düşmanı ile cümle
düşmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››네 원수가 주리거든 먹이고 목마르거든 마시우라 그리함으로 네가 숯불을 그 머리에 쌓아 놓으리라
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››לכן אם רעב שנאך האכילהו לחם ואם צמא השקהו מים כי גחלים אתה חתה על ראשו׃
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››فان جاع عدوك فاطعمه. وان عطش فاسقه. لانك ان فعلت هذا تجمع جمر نار على راسه.
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››所 以 『 你 的 仇 敵 若 餓 了 、 就 給 他 喫 . 若 渴 了 、 就 給 他 喝 . 因 為 你 這 樣 行 、 就 是 把 炭 火 堆 在 他 的 頭 上 。
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››所以 『 你 的 仇敵 若 餓 了 、 就 給他喫.若渴 了 、 就 給 他 喝 . 因為 你 這樣行 、 就是 把 炭火堆 在 他 的 頭上 。
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Ale vidím, že nepriateľ prípravy šli tak ďaleko, že nemôžeme riskovať prítomnosť svetla.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Ale vidím, že nepřítel přípravy šli tak daleko, že nemůžeme riskovat přítomnost světla.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Ale widzę, że wróg przygotowania poszły tak daleko, że nie możemy ryzykować obecności światła.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Ampak vidim, da so sovražnika priprave šla tako daleč, da ne moremo tveganja prisotnost svetlobe.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Dar văd că pregătirile inamice au mers atât de departe că nu putem risc prezenţa luminii.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.De látom, hogy az ellenség előkészületek mentek olyan messzire, hogy nem veszélyeztetik a jelenléte a fény.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.하지만 적의 준비 지금까지 우리가 위험을 감수할 수 없다는 간 것을 볼 수
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Maar ik zie dat de vijand de voorbereidingen tot nu toe dat we niet het risico weg aanwezigheid van een licht.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Mas eu vejo que os preparativos do inimigo ter ido tão longe que não podemos arriscar a presença de uma luz.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Men jag ser att fienden förberedelser har gått så långt att vi inte kan riskera närvaron av ett ljus.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.אבל אני רואה כי ההכנות של האויב עברו עד כה כי אנחנו לא יכולים להסתכן
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.لكني أرى أن الأعمال التحضيرية للعدو قد ذهبت حتى الآن أننا لا نستطيع المخاطرة
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.光の存在。そして、まず、我々は選択する必要があります。
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike forhekset af charmen ved udseende, men til hans fjende suppos'd han skal reklamere,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike lumoissa viehätys näyttää, mutta hänen vastustajansa suppos'd hänen täytyy valittaa,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike vom Charme verzaubert aussieht, aber um seinen Feind suppos'd muss er klagen,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike vrajiti de farmecul pare; Dar pentru a duşmanul său suppos'd el trebuie să plâng,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike околдованный очарованием смотрит; Но к его врагу suppos'd он должен жаловаться,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAlike омагьосан от чара на изглежда Но си враг suppos'd, той трябва да отправи жалба,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişAllo stesso modo stregato dal fascino di sguardi, ma per il suo nemico suppos'd deve lamentarsi,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişEgyaránt megbabonázott a varázsát úgy néz ki, de az ő ellenfele suppos'd meg kell panaszkodni,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişIdentique ensorcelé par le charme de regards; Mais à son ennemi suppos'd il doit se plaindre,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişIgual hechizado por el encanto de las miradas, pero a su enemigo suppos'd tiene que quejarse,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişLika förhäxad av charm ser ut, men att hans fiende suppos'd han måste klaga,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişNet als betoverd door de charme van de looks, maar om zijn vijand suppos'd hij moet klagen,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişPodobnie jak oczarowany urokiem wygląda, ale do jego przeciwnik suppos'd musi narzekać,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişPodobno kot začarani z čar izgleda, ampak da je njegov nasprotnik suppos'd je treba pritožujejo,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişSerupa tersihir oleh pesona penampilan; Tapi musuhnya suppos'd ia harus mengeluh,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmiş, 그러나 그의 원수에 그는 불평한다 suppos'd; 허락 외모의 매력으로 마법을 걸었
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişTanto enfeitiçado pelo encanto dos olhares; Mas, para seu inimigo suppos'd ele deve reclamar,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişTương tự mê hoặc bởi sự quyến rũ của vẻ; Nhưng kẻ thù suppos'd ông phải khiếu nại,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişZachovajte očariť šarmom vyzerá, ale na jeho nepriateľ suppos'd musí sťažovať,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişZachovejte okouzlit šarmem vypadá, ale na jeho nepřítel suppos'd musí stěžovat,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişכישף זהה בקסמה של מבטים, אבל יריבו suppos'd הוא חייב להתלונן,
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişمسحور على حد سواء من قبل سحر يبدو ، ولكن لخصمه suppos'd انه يجب ان يشتكي ،
Ama onun düşmanı diye şikayet gerekir suppos'd Alike görünüyor cazibesini büyülenmişそして彼女は恐ろしいフックからの愛の甘い餌を盗む:敵を開催され、彼はアクセスできない可能性があります
Ama şimdi pek öyle görünmüyor. Eğer Carl Lundström yabancı düşmanıysa ben de öyleyim.Bây giờ tôi không gọi thế nếu Carl Lundstrom là người bài ngoại thì tôi cũng thế
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.Ale pokud se vám povede dostat se nepříteli do zad, máte větší šanci zapálit ho a rychle zničit.
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.하지만 적의 뒤쪽으로 갈 수 있다면 적의 전차에 불을 지르고 빠르게 파괴할 가능성이 높아집니다
Ancak düşmanın en az 3 hafif aracı olmalıdır.Aber der Gegner sollte mindestens über 3 leichte Fahrzeuge verfügen.
Ancak düşmanın en az 3 hafif aracı olmalıdır.Cependant, l'ennemi devra posséder au moins 3 véhicules légers.
Ancak düşmanın en az 3 hafif aracı olmalıdır.Nepřítel ale musí mít minimálně 3 lehké tanky.
Ancak düşmanın en az 3 hafif aracı olmalıdır.W drużynie przeciwnika muszą być jednak co najmniej 3 czołgi lekkie.
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.(73:18) Вспомни же: враг поносит Господа, и людибезумные хулят имя Твое.
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Acuérdate de que el enemigo ha injuriado a Jehovah; un pueblo vil ha blasfemado tu nombre
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Adu-Ţi aminte, Doamne, că vrăjmaşul Te batjocoreşte, şi un popor nechibzuit huleşte Numele Tău!
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Emlékezzél meg errõl: ellenség szidalmazta az Urat, s bolond nép káromolta a te nevedet.
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Hỡi Ðức Giê-hô-va, xin hãy nhớ rằng kẻ thù nghịch đã sỉ nhục, Và một dân ngu dại đã phạm đến danh Ngài.
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , xin hãy nhớ rằng kẻ thù_nghịch đã sỉ_nhục , Và một dân ngu_dại đã phạm đến danh Ngài .
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Ingatlah bagaimana musuh menghina Engkau, ya TUHAN, bangsa yang tidak mengenal Engkau menghujat nama-Mu
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Kijk toch eens, HERE, hoe de tegenstanders U bespotten; dit dwaze volk wil niet naar U luisteren.
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.여호와여 이것을 기억하소서 원수가 주를 비방하며 우매한 백성이 주의 이름을 능욕하였나이다
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Kom dette i hu: Fienden har hånet Herren, og et dårlig folk har foraktet ditt navn!
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Kom i Hu, o HERRE, at Fjenden har hånet, et Folk af Dårer har spottet dit Navn!
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Lembra-te disto: que o inimigo te afrontou, ó Senhor, e que um povo insensato ultrajou o teu nome.