düşmanların ile cümle

düşmanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››Áldott a Magasságos Isten, a ki kezedbe adta ellenségeidet. És tizedet ada néki mindenbõl.
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››A požehnaný Bůh silný nejvyšší, kterýž dal nepřátely tvé v ruce tvé. I dal mu Abram desátky ze všech věcí.
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››Bendito sea el Dios Altísimo, que entregó a tus enemigos en tus manos." Y Abram le dio a él el diezmo de todo
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››Béni soit le Dieu Très Haut, qui a livré tes ennemis entre tes mains! Et Abram lui donna la dîme de tout.
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››e benedetto sia il Dio altissimo, che ti ha messo in mano i tuoi nemici»
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››너희 대적을 네 손에 붙이신 지극히 높으신 하나님을 찬송할지로다 하매 아브람이 그 얻은 것에서 십분 일을 멜기세덱에게 주었더라
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››Och välsignad vare Gud den Högste, som har givit dina ovänner i din hand!» Och Abram gav honom tionde av allt.
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››Og lovet være den høieste Gud, som har gitt dine fiender i din hånd! Og Abram gav ham tiende av alt.
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››og priset være Gud den Allerhøjeste, der gav dine Fjender i din Hånd!" Og Abram gav ham Tiende af alt.
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››благословен и Всевишният Бог, който предаде неприятелите ти в твоята ръка. И Аврам му даде десетък от всичко.
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››и благословен Бог Всевышний, Который предал врагов твоих в рукитвои. Аврам дал ему десятую часть из всего.
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››וברוך אל עליון אשר מגן צריך בידך ויתן לו מעשר מכל׃
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››ومبارك الله العلي الذي اسلم اعداءك في يدك. فاعطاه عشرا من كل شيء.
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››至 高 的 神 把 敵 人 交 在 你 手 裡 、 是 應 當 稱 頌 的 。 亞 伯 蘭 就 把 所 得 的 、 拿 出 十 分 之 一 來 、 給 麥 基 洗 德
Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun.››至高 的 神把 敵人 交 在 你手裡 、 是 應當稱頌 的 。 亞伯蘭 就 把 所得 的 、 拿出 十分之一 來 、 給 麥基洗德
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.(88:24) Сокрушу пред ним врагов его и поражу ненавидящих его.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.(89:24) J`écraserai devant lui ses adversaires, Et je frapperai ceux qui le haïssent.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.ci voi zdrobi dinaintea lui pe protivnicii lui, şi voi lovi pe cei ce -l urăsc.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.De vijand zal hem niet in zijn macht krijgen en geen misdadiger zal hem kwaad kunnen doen.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Ei vihollinen yllätä häntä, eikä vääryyden mies häntä sorra;
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Eu esmagarei diante dele os seus adversários, e aos que o odeiam abaterei.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Fienden skal ikke plage ham, og den urettferdige skal ikke undertrykke ham.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Ingen fiende skall oförtänkt komma över honom, och ingen orättfärdig skall förtrycka honom;
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.jeg knuser hans Fjender foran ham og nedstøder dem, der bader ham;
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.내가 저의 앞에서 그 대적을 박멸하며 저를 한하는 자를 치려니와
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Nebudeť ho moci nuziti nepřítel, ani člověk nešlechetný trápiti.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Nem nyomhatja õt el az ellenség, és a gonosz ember sem nyomorgatja meg õt;
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Neoklame ho nepriateľ, ani ho nebude trápiť syn nešľachetníka.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Nie uciśnie go nieprzyjaciel, a syn nieprawości nie utrapi go.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Pero yo quebrantaré delante de él a sus enemigos, y heriré a los que le aborrecen
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Semua musuhnya akan Kubinasakan, Kubunuh siapa saja yang membenci dia
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.sondern ich will seine Widersacher schlagen vor ihm her, und die ihn hassen, will ich plagen;
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Su di lui non trionferà il nemico, né l'opprimerà l'iniquo
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Ta sẽ đánh đổ kẻ cừu địch người tại trước mặt người. Và cũng đánh hại những kẻ ghét người.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Ta sẽ đánh_đổ kẻ cừu_địch người tại trước mặt người . Và cũng đánh hại những kẻ ghét người .
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Temuč starem izpred njega nasprotnike njegove in sovražilce njegove udarim.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Και θελω κατακοψει απ' εμπροσθεν αυτου τους εχθρους αυτου και τους μισουντας αυτον θελω κατατροπωσει.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.Но Аз ще съкруша пред него противниците му, И ще поразя ония, които го мразят.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.וכתותי מפניו צריו ומשנאיו אגוף׃
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.‎واسحق اعداءه امام وجهه واضرب مبغضيه‎.
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.我 要 在 他 面 前 打 碎 他 的 敵 人 、 擊 殺 那 恨 他 的 人
Düşmanlarını onun önünde kıracağım, Ondan nefret edenleri vuracağım.我 要 在 他 面前 打碎 他 的 敵人 、 擊殺 那 恨 他 的 人
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.(77:66) и поразил врагов его в тыл, вечному сраму предал их;
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.A ranil nepřátely své po zadu, a u věčné pohanění je vydal.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.a zbil svojich protivníkov v tyle; dal im za údel večnú potupu.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Colpì alle spalle i suoi nemici, inflisse loro una vergogna eterna
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.E fez recuar a golpes os seus adversários; infligiu-lhes eterna ignomínia.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.E hirió a sus enemigos haciéndolos retroceder, y los puso como afrenta perpetua
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.És visszaveré ellenségeit; s örök gyalázatot vete reájok.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Hän löi vihollisensa pakoon, tuotti heille ikuisen häpeän.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.han slog sine Fjender på Ryggen, gjorde dem evigt til Skamme.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Hij sloeg Zijn tegenstanders van achteren neer en versloeg hen smadelijk.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ia memukul mundur lawan-Nya, dan mengalahkan mereka untuk selama-lamanya
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Il frappa ses adversaires en fuite, Il les couvrit d`un opprobre éternel.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.In udaril je sovražnike svoje od zadaj, sramoto večno jim je naložil.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.I zaraził nieprzyjaciół swoich na pośladkach, a na wieczną haóbę podał ich.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.그 대적들을 쳐 물리쳐서 길이 욕되게 하시고
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ngài hãm đánh những kẻ cừu địch lui lại, Làm cho chúng nó bị sỉ nhục đời đời.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ngài hãm đánh những kẻ cừu_địch lui lại , Làm cho chúng_nó bị sỉ_nhục đời_đời .
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Och han slog sina ovänner tillbaka, evig smälek lät han komma över dem.

İlgili Sayfalar