düşmanların ile cümle
düşmanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Her tarafı surlarla çevrilmiş olan şehir, düşmanlarına göz dağı veriyordu.A cidade, que se encontra rodeada de altos montes, apresentava um grande obstáculo para os atacantes.
Kelâm, ona göre sadece düşmanların görüşlerini çürütmek için kullanılabilir.Suas guerras só podem ser descritas a partir do ponto de vista de seus inimigos...
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.Pode girar a sua cabeça e agarrar o inimigo.
"Kasap" lakabıyla tanınan tek bacaklı Ta Mok düşmanlarına hiç merhamet göstermemesiyle nam salmıştı.Na maior parte da série, Mascarado não tinha nenhuma piedade do inimigo.
Kente ulaştıklarında düşmanlarının geri çekildiğini öğrendiler.De volta à capital, seus inimigos aproveitaram a sua ausência.
Öte yandan bu gayretleri rakiplerinin ve düşmanlarının sayısını arttırdı.Estas façanhas aumentaram sua admiração entre inimigos e aliados.
ABD, düşmanlarını yok etmek için üstün hava gücünü ve üstün teknolojisini kullanır.USA - Usam a mais alta tecnologia para desenvolver seu exército.
Düşmanlarının daha çok zarar görmesini sağlar.Basicamente dá-lhe uma melhor possibilidade de ferir inimigos.
Düşmanlarından biri de Pırlanta Çocuk'dur.Em outras versões seria filho de Nereus.
Düşmanlarının daha çok zarar görmesini sağlar.Vijanden brengen meer schade toe.
Düşmanlarının çoğu, robota nefret eden insanlar, çılgına dönmüş robotlar ya da yabancı işgalcilerdir.Veel van zijn tegenstanders zijn aliens, vijandige robots en robothatende mensen.
Davy Jones menzil dışı düşmanlarına Kraken'i gönderir.Davy Jones roept de Kraken op.
Superman'in en güçlü düşmanlarından birisidir.Hij is een van de vaste vijanden van Superman.
Bu durum sayesinde düşmanlarından gizlenir.Hiermee kan hij zijn vijanden lokaliseren.
Fakat düşmanlarının entrikaları sonucu sancak beyi vazifesine indirilmiştir.De duivel zat vóór zijn verbanning aan de linkerzijde van God.
Ancak ortak bir düşmanlarının (Ruslar) oluşu, onları ittifaka itmişti.Ze vochten tegen een sterkere vijand die hun van verschillende zijden belaagde.
Bunlara rağmen, Ukrayna'nın büyük bölümü hala düşmanlarının elinde kaldı.Het zuidelijkste deel van de provincie was echter nog steeds in handen van de Turkse Ottomanen.
Farklı yerlerinden yaralanan düşmanların tepkileri, vuruldukları yerlere göre değişiklik gösterir.Vijanden reageren verschillend afhankelijk van waar de kogel hun raakt.
Düşmanlarını yakarken kahkahayla seyreder.Hij lacht als hij de soldaten ziet schieten.
Bu sırada düşmanların başta anneleri olmak üzere Hocalı halkına yaptığı işkencelere şahit olmaktadırlar.De huidige bewoners gaven daarvan hun voorouders de schuld en willen hun straffen.
Ayrıca, Spider-Man'in baş düşmanlarından biridir.Hij is vooral een vijand van Spider-Man.
Kick'in en büyük düşmanlarından birisidir.Hij ziet Nick als zijn grootste vijand.
Ra's Al Ghul Batman'in baş düşmanlarından biridir.Ra’s al Ghul jest jednym z najpotężniejszych i najgroźniejszych przeciwników Batmana.
Davy Jones menzil dışı düşmanlarına Kraken'i gönderir.Davy Jones nakazuje przebudzenie Krakena.
Ayrıca, Spider-Man'in baş düşmanlarından biridir.Jest jednym z głównych przeciwników Spider-Mana.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Parafia Matki Boskiej Wspomożenia Wiernych w Dąbrówce Wielkiej
Oyuncular ayrıca, yenilen düşmanların düşen taşları kullanarak yeteneklerini de yükseltebilirler.Gracze mogą również podnieść dowolną broń upuszczoną przez wrogów.
Düşmanlarını zekası ve kurnazlığı ile yendi.Mistrz słynął ze swojej inteligencji i bystrości.
Kente ulaştıklarında düşmanlarının geri çekildiğini öğrendiler.Na przedpolach miasta natknęły się na opór nieprzyjaciela.
Don Rosa'ya göre, Rockerduck kendi kurgusal düşmanlarından ve tarihi adaşından bazı farklara sahipti.Don Ramiro domyśla się kim faktycznie jest piękna nieznajoma i podąża w ślad za nimi.
Gagaları ile kanatlarını düşmanlarına karşı silah olarak kullanır.Używa skrzydeł jako broni.
Tanrı, halkını düşmanlarına karşı koruyacak ve günahlarını temizleyecektir.O Panie, Boże nasz, Ukarz Twych wrogów I spraw, by upadli.
Öldürülen düşmanların silahları yerden alınabilmekte ve oyuncunun cephanesine eklenebilmektedir.Broń poległych wrogów można podnieść w celu zastąpienia nią arsenału gracza.
Şimdi Yin ve Yang'ın düşmanlarından biridir.Jest wrogiem Tom'a i jego przyjaciół.
Bu nedenle, Sergius hakkında bildiğimiz bilgilerin çoğu düşmanlarından geliyor.Av den orsaken kommer större delen av vår kunskap om Sergius från hans fiender.
Ra's Al Ghul Batman'in baş düşmanlarından biridir.Därefter har Ra's al Ghul kommit att bli en av Batmans farligaste fiender.
Bu kuyruklar büyük bir ihtimalle düşmanlarına karşı savunma silahı olarak kullanır.Dessa klor används antagligen som försvarsmedel mot fiender.
Sauron, İkinci Çağ'ın sonunda Yüzük'ü düşmanlarına kaybedince, bazı orklar bağımsız işler yürüttü.När Sauron förlorade sin mästarring i slutet av Andra åldern började alvringarna sända ut sin kraft igen.
Düşmanlarının öldürülme emri, profesyonellikten psikotiğe kayar.Hans dödsbekräftelser av fiender korrumperas från professionella i början till psykotiska.
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.Han kan flyga tack vare en propeller på huvudet och han kan kasta pilar på fienden.
Peşinden onun düşmanlarına haber verdi.Han smög efter fienderna.
Bu sayede kumdan heykellere dönüşmekten kurtulur; düşmanlarının gücünden etkilenmezler.På så sätt blir spindeln osynlig för potentiella fiender.
Düşmanlarını şok dalgasıyla felç edebilir.Den kan till exempel fånga sina fiender med ett blåaktigt slem.
Spartalılar düşmanlarına karşı korunmak amacıyla içişlerine dair kayıt tutulmasına engel olmuştur.Hennes jobb är att assistera spartanerna inifrån deras rustning.
"Dostlarını kendine yakın tut; düşmanlarını daha yakın..."Тримай друзів близько, а ворогів ще ближче.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Вони пробували всіма дипломатичними засобами знайти союзників і розділити ворогів.
Gelecekte Tanrı'nın (İsrail'in) düşmanlarının yargılanması ve İsrail'in haklarının korunması (3:1–21).Бог карав ізраїльтян за їх гріхи, навіть, через їхніх ворогів (3:12).
Tanrı, halkını düşmanlarına karşı koruyacak ve günahlarını temizleyecektir.Бог підійме народ і відімстить за нього ворогам.
Zürafalar boyunlarını mancınık gibi kullanırlar ve Pandaları düşmanlarına fırlatırlar.Захоплення точок приносить вашій нації очки так само, як і вбивство ворогів.
Bu durum sayesinde düşmanlarından gizlenir.За допомогою неї захищається від ворогів.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Byla věřící a ráda pomáhala chudým a potřebným.
Düşmanlarını şok dalgasıyla felç edebilir.Šokované nepřátele odpálí do vzduchu.
Bu durum sayesinde düşmanlarından gizlenir.V tom se mu budou snažit bránit nepřátelé.
Spider-Man'in baş düşmanlarından birisidir.Je nejhorším Spider-manovým nepřítelem.
Bu sebeple bu dönemde en tehlikeli olarak tanımlanan düşmanların başında Daçyalılar gelmekteydi.Tak nás posílali na nejnebezpečnější posty.
Elektrik güçleriyle düşmanlarını felç edebilir ya da kendini patlatabilir.Dovede svolat blesky na své nepřátele nebo vysát jejich energii.
Öte yandan bu gayretleri rakiplerinin ve düşmanlarının sayısını arttırdı.Tím se ale samozřejmě zvýšil počet nepřátel, kteří usilovali o jeho zničení.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Noi i-am ajutat pe cei care credeau împotriva vrăjmașilor lor, iar ei au fost învingători.
Öldürülen düşmanların silahları yerden alınabilmekte ve oyuncunun cephanesine eklenebilmektedir.Inamicii pe moarte pot fi executați, acțiune prin care i se acordă jucătorului muniție adițională.
Sezar düşmanlarını yasaklamak yerine hepsini affettiği için kendisine karşı güçlü bir muhalefet yoktu.Mivel Caesar megbocsátott ellenségeinek, ezért nem alakult ki igazi ellenállás.