düşmüyor ile cümle
düşmüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Para gökten düşmüyor.Money doesn't fall out of the sky.
Şüpheye düşmüyorum.I'm not having second thoughts.
Tom sadece buraya uygun düşmüyor.Tom just doesn't fit in here.
Ay neden aşağıya düşmüyor?Why doesn't the moon fall down?
Bu gerçekten bana düşmüyor.It's not really up to me.
Onun söylediği bu duruma uygun düşmüyor.What he said doesn't apply in this situation.
Tom'un elinden telefonu düşmüyor hiç.Tom is always using his smartphone.
Boston'a yolumuz düşmüyor artık.We don't go to Boston anymore.
- Özsermaye kalmadığından dolayı da özel yatırımcıya hiçbir para düşmüyor. -But the private investor, since there's no equity, is going to be left with zero.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.They don't fall over. They don't fall.
Ölüm oranı düşmüyor, artıyor.Mortality is not going down, it's going up.
Ev fiyatları hiç düşmüyor ki dediler.And they've never gone down, et cetera, et cetera.
Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.They do not follow anything except assumption, and they only make guesses.
Bakıyoruz sana, ayak takımımızın basit görüşlü insanlarından başkası ardına düşmüyor.We do not see that anyone follows you but the lowliest of us, those of immature judgement.
"Maaşımın artacağı şeklinde yanılsamalara düşmüyorum."I do not [have] illusions that my salary will be raised.
Onun adı dillerden düşmüyordu.Sprachen fallen nicht vom Himmel.
Kışın ısı neredeyse sıfırın altına hiç düşmüyor.La température ne descend généralement jamais en dessous de zéro.
Kışın ısı neredeyse sıfırın altına hiç düşmüyor.Zimą temperatury nie spadają nigdy poniżej zera.
Ateş bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında küvete sokulur, duş alması sağlanır.Якщо є можливість, прийміть прохолодний душ або ванну.
Onun adı dillerden düşmüyordu.Η γλώσσα δεν είναι ταξινομημένη.
Onun adı dillerden düşmüyordu.Dets navn kommer fra deres språk.
Onun adı dillerden düşmüyordu.若说正命非正语业。
Ateş bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında küvete sokulur, duş alması sağlanır.Hostija puca ako prostorija u kojo se nalazi nije vlažna.
2008 istatistik bülteninde ‘Opioid göstergeleri artık düşmüyor’.DRD-2 (část i) a obr. DRD-12 ve Statistickém věstníku 2008. )
2008 istatistik bülteninde ‘Opioid göstergeleri artık düşmüyor’.Glej „Kazalniki uživanja opioidov se ne zmanjšujejo več“, str.
2008 istatistik bülteninde ‘Opioid göstergeleri artık düşmüyor’.«Gli indicatori del consumo di oppiacei non sono più in diminuzione», pag.
2008 istatistik bülteninde ‘Opioid göstergeleri artık düşmüyor’.Katso Opioidi-indikaattorit eivät enää vähene, s.
2008 istatistik bülteninde ‘Opioid göstergeleri artık düşmüyor’.Pozri časť Ukazovatele opiátov už neklesajú s.
2008 istatistik bülteninde ‘Opioid göstergeleri artık düşmüyor’.„Показателите за опиати вече не намаляват“ стр.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Aber jetzt sinkt es nicht mehr. Weil hier mit Hilfe von PEPFAR mit Heilungsmethoden gearbeitet wird.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Ale teraz neklesá. Pretože tam, s pomocou z PEPFARu, sa pracuje s liečbou.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Chociaż teraz nie spada. Bo tam, dzięki amerykańskiemu programowi PEPFAR uruchomiono leczenie.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Dar nu dispare. Pentru că aici, cu ajutor de la PEPFAR se lucrează la tratare.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.De nem zuhan. Mert a PEPFAR segítségével a betegeket gyógyítják, és nem halnak meg.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Está a descer, mas agora não tanto.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Ici, avec l'aide du PEPFAR, ils ont des traitements efficaces.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Maar nu gaat het niet naar beneden. Omdat daar, met de hulp van PEPFAR, ze aan de slag gaan met behandelingen.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Ma non sta crollando. Perché qui, grazie al PEPFAR le persone vengono curate.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.하지만 더이상 감소하지 않고 있습니다. 왜냐하면 PEPFAR(The President s Emergency Plan for AIDS Relief)의 도움으로
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.PEPFAR(米国大統領エイズ救済緊急計画)による 治療が効果を上げたのです それで人が死ななくなりました
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Tapi sekarang ini tidak turun. Karena di sana, dengan bantuan dari PEPFAR perawatannya berhasil.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Αλλά τώρα δεν πέφτει. Διότι εκεί, με τη βοήθεια του προγράμματος PEPFAR εργάζονται για τη θεραπεία.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Но сега не спада. Защото там, с помоща от PEPFAR работи с лекуване.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Но сегодня он не падает стремительно. Потому что там, при помощи программы PERFAR, они занимаются лечением.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.אבל עכשיו הירידה נפסקה. מכיוון שבעזרת העזרה של PEPFAR
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.ولكن الأن لم يعد يتراجع لأنه, وبمساعدة PEPFAR
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.Chúng không ngã. Chúng không ngã.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.Ei nu se răstoarnă. Ei nu cad.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.Ils ne tombent pas.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.떨어지지 않아요. 안 떨어지죠.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.Mereka tidak tersandung. Tidak akan jatuh.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.Nie przewracają się. Nie upadają.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.Non perdono l'equilibrio. Non cadono.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.No se caen. No se caen.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.Sie fallen nicht um. Sie fallen nicht.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.Ze vallen niet om. Ze vallen niet.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.Они не заваливаются. Они не падают.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.Те не се прекатурват. Не падат.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.הם לא מאבדים את שיווי המשקל. הם לא נופלים.
Devrilmiyorlar, düşmüyorlar.انهم لا يسقطون للأسفل. انهم لا يسقطون.