düşmanı ile cümle

düşmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
En iyiler çoğunlukla iyilerin düşmanıdır.The best is often the enemy of the good.
Biz düşmanı gafil avladık.We took the enemy by surprise.
Biz düşmanı yendik.We defeated the enemy.
Macbeth, düşmanına saldırmak için bir ordu yetiştirdi.Macbeth raised an army to attack his enemy.
Belge düşmanın ellerine geçti.The document passed into the enemy's hands.
Şehir düşmanın eline geçti.The city fell to the enemy.
Ülke düşmanın elinde.The country is in the grasp of the enemy.
Birlik, düşmanın saldırılarına karşı cesurca direndi.The force held out bravely against their enemy's attacks.
Kirli hava sağlıklı akciğerlerin düşmanıdır.Smog is the enemy of healthy lungs.
Ordu düşmanın üzerine ilerledi.The army advanced on the enemy.
Benim tek bir düşmanım yok.I don't have a single enemy.
Kuşlar böceklerin doğal düşmanıdır.Birds are natural enemies of insects.
Biz düşmanın nereden saldıracağını önceden tahmin ettik.We anticipated where the enemy would attack.
Nefret bizim düşmanımızdır.Hatred is our enemy.
O, bir kadın düşmanıdır.He is a woman hater.
Politik dünyada pek çok düşmanı var.He has many enemies in the political world.
O, düşmanıyla yüzleşti.He stood face to face with his enemy.
Onlar düşmanın yaklaştığını görünce alarm çaldılar.They sounded the alarm when they saw the enemy approaching.
Onlar düşmanı pusuya düşürdü.They ambushed the enemy.
Düşmanın ateşine maruz bırakıldılar.They were exposed to the enemy's gunfire.
Düşmanın telsiz iletişimlerini izlediler.They monitored the enemy's radio communications.
Şafakta düşmanı şaşırttılar.They surprised the enemy at dawn.
Onun hiç düşmanı yoktur.She doesn't have any enemies.
O kendisinin en kötü düşmanıdır.She is her own worst enemy.
Kale düşmanın ellerindeydi.The fortress was in the enemy's hands.
O köy düşmanın son kalesidir.That village is the enemy's last stronghold.
Düşmanın amiral gemisini tahrip ettik!We've destroyed the enemy flagship!
Düşmanımın düşmanı dostumdur.An enemy of an enemy is a friend.
Düşmanı yaklaştırmayacağız.We won't approach the enemy.
Düşmanın yaklaşmasına izin vermeyin.Don't let the enemy get close.
Kanser insanlığın en büyük düşmanı.Cancer is a great enemy of mankind.
En tuhaf şey onun en büyük düşmanını kaçılmaz bir ölümden kurtarmış olmasıdır.The strangest thing is that he saved his arch enemy from an unavoidable death.
Hiç düşmanım yok.I don't have any enemies.
Düşmanı yenmek için birleşmemiz gerekir.We need to band together to beat the enemy.
Düşmanımın kim olduğunu biliyorum.I know who my enemy is.
Uygunluk özgürlüğün gardiyanı ve büyümenin düşmanıdır.Conformity is the jailer of freedom and the enemy of growth.
Onun hiç düşmanı yok.She has no enemies.
Düşmanın saldırması için beklediler.They waited for the enemy to attack.
Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı.They knew they must fight together to defeat the common enemy.
Harrison'nun adamları düşmanı kovalamaya devam etti.Harrison's men continued to chase the enemy.
En kötü düşmanımda bunu istemezdim.I wouldn't wish that on my worst enemy.
Düşmanın ilerlemesini durdur.Stop the enemy's advancement.
Tom, kendisinin en kötü düşmanı.Tom is his own worst enemy.
Tom'un hiç düşmanı yok.Tom doesn't have any enemies.
Tom, onun kendi en büyük düşmanı.Tom is his own biggest enemy.
Biz ülkenin bu düşmanından nefret ediyoruz.We hate this enemy of the country.
Düşmanını affet ama o piçin adını unutma.Forgive your enemy, but remember the name of that bastard.
En sevdiğiniz sualtı düşmanı nedir?What's your favorite underwater enemy?
Ben senin en iyi arkadaşın ya da en kötü düşmanın olabilirim.I can be your best friend or your worst enemy.
Hiç kimse kendisinin düşmanı değildir.Nobody is his own enemy.
Pohpohlayan bir arkadaş senin en kötü düşmanındır.A flattering friend is your worst enemy.
Düşmanımın düşmanı benim dostumdur.The enemy of my enemy is my friend.
En kötü düşmanımla el sıkışıyorum.I am shaking hands with my worst enemy.
O bizim düşmanımız değil.He isn't our enemy.
Ben senin düşmanın değilim.I am not your enemy.
Düşmanın değiliz.We are not your enemy.
Düşmanın olmak istemiyorum.I don't want to be your enemy.
O bir eşcinsel düşmanı.He's a homophobe.
O bir yabancı düşmanı.She's a xenophobe.
Düşmanın Tom'u öldürdüğünü düşündüm.I thought the enemy had killed Tom.

İlgili Sayfalar