düşmanların ile cümle
düşmanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Düşmanlarınızı sevin. Yabancıyı onurlandırın.Honor the stranger.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.He shoots out these sticky webs to entangle his enemy.
Herkes düşmanlarının niyetlerini merak eder.Everyone is always curious about their own intentions. Right?
Düşmanın ben değilim, seni uyarmaya gelmiştim ama birazdan gerçek düşmanlarını göreceksinI'm not your enemy, I came to warn you and soon you will see your real enemies
Bu sayede yakınındaki düşmanların pozisyonlarını anında görebilirsin.With its help you can instantly see the positions of nearby enemies.
"Dostlarınızla barış yapmazsınız, düşmanlarınızla barış yaparsınız.""You don't make peace with your friends, you make peace with your enemies."
Bu iki düşmanların ölümcül rahim ileri gelenFrom forth the fatal loins of these two foes
Bu başyapıtı düşmanlarından korumak içinTo protect this masterpiece from its many enemies,
Düşmanlarından öğrendiler.They've learned from their enemies.
Ve düşmanlarının arasında en çok hor gördüğün ben olmalıyım.Amongst your enemies, I must be the one you hate the most too, right?
Ve düşmanlarının arasında, sana en zor anlar yaşatan ben olmalıyım.Amongst your enemies, I must be the most tiring one too. Right?
Düşmanlarınızı kovalayacaksınız. Kılıç darbeleriyle önünüzde yere serilecekler.You shall chase your enemies, and they shall fall before you by the sword.
Ülkenizi viran edeceğim, oraya yerleşen düşmanlarınız bile şaşkına dönecek.I will bring the land into desolation; and your enemies that dwell therein will be astonished at it.
Savaşa gitmeyin, çünkü RAB sizinle olmayacak. Düşmanlarınızın önünde yenilgiye uğrayacaksınız.Don't go up, for Yahweh isn't among you; that you not be struck down before your enemies.
RAB de sözü uyarınca bütün düşmanlarınızı önünüzden kovacak.to thrust out all your enemies from before you, as Yahweh has spoken.
Ya Rab, İsrail halkı dönüp düşmanlarının önünden kaçtıktan sonra ben ne diyebilirim!Oh, Lord, what shall I say, after that Israel has turned their backs before their enemies!
Savurup oklarını düşmanlarını dağıttı, Şimşek çaktırarak onları şaşkına çevirdi.He sent out arrows, and scattered them; lightning, and confused them.
Yalnız Tanrınız RABbe tapacaksınız. O sizi bütün düşmanlarınızın elinden kurtaracak.››But you shall fear Yahweh your God; and he will deliver you out of the hand of all your enemies."
Düşmanlarını utanç kaplayacak, Kötülerin çadırı yok olacaktır.››Those who hate you shall be clothed with shame. The tent of the wicked shall be no more."
Elin bütün düşmanlarına erişecek, Sağ elin senden nefret edenlere uzanacak.Your hand will find out all of your enemies. Your right hand will find out those who hate you.
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Your arrows are sharp. The nations fall under you, with arrows in the heart of the king's enemies.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.He led them safely, so that they weren't afraid, but the sea overwhelmed their enemies.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.He struck his adversaries backward. He put them to a perpetual reproach.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!It's burned with fire. It's cut down. They perish at your rebuke.
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!I would soon subdue their enemies, and turn my hand against their adversaries.
Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor, Senden nefret edenler boy gösteriyor.For, behold, your enemies are stirred up. Those who hate you have lifted up their heads.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.I will beat down his adversaries before him, and strike those who hate him.
Hasımlarının sağ elini onun üstüne kaldırdın, Bütün düşmanlarını sevindirdin.You have exalted the right hand of his adversaries. You have made all of his enemies rejoice.
Ateş yürüyor Onun önünde, Düşmanlarını yakıyor çevrede.A fire goes before him, and burns up his adversaries on every side.
RAB halkını alabildiğine çoğalttı, Düşmanlarından sayıca artırdı onları.He increased his people greatly, and made them stronger than their adversaries.
Sonunda tutumunu değiştirdi düşmanlarının: Halkından tiksindiler, Kullarına kurnazca davrandılar.He turned their heart to hate his people, to conspire against his servants.
Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları, Düşmanlarının pençesinden kurtardı.He saved them from the hand of him who hated them, and redeemed them from the hand of the enemy.
RAB Siyondan uzatacak kudret asanı, Düşmanlarının ortasında egemenlik sür!Yahweh will send forth the rod of your strength out of Zion. Rule in the midst of your enemies.
Gözü pektir, korku nedir bilmez, Sonunda düşmanlarının yenilgisini görür.His heart is established. He will not be afraid in the end when he sees his adversaries.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››I will clothe his enemies with shame, but on himself, his crown will be resplendent."
Çünkü senin için kötü konuşuyorlar, Adını kötüye kullanıyor düşmanların.For they speak against you wickedly. Your enemies take your name in vain.
RAB kişinin yaşayışından hoşnutsa Düşmanlarını bile onunla barıştırır.When a man's ways please Yahweh, he makes even his enemies to be at peace with him.
Ey İsrailliler, düşmanlarınızı yeneceksiniz. Karşıtlarınızın hepsi ortadan kalkacak.Let your hand be lifted up above your adversaries, and let all of your enemies be cut off.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.You also will be drunken. You will be hidden. You also will seek a stronghold because of the enemy.
Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek Onun egemenlik sürmesi gerekir.For he must reign until he has put all his enemies under his feet.
O zamandan beri düşmanlarının, kendi ayaklarının altına serilmesini bekliyor.from that time waiting until his enemies are made the footstool of his feet.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.When the host goeth forth against thine enemies, then keep thee from every wicked thing.
‹‹Öyle ki, ayaklarını düşmanlarının kanına batırasın, Köpeklerinin dili de onlardan payını alsın.››That thy foot may be dipped in the blood of thine enemies, and the tongue of thy dogs in the same.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Thine enemies roar in the midst of thy congregations; they set up their ensigns for signs.
‹Rab Rabbime dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.›The LORD said unto my Lord, Sit thou on my right hand, till I make thine enemies thy footstool?
(Elçiler, düşmanlarına karşı Allah'tan) fetih istediler ve her inatçı zorba perişan oldu.Then (the apostles) asked of God's assistance, and every arrogant tyrant was frustrated:
Kendi taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı Musa'dan yardım istedi.The man who belonged to his community appealed for help against the one who belonged to the enemies.
Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.So We helped those who believed against their enemies, and they prevailed over them.
Derken taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi.The man who belonged to his community appealed for help against the one who belonged to the enemies.
Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.So We helped those who believed against their enemies, and they prevailed over them.
Nihayet biz, iman sahiplerini düşmanlarına karşı güçlendirdik de onlar üstün geldiler.So We helped those who believed against their enemies, and they prevailed over them.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.So We helped those who believed against their enemies, and they prevailed over them.
(Peygamberler, düşmanlarına karşı) fetih istediler, ve her zorba inatçı hüsrana uğradı.Then (the apostles) asked of God's assistance, and every arrogant tyrant was frustrated:
Olur ki Allah sizinle düşmanlarınız arasında yakında bir dostluk meydana getirir.It maybe that God will create love between you and your enemies.
Ey iman edenler! Benim de sizin de düşmanlarınızı dost edinmeyin.O YOU WHO BELIEVE, do not take My enemies and your enemies as friends.
İnananları düşmanlarına karşı destekledik; onlar üstün geldiler.So We helped those who believed against their enemies, and they prevailed over them.
Sabredin! Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin!O People who Believe!
Beni bırakıp onu ve soyunu mu dostlar ediniyorsunuz? Oysa onlar, sizin düşmanlarınızdır.You choose him and his offspring as your friends instead of Me, whereas they are your enemies?”
Allah sizin düşmanlarınızı daha iyi bilir. Dost olarak, Allah yeter.God knows well your enemies; God suffices as a protector, God suffices as a helper.
Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah yeter.God knows well your enemies; God suffices as a protector, God suffices as a helper.