düşmanları ile cümle

düşmanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Halk Düşmanları (İng.Nepřátelé lidstva (Ihmiskunnan viholliset).
Düşmanları bile acı içinde geçen son haftalarındaki cesaretine hayran kaldı.Chiar și dușmanii i-au admirat curajul din ultimele săptămâni dureroase.
Jang-geum ve annesi kaçarlar ancak Myeong-yi, düşmanları tarafından ölümcül bir şekilde yaralanır.Jang Geum și mama ei fug, dar mama ei este rănită mortal de către dușmanii lor.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Noi i-am ajutat pe cei care credeau împotriva vrăjmașilor lor, iar ei au fost învingători.
Düşmanları bile bu özelliğini takdir edecektir.Chiar și adversarii săi i-au recunoscut calitățile.
Pontus'un en büyük düşmanlarıdır.Este cel mai mare dușman al lui Oaki.
Öldürülen düşmanların silahları yerden alınabilmekte ve oyuncunun cephanesine eklenebilmektedir.Inamicii pe moarte pot fi executați, acțiune prin care i se acordă jucătorului muniție adițională.
Doğal düşmanları jaguar ve pumadır.Természetes ellenségei a jaguár és a puma.
Sezar düşmanlarını yasaklamak yerine hepsini affettiği için kendisine karşı güçlü bir muhalefet yoktu.Mivel Caesar megbocsátott ellenségeinek, ezért nem alakult ki igazi ellenállás.
Jang-geum ve annesi kaçarlar ancak Myeong-yi, düşmanları tarafından ölümcül bir şekilde yaralanır.Csánggum és édesanyja elmenekülnek, azonban Mjongit halálosan megsebesítik üldözői.
Pek çok doğal düşmanları vardır.Csak kevés természetes ellensége van.
Doktor'un en büyük düşmanlarından olan Daleklerin zırhını yapmıştır.A dalekek egyikei a Doktor legádázabb ellenségeinek.
Batman'in düşmanlarından biridir.Batman egyik ellenfele.
Düşmanlarının daha çok zarar görmesini sağlar.Az ellenség az eddigieknél sokkal több kárt képes okozni.
En büyük düşmanları Streetwannabeler'lerdir.Fő ellenségeik a ragadozó atkák.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Igyekeztek diplomáciai úton elszigetelni ellenségüket minden lehetséges módon.
En büyük düşmanları Sharks'lardır.A legveszélyesebb ellenfeleik a tatárok voltak.
Burada onları eski düşmanları Rastapopoulos karşılar.Ott az ősi rivális Detroit várt rájuk.
Düşmanlarının sayısını ve ne denli tehlikeli olduklarını bilmemektedirler.A nők többsége nem tudja, hogy mekkora veszélyben van. .
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.Ez a lény a kezeit lövi ki, és képes az ellenfelét körbetekerni.
En korkunç özelliğide öldürdüğü düşmanlarının başparmaklarını makasla kesmesi.Merkittävimpien surmaamiensa vihollisten pääkallojen kanssa he tekivät näin.
Tanrı, halkını düşmanlarına karşı koruyacak ve günahlarını temizleyecektir.Hän tulee pelastamaan heidät heidän vihollisiltaan ja puhdistamaan heidät pahasta.
Düşmanlarının çoğu, robota nefret eden insanlar, çılgına dönmüş robotlar ya da yabancı işgalcilerdir.Hänen vihollisiaan ovat robotteja vihaavat ihmiset, avaruusolennot ja tuhoa aiheuttavat toiset robotit.
Örsünü kullanarak düşmanlarına saldırır.Se pakenee vihollisiaan juoksemalla.
Mücadelem ve sabrım ile Düşmanları ve aksilikleri kovala, Ve hayatta kal!Taistelullani ja kärsivällisyydelläni karkoita vihollisesi, kelvottomat heittiöt, ja elä!
Bu nedenle, Sergius hakkında bildiğimiz bilgilerin çoğu düşmanlarından geliyor.Siksi kaikki Sergius III:ta koskeva historiatieto on peräisin hänen vastustajiensa muistiinpanoista.
Tek amacımız önümüze gelen düşmanları öldürmek.Tehtävänä on edetä ja tappaa kaikki vastaantulevat viholliset.
Bu kadar geniş topraklara sahip imparatorluk sürekli olarak düşmanlarıyla savaş halindeydi.Arjalaiset muodostivat monia valtakuntia, jotka olivat jatkuvasti sotatilassa.
Yaşanılanlar Halk Düşmanları filmine de konu olmuştur.Elokuvassa tuotiin esille myös Palestiinan pakolaisongelma.
Kick'in en büyük düşmanlarından birisidir.Yksi Anakinin pahimpia vihollisia.
Bu nedenle, Sergius hakkında bildiğimiz bilgilerin çoğu düşmanlarından geliyor.Συνεπώς τα περισσότερα στοιχεία για τον Σέργιο προέρχονται από τους αντιπάλους του.
Güçlü vicdanına rağmen, düşmanlarıyla zalimce savaşabilir, özellikle de köle efendileriyle.Παρά την ισχυρή της ηθική, αντιμετωπίζει ανελέητα τους εχθρούς της, και ιδιαίτερα τους κατόχους των σκλάβων.
Doğal düşmanlarının sayısı azdır ancak çeşitli parazitler taşıyabilir.Έχουν λίγους φυσικούς εχθρούς, μόνο ορισμένα μεγάλα αρπακτικά πουλιά.
Ayrıca parsların ana düşmanları insanlardır.Κυριότεροι εχθροί του είναι οι άνθρωποι.
Derin, artık Yağmur Özden olarak, düşmanlarının karşısında.Έπειτα κατευθύνονται από ύψος σαν βροχή πάνω στον αντίπαλο.
Miami en aşağılık suçluları ve Dexter'ın düşmanlarından bazıları şunlardır.Ο μεγαλύτερος εχθρός του Superman είναι ο μεγιστάνας και εγκληματίας Λεξ Λούθορ.
Ayrıca, Spider-Man'in baş düşmanlarından biridir.Ο άντρας έγινε ένας από τους σημαντικότερους υποστηρικτές του Spider-Man.
Yine de, imparatorluğun düşmanlarına özellikle Akhunlar'a karşı herhangi bir girişimde bulunmadı.Παρόλα αυτά, έμεινε αδρανής απέναντι στους εχθρούς της αυτοκρατορίας, ειδικώς απέναντι στους Εφθαλίτες.
Pek çok doğal düşmanları vardır.Έχει πάρα πολλές φυσικές πηγές.
Eminem şarkıyı düşmanlarına ateşkes teklif ederek bitirmiştir.Sangen afsluttes med at Eminem tilbyder en våbenhvile til sine fjender.
İnsanların dışında Deniz ineklerinin pek fazla düşmanları yoktur.Bortset fra mennesket har afrikanske bøfler næsten ingen fjender.
Oyuncular ayrıca, yenilen düşmanların düşen taşları kullanarak yeteneklerini de yükseltebilirler.Du lærer også nye evner når du besejrer fjender.
Her halukarda bu iddiaların Britannicus'un düşmanları tarafından yapıldığı hatırda tutulmalıdır.Herfra angives historien at være fra nefiternes kongers optegnelser.
Her ikisi de düşmanları yok etmek için anılır.Begge dele er lavet for at modstå angreb.
Düşmanlarına çok acımasız davranır, gerekirse idam edebilir.Henrettelserne skulle være grusomme, og efter alt at dømme var de det også.
Bu nedenle, Sergius hakkında bildiğimiz bilgilerin çoğu düşmanlarından geliyor.Av den grunn kommer størstedelen av vår kunnskap om Sergius fra hans fiender.
Radames'i düşmanları ile birlikte görünce muhafız askerlerini çağırırlar.Når de ser Radames sammen fienden deres tilkaller de vaktene.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Bare skalletaket ble reddet av de troende.
Teselya’de düşmanlarını yendi ve MÖ 352 yılında tüm kuzey Yunan bölgesini kontrolü altına aldı.I Thessalia beseiret han sine fiender og innen 352 hadde han kontroll over denne nordlige greske regionen.
Düşmanlarını bertaraf etmeye Alexander'ın danışmanlarından başladı.Han begynte med å eliminere de nærmeste rådgiverne til Alexander.
Gauss tüfeği uzak mesafeden düşmanları avlayabilmeye olanak sağlar.Med sitt skarpskyttergevær kan Sniper snikskyte fiender over lange distanser.
Derin, artık Yağmur Özden olarak, düşmanlarının karşısında.Bak dere er havet, foran dere fienden.
Sulla'nın yasaklamalarının ardından politik düşmanlarının yüzlercesi öldürüldü ya da sürgüne gönderildi.Sulla fikk hundrevis av sine politiske fiender drept eller forvist.
Tüm düşmanları yok eder.Ødelegge for motstanderne.
Thor'un düşmanlarından biridir.Det er innslag av tharu.
Thomas bu kuvveti iyi kullandı ve 1381-1384 arasında düşmanlarından birçok kale fethetti.Thomas benyttet hjelpen godt og gjenerobret flere befestninger fra albanerne mellom 1381 og 1384.
Ama düşmanlarıyla kurduğu ilişkilerde kendini Monte Kristo Kontu olarak tanıtır.Et opplegg ikke ulikt hans Greven av Monte Cristo.
Varis'in düşmanları, kendinizi kollayın."Og Josefs hånd skal lukke dine øyne.»
Harper'la Section, sivillere ateş açan düşmanları öldürür.Simons oppgave er å skyte vaktene.
Belki bir kez daha güleceğiz düşmanlarımızas ...Mungkin suatu hari kita akan menertawai musuh-musuh kita lagi ...

İlgili Sayfalar