düşer ile cümle

düşer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü borç verilecek daha fazla para var. Eğer faiz oranları düşerse, yatırımcılar diytecek ki:Якщо відсоткові ставки зменшаться, інвестори можуть сказати:
Çünkü Geoff onların peşine düşer. Derler ki; "Aaa, gerçekten geri dönemem."הם חושבים, " אני באמת לא יכול לחזור." לא. כדאי שתשארו בבית הספר.
Çünkü Geoff onların peşine düşer.Harlembe, mert Geoff megtalálja őket.
Çünkü Geoff onların peşine düşer.왜냐하면 제가 기다리고 있거든요.
Çünkü Geoff onların peşine düşer.لأنّ جيفري يبحث عنك.
Çünkü Geoff onların peşine düşer.「マジやばい」と思っています ダメです ちゃんと学校に行かなきゃ
Çünkü Geoff onların peşine düşer.因為 Geoff 會搵你
Çünkü yerçekimi beni dünyaya geri çekmek ister. Ve dünyaya düşerken de iş yapabilirim.Es otra razón por la que vemos un poco mejor a través de ellos.
Çünkü yerçekimi kuvveti dışında bir kuvvet olmasaydı, bu zavallı çocuk dünyanın merkezine doğru düşerdiאם אין כוח כזה, הכוח השקול יהיה שווה לכוח הכובד. והילד המסכן יצלול לכוון מרכז כדור הארץ.
Daha da aşağıya düşer mi eksende?Dunque: lei scende ancora sotto nello schema?
Daha yüksekten veya alçaktan uçarsan uçağının performansı düşer.Fliegt ihr höher oder tiefer, verliert das Flugzeug an Leistung.
Daha yüksekten veya alçaktan uçarsan uçağının performansı düşer.Jeśli będziecie lecieć powyżej lub poniżej tej wysokości, wydajność Waszego samolotu spadnie.
Daha yüksekten veya alçaktan uçarsan uçağının performansı düşer.Jestliže poletíte výše nebo níže, letadlo bude ztrácet na výkonu.
Daha yüksekten veya alçaktan uçarsan uçağının performansı düşer.Si voláis más alto o bajo, el rendimiento del avión decaerá.
Daha yüksekten veya alçaktan uçarsan uçağının performansı düşer.Si vous volez plus haut ou plus bas, il sera moins performant.
Dedim, "Evet." "Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Jobban elviselnék, ha megdöglenék a fehér lovam nyergében, minthogy lássanak lezuhanni onnan.
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Ai grijă, ai putea cădea," o mustră aproape persiflator,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Attenta, potresti cadere," l'ammonisce quasi canzonandola,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"조심해, 그러다 떨어질라," 정감어리게 그녀를 꾸짖습니다.
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Ostrożnie, bo spadniesz" przekomarzając się prawie, strofuje
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Sei vorsichtig, du könntest fallen," fast neckend rügt er sie,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Ten cuidado, podrías caer", casi bromeando, la reprende,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Voorzichtig, anders val je nog." Het heeft iets goedmoedigs, gekscherends:
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Внимавай, може да паднеш", смъмря я почти шеговито,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Осторожно, ты можешь упасть",- вполне добродушно ворчит:
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,'היזהרי, את עלולה ליפול', גוערת כמעט בהיתול,
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"انتبهي , قد تسقطين " بمزاح تقريبا وبخها,
Diyelim ki yeni bir iş kuruyorum. Piyasadaki fiyatlar ne zaman düşer veya artar?متى تزيد أو تنقص الأسعار في سوق هذا العمل؟
Diyelim ki yeni bir iş kuruyorum. Piyasadaki fiyatlar ne zaman düşer veya artar?それは、カップケーキの工場を作ることにしましょう。
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Anda lahir, mencapai puncak saat paruh baya dan menurun di usia tua.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Bạn được sinh ra, lên tới đỉnh cao tại tuổi trung niên rồi lùi dần vào sự già nua.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Je wordt geboren, je piekt midden in je leven en daalt af in gebrekkigheid.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.여러분은 태어나고, 중년기에 정점을 찍고 노쇠해 가죠.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Man bliver født, man når sit højdepunkt, når man er midaldrende, og man forfalder i alderdomssvækkelse.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Man wird geboren, erreicht die Spitze in der Lebensmitte und steigt dann in die Altersschwäche ab.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Megszületünk, életünk közepén vagyunk a csúcson, és hanyatlunk az elhülyülés irányába.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Nacemos, llegamos a la cima a la mitad de la vida y decrecemos en la decrepitud.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Narodíte sa, v strede života dosiahnete vrchol a potom klesáte k schátralosti.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Narodíte se, ve středním věku jste na vrcholu sil, a pak už jen chátráte.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Nascemos, temos o pico da meia-idade e declinamos até à decrepitude.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Rodzisz się, w wieku średnim osiągasz szczyt, a potem już tylko niedołężniejesz.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Si nasce, si raggiunge l'apice a metà strada e poi il declino verso la decrepitezza.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Te naști, atingi apogeul la vârsta mijlocie și decazi în decrepitudine.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Vous naissez, vous êtes au sommet à la moitié de votre vie et vous déclinez vers la décrépitude.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Γεννιέσαι, φτάνεις στο απόγειο στη μέση ηλικία και βυθίζεσαι στο βαθύ γήρας.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Вие сте родени, достигате върха в средна възраст и упадате в разнебитеност.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Ви народжуєтеся, досягаєте розквіту в середньому віці, і скочуєтеся до старечої немочі.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.Вы рождаетесь, к середине жизни достигаете расцвета сил и постепенно становитесь немощными.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.אתה נולד, מגיע לשיא באמצע החיים, ומתדרדר עד אפיסת כוחות.
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.التي تقول انك تولد .. ثم تصل قمتك في منتصف عمرك ومن ثم تتهاوى في منحى هابط
Doğarsınız, orta yaşta zirveye çıkar ihtiyarlıkta güçten düşersiniz.その後は衰えていくというものです (笑)
Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler, Kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer.A justiça dos perfeitos endireita o seu caminho; mas o ímpio cai pela sua impiedade.
Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler, Kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer.A tökéletesnek igazsága igazgatja az õ útát; de önnön istentelenségében esik el az istentelen.
Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler, Kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer.Den lydefris Retfærd jævner hans Vej, for sin Gudløshed falder den gudløse.
Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler, Kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer.Den ostraffliges rättfärdighet gör hans väg jämn, men genom sin ogudaktighet faller den ogudaktige.
Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler, Kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer.Den ustraffeliges rettferdighet gjør hans vei jevn, men den ugudelige faller ved sin ugudelighet.
Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler, Kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer.Die Gerechtigkeit des Frommen macht seinen Weg eben; aber der Gottlose wird fallen durch sein gottloses Wesen.
Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler, Kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer.Jalan hidup orang baik diratakan oleh kejujuran, tetapi orang jahat membawa diri kepada kehancuran
Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler, Kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer.완전한 자는 그 의로 인하여 그 길이 곧게 되려니와 악한 자는 그 악을 인하여 넘어지리라
Dürüst insanın doğruluğu onun yolunu düzler, Kötü kişiyse kötülüğü yüzünden yıkılıp düşer.La giustizia dell'uomo onesto gli spiana la via; per la sua empietà cade l'empio
İlgili Sayfalar