öğrendiler.De har lärt sig från sina fiender.
Düşmanlarından öğrendiler.Der har lært af deres fjender.
Düşmanlarından öğrendiler.Sie haben von ihren Gegnern gelernt.
Düşmanlarından öğrendiler.Učí se od svých nepřátel.
Düşmanlarından öğrendiler.І вчаться у своїх ворогів.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Aruncă aceste plase lipicioase cu care își prinde dușmanul.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Dispara redes pegajosas para enredar a su enemigo.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Ele dispara teias pegajosas para enredar o seu inimigo.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Hij schiet kleverige draden af om zijn vijand te verstrikken.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Il lance ces toiles collantes pour emprisonner son ennemi.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Kilövelli ezeket a ragadós hálókat, hogy beleakadjon az ellenség.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.해삼은 끈적거리는 망을 발사해서 적들을 꼼작못하게 합니다.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Nó sẽ bắn ra những cái bẫy dính để trói buộc con mồi.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Sie schießt klebrige Fäden worin sich ihre Gegner verfangen.

İlgili Sayfalar